Herkes kendi tarihini yazmak istiyor

Sınıf mücadelesi” ya da “sınıf savaşımı” kavramını ilk olarak Karl Marx ele almış ve 1848 yılında Friedrich Engels’le birlikte kaleme aldığı Komünist Manifesto adlı eserde “Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir” demiştir .

Marx’a göre, kapitalizmde üretici pozisyonda bulunan ama bu pozisyonuna karşın üretim araçlarının burjuvazinin özel mülkiyetinde olmasından dolayı sömürülen işçi sınıfının, bu sömürüden kurtulması için burjuvazinin iktidarına son vermesi ve üretim araçlarını kamulaştırması gerekmektedir. Sınıf savaşımı, Marksist sınıf teorisinde ve Tarih anlayışında, sınıflar arası ilişkilerin egemen hali olarak tespit edilir. Marksist tarih anlayışına göre, sınıf savaşımları, yalnızca belirli bir andaki toplumsal sınıflar arasındaki çatışma değildir, aksine o tarihin motorudur, yani tarihsel gelişmenin ve ilerlemenin dayanağı ifadesini sınıflar arasındaki savaşımda bulur. “Tarih sınıf savaşımları tarihidir” Marksizmde esas olarak.(Vikipedi, özgür ansiklopedi)

Buradan yola çıkarsak, dünyada, ülkemizde ve kentimizde yaşanan kavgaları, mücadeleleri öyle basit kişilerin birbirleriyle olan zıtlaşmaları, kaprisleri.vb. olarak olmadığını bunun bir sınıf savaşımı, ideolojik kavga olduğunu anlamamız zor olmasa gerek.

Yeşil Sol Gelecek Partisi Zonguldak İl Başkanı Ali Topaloğlu, TMMOB Maden Mühendisleri Odası ve Lokali üzerinde oynanan değişiklik ile ilgili olarak Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz’a çağrı yaptı ve şöyle seslendi, “Toplumun her kesimine eşit olabileceğini düşündüğümüz Sayın Valimize ve kentte siyasi iktidarın temsilcilerine sesleniyoruz. Bu kentin :İşsizlik, Yoksulluk, Hastane ,Hekim, Öğrenci, Ulaşım, Pahalılık, Sağlıksız Çevre,Otopark ,Gibi devasa sorunları varken bu sorunların çözümüne odaklanın”dedi İş geliyor, yapılması gerekenler kimin için? Ne için yapılmalı ya. Her gelen yönetici var olanı yıkıyor, yeni olanı kurmak istiyor bencilce. Bu sadece bu döneme has gibi anlarsak işte yukarıda,başta söylediğimi kişiselleştirmiş ve işi basitleştirmiş oluruz.Bir anlamda bu bir kavga.

Hesaplaşma-öç alma kavgası. AKP İktidarının öç alma kavgasının ana sivri ucu daha çok Cumhuriyet ve onun değerleri gibi algılandı.

AKP öncesi ise daha çok emek-sermaye olarak.

Aslında temel kavga bu topraklarda üretici güçler ile üretim araçlarına sahip kesimler arasında ki kavga. O zaman kavganın başlangıcını Cumhuriyete dayamadan daha gerilere neredeyse bin yıllık Anadolu geleneğine saplanmaz ise kazanan her zaman aynı kesimler olur. Bu yanlış algı sosyalist sol’da çok yaşandı.

Örneğin kimi sosyalist hareket devrimci mücadeleyi getirdi 68 Kuşağına, Mahir, Hüseyin, Ulaş, Deniz Gezmiş, Harun Karadeniz’e dayadı. Kimi sosyal demokrat, sosyalist-Komünist hareket biraz daha geri giderek 1920’lere Kurtuluş Savaşı ve onun ateşleri içinde vücut bulan Bakü’de Kurulan TKP ve Komünistler bunu tarihin daha da derinliklerine taşıyarak, İtihat ve Terakki kadrolarının ağırlıklı olarak yer aldığı, Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet’le birlikte kurulan önce Cumhuriyet Halk Fırkası, sonrası CHP olarak adını alan günümüze kadar gelen gelenek oluşturdular Bu coğrafyada 1000 yıldır kavga sürüyor.Halac-ı Mansur’dan, Nesimi’ye, Pirsultan’lara,Şeyh Bedreddin’e, Hacı Bektaş’lara kadar ve bugünlere yansıyan gelenek mücadele geleneği ve karşısında olan gelenek.İnsanoğlunun, komünal durumundan çıkarak emeğin-sömürünün haline dönüştüğü köleci toplumdan, feodal topluma oradan kapitalist-emperyalist ilişkiye kadar var olan kavganın bugünkü tanıkları-şahitleriyiz.

Yani anlayacağınız TMMOB Maden Mühendisleri Odası ve Lokali’nin değişmesi, geçmişte İşçi Müdürlüğünün, Kömür Yıkama Tesisi (Lavuar) yıkılması, adına sahil düzenlemeleri denen yeni yapılaşma ve hafızalardaki Gümrük binasından, Ekipsen’e, WestalifeAVM’nin eski yerinde var olan Kilise’nin yıkılmasından, neredeyse 185 yıldır kömürle bütünleşen Uzunmehmet’in bugünlerde İnanç merkezi (Cami) ile anılmasının hepsi temel, ana kavganın yer üstüne yansımış şekilleri.

Şimdi diyeceksiniz ki, bunda Ömer Selim Alan bu işin neresinde, TMMOB Maden Mühendisleri neresinde.

Aslında bu sınıf mücadelesinin iki tarafının temsilcileri durumunda.

İşte tercih şimdi sizde.

Ne tarafta yer alacaksınız?

Çünkü “Tarih sınıf savaşımları tarihidir” Zonguldak Belediye Başkanı Selim Alan ve ondan öncekiler bu kavgayı ‘değişimi’ kişisel yetenek ve beceri üzerine oturttular.

Kendilerinin ileride adlarının böyle okunması için çaba sarf ettiler. Örneğin; Zeki Çakan, Camlı Köşk’le, Yüksel Aytaç, Tasman ve alt yapı, İsmail Eşref, Sahil bandı (Alaborine ve ilerisi-İşçi Müdürlüğü Yıkımı vb.Yeni Terminal ), Secaattin Gonca (Müftülük alternatif çıkışı, ve arka çevre bağlantı yolu-DemirparkAVM , Dedeman Otel), Muharrem Akdemir, Alt yapı ve Uzunmehmet Cami, Uğur Mumcu kavşağı)Oysa tarih sayfaları tamda öyle yazılmıyor. Bazen tarihe kara sayfa olarak, bezen de altın harflerle yazılıyor.

Tercih sizde.

Nasıl anılmak isterseniz öyle davranacaksınız?

Bir şartla-Ben kandırıldım dememek kaydıyla

Sağlıcakla kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: