“98.Yılda, halkın göstermelik değil, gerçek anlamda egemen olduğu bir Cumhuriyet’i birlikte kurabiliriz”

KESK’e Bağlı Eğitim-Sen Zonguldak Şubesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 98.Yılı nedeniyle basın açıklaması yayınladı.

Açıklamada; “Eğitim Sen olarak, halkın göstermelik olarak değil, gerçek anlamda egemen olduğu, insan hak ve özgürlüklerinin, hukukun üstünlüğünün eksiksiz bir şekilde hayata geçirilmesine, eşit, özgür, laik ve demokratik bir Cumhuriyet’in ancak birlikte mücadeleyle yaratılabileceğine olan inancımızla, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz!”denildi.

Eğitim-Sen Zonguldak Şubesi Yürütme Kurulu’nun mesajı şöyle, “Türkiye’de yaşayan farklı kimlik, kültür ve inançlara sahip halkların omuz omuza vererek emperyalist işgale karşı birlikte yürüttükleri mücadele sonucunda Cumhuriyet’in ilan edilmesinin üzerinden 98 yıl geçti.

Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde Anadolu’da yaşayan bütün halkların Mustafa Kemal ve arkadaşları öncülüğünde emperyalizme karşı yürüttükleri ortak mücadele üzerinden yaratılan bütün ortak değerler, uzun süredir iktidarın dayatmacı, baskıcı, kutuplaştırıcı ve ayrımcı uygulamalarıyla yok sayılmaktadır.

Siyasal iktidarın eğitimi ve toplumsal yaşamı kendi siyasal hedeflerine göre biçimlendirmek istemesi, özellikle eğitimde bilim ve laiklik düşmanı politikalar üzerinden eğitim sistemini dini kurallara göre biçimlendirme yaklaşımı sürmektedir. Türkiye’de uzun süredir başta çocuk hakları olmak üzere, en temel insan hakları tehdit altındayken, çocuk, genç ve kadın haklarına yönelik saldırılar hiç olmadığı kadar artmıştır.

Giderek belirginleşen ekonomik krizin faturası emekçilerin sırtına yıkılmaya çalışılmakta, en temel haklarımız elimizden alınmak istenmektedir. Çocuklar ve kadınlara yönelik tehditler artarak sürmekte, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki baskılar devam etmektedir.

Ekonomik kriz ve Kovid-19 salgınını fırsat bilen siyasi iktidar, ekonomik, sosyal ve demokratik haklarımıza göz dikmiş, KHK ihraçları gibi haksız ve hukuksuz uygulamalarıyla, esnek ve güvencesiz istihdam politikalarıyla çalışma ve yaşam koşullarımızı daha da ağırlaştırmıştır.

Yıllardır ‘yurtta barış, dünyada barış’ anlayışına adeta meydan okurcasına hareket eden, iç ve dış politikada gerginliğe, şiddete ve düşmanlığa dayanan karanlık zihniyetin ülkemizi getirdiği yer ortadadır.

Emek, demokrasi, barış, laiklik, eşitlik ve özgürlük talepleri uzun süredir ülke çapında kalıcı hale getirilen fiili OHAL uygulamaları ve Kovid-19 salgını bahane edilerek, baskıcı ve otoriter uygulamalar eşliğinde engellenmeye, bastırılmaya çalışılmaktadır.

Türkiye’nin ihtiyacı, ülkeyi fiilen OHAL koşullarında yönetmeyi hedefleyen, kendileri gibi düşünmeyenleri ‘terörist’ olarak suçlayan baskıcı-otoriter yönetim anlayışı değil, Cumhuriyet’e asıl anlamını veren ‘halkın kendi kendini yönetme iradesi’ ne hiçbir şekilde ipotek konulmadığı, gerçek anlamda laik ve demokratik bir sistemin oluşturulmasıdır.

Türkiye’de yaşayan halkların özlemi ve talebi, kimsenin kimliği, inancı, mezhebi, siyasi düşünceleri ve görüşü nedeniyle baskı ve ayrımcılığa uğramadığı, ayrımsız bir şekilde herkesin eşit haklar temelinde yaşama hakkına saygı gösterildiği bir ülkede, eşit özgür, demokratik bir Cumhuriyet’te, barış içinde bir arada yaşamaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: