Category Bilal Kara

Ortak katılım – Ortak yönetim= Demokratik kooperatifçilik

Pazarda insanlar birbirleriyle maddeler üzerinden ilişki kurarlar. Pazarda değişimin ortak değeriyse paradır. İnsan emeğinin içerildiği ve duyguların katılarak işlendiği pazardaki ürünler de diğer insanların ihtiyacını giderir. Bu hafta, şimdi zamanı mı, bu da nereden çıktı denebilecek bir konu kooperatifçilikten bahsetmek istiyorum. 1980 darbesi, kooperatifçiliği ve demokrasi istemlerinin cezalandırmış, özellikle KÖY KOOP yöneticilerini sıkıyönetim mahkemelerinde süründürerek […]

İktidarın soğanla sınavı

Yerel seçim sathına girildiği son günlerde AKP İktidarının yumuşak karnı soğan oldu. Şimdi soğanla sınav veriyor. Soğansa çiftçiye destek vermediği için hastalıktan çürüyerek iktidara adeta ders veriyor. Demek istiyor ki, başka iktidarlar ne kadar uğraştılarsa da tarımı senin kadar öldüremediler ama senin bize karşı bir kinin var, garazın var galiba. Hükümetin bütün çabalarına rağmen soğan, […]

İşçi sınıfının kontrolü ve Taylorizm

Sovyetler Birliği’nin dağılması ve dünya dengesinin emperyalizmin lehine bozulması ile ABD ve AB sermayesi zaman kaybetmeden vahşileşmeye başladı. İlk örneği de 12 Eylül darbesiyle Türkiye oldu. Ucuz işgücü mantığıyla fabrikalarını Çin’e taşıyan emperyalist Batı, ucuz üretimle şişen piyasaları rahatlatmak için yeni pazarlara ihtiyaç duydu. Bu amaçla önce Balkanları ve Arap Baharı ile Afrika’yı, şimdi de […]

“Mazeret yetersizliğin ifadesidir” (*)

Başlık Türkiye Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik’e ait. İktidarının kendileri için yarattığı krize ve istedikleri tedbirlerin alınmamasına itiraz ederken, basında çıkan haberlere göre soğanın yakın zamanda 10 TL’ye çıkabileceğine itiraz etmiyor. Çünkü onlar için soğanın bir önemi yok. Onlar soğan ekmiyor, onun hastalığı ile uğraşmıyor, pazarda alınıp satılamaması onları hiç ilgilendirmiyor. […]

Yerel seçimlerin heyecanı söndürüldü

Türkiye’nin gündemi yerel seçimlere kilitleniyor. AKP İktidarının keşfettiği kayyumların gölgesinde gidilen, 19 Mart yerel ve mahalli idareler seçimi, ülkede bir heyecan, bir coşku bir umut yaratmadı. Özellikle iktidar çevreleri aday adayları üzerinde bir baskı, bir temkinlilik ve bir tedirgin ruh halleri görülüyor. İktidara karşı yapacakları bir hata, işleyecekleri bir kusurun çekingenliği ile vaatlerini sıralayamazken, muhalefet tarafı […]

Tedavi edilmiş her hasta, kaybedilmiş bir müşteridir

Sosyal medyada, dünyanın en büyük ilaç firmalarında CEO’luk yapmış Roland Diggellmann, ilaç firmaları ile ilgili bir itirafta bulunuyor ve diyor ki, “İlaç şirketleri için tedavi edilmiş her hasta, kaybedilmiş bir müşteri demektir. Çoğu ilaç firmasının felsefesi, ‘öldürmeyin ama sakın iyileştirmeyen’ şeklindedir. Kanser, şeker, tansiyon, kalp, kemik erimesi, bu hastalıklar şirketler için altın yumurtlayan tavuklardır. İlaç […]