On Eylül 1920’deişçi sınıfı partisi olarak siyasal yaşama katılanTürkiye Komünist Partisi (TKP) 95 yıl sonra, o ilk günlerindeki, kırklı, ellili, seksenli yıllardaki mücadelesiyle bugünlerde kendini yine aratıyor, yokluğunu her an hissettiriyor.

Hele yetmiş üç atılımından sonra yığınlarda, özelikle işçi sınıfında ve sendikalarda yarattığı heyecan, hiç kimsenin içinden silinmedi. Seveni sevmeyeni, o günler bir daha geri gelecek de biz de görecek miyiz demekten kendini alamıyor. Bir sınıf partisinin değeri, ancak yokluğunda ya da yığınların sorunlarına çare üretemediği zaman anlaşılır. İşte TKP’nin değeri de şimdi daha iyi anlaşılıyor.

Bilindiği gibi TKP, tüm Cumhuriyet hükümetleri tarafından illegal çalışmaya itildi ve en kötüsü 12 Eylül 1980 darbesiyle partinin üretici güçlerle, işçi sınıfıyla ilişkisi koparıldı. Darbelerin asıl amacı zaten, işçi sınıfıve bağlaşıklarının komünist partilerle kurduğu devrimci ilişkiyi koparmak, yerine sınıfa yabancı burjuva ideolojilerini yerleştirmek ve ideolojik baskı altına almaktır. Darbesonrası tam da böyle oldu, Türkiye işçi sınıfı kendi öz partisi TKP’den koparıldı, ideolojik sapmalara zorlandı. Sendikalar ırkçı şoven, milliyetçi, dinci, şeriatçı, faşist ruhlu ideolojik sapmalara uğratıldı. Siyasal İslam’ın uygulamalarının insanımızın dokularına kadar işlediği bugünde dahi sınıf mücadelesi Doğu ve Güneydoğuda yaşanan etnik Türk- Kürt savaşına kurban ediliyor.

İçinde yaşadığımız iki binlerde, büyümekten korkan, yığınlarla pratikte ilişki kurarak işçi sınıfına dışardan bilinç taşıma adına kurulan çok sayıda sınıf partisi, hatta dört ya da beş taneTKP kurulmuş olsa da işçi sınıfı her zamankinden daha bilinçsiz. Sahipsiz, gerici, ırkçı, şoven ve militarist Türkiye sermayesinin değirmenine su taşımaya devam ediyor.7 Haziran seçimini kaybeden Siyasal İslamcı Sermayenin 1 Kasımda tekrarlanacak seçimde tekbaşına yeniden iktidarı kazanması ve Kaçak Sarayınegosunun tatmini için Kürt ve Türk gençleri birbirine kırdırılıyor, kurban ediliyorlar. Savaşı önlemek için işçi sınıfının üretimden gelen gücünü örgütlemek bu partilerin hiçbirinin aklına gelmiyor. Hatta bunların kendisi sahipsizlik yaşıyor. Sağlam sınıf ideolojisi üzerine oturamadıkları için günden güne bölünüp gidiyorlar. Bu da işçi sınıfını kendi ideolojisine yabancılaştırıyor.

Sermayenin faşizan baskısının arttığı bugünlerde Birleşik Haziran Hareketi bileşeni üç komünist partininBHH’yi sınıf hareketine eviriltemeyişi, komünistlerin dağınıklığı açısından önemlidir. TKP’nin 1970’lerdeki gücü bugün olsaydı, ne militarist Türk burjuvazisi Kürtlere bu denli saldırabilir, ne Suriye halkı sürgünden sürgüne yollanır, ne de denizde boğulan Alen Kürdi’nin cenazesi kıyıya vururdu. NATO’YA bağlı Türk uçakları Kaddafi’yi vuramazdı. Bu dünya İran’da Şahı, Türkiye’de Menderes’i, Kenan Evren’i, Yunanistan’da Albayları, Şili’de Allende’yi, Pakistan’da Ziya Ülhak’ı, Irak’da Saddam Hüseyin’i, İtalya’da Mussolini’yi, Almanya’da Hitler’i, İspanya’da Franko’yu gördü. Hepsisonu geldikçe savaşa battılar.

Bu dünya, bir de Küba lideri Fidel Castro, Sovyet Lideri Lenin, Çeguora gibi mazlum halkların kahramanlarını da gördü. Şimdi bu halklar, işçi sınıfı önderliğinde ve komünist partilerin kılavuzluğunda yeni devrimler, savaşsız sömürüsüz bir dünya bekliyor. Çocuklarınölmediği bir dünyayı yaratacak, halkların kardeşliğini, işçi sınıfının birliğini sağlayacak ve yelkenlerini işçi sınıfının rüzgârıyla doldurmuş, kalbi sosyalizm heyecanıyla atan komünistpartilere ve komünistlere ihtiyaç var. Bunun yolunun ideolojik arınmadan ve örgütlenmeden geçtiğini hemen herkes biliyor.

Unutmamak gerekir ki partiler hep canlıdırlar, oralar hep insandır.İnsansa kendini sürekli yeniler, yeni durumlar yaratmak için kendine yeni heyecanlar katar.Partilerdeki başarılar yeni başarıları getirir. Ben, işin içinden çıkamadığım zaman tekrar başa, “Emek- Sermaye” çelişkisine döner, aradığım birikimlerimi orada bulurum. Bu çelişki değil mi bizi sömürüye karşı dik tutan? İşçisınıfı artık dünya ölçeğinde büyüdü, güçlendi. Bir tek, gücünün farkına varmak istiyor, o da komünistlerin, komünist partilerin görevi.

Doksan beş yaşın kutlu olsun TKP


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.