Bu haftaki yazımda, Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) 95. kuruluş yıldönümünde, Tüm İlerici Gençler Derneği adına, Doğa Saltürk’ün genç kuşak ilerici gençlerle bu uğurda saf tutmuş komünistlere verdiği anlamlı mesajı paylaşmak istedim.
“Selam olsun 10 Eylülü yaratanlara,
Selamolsun Onbeşlerin, Nazımların, Laz İsmaillerin, Bekir Karayellerin yoldaşlarına!
Dostlar, yoldaşlar! Tüm İlerici Gençler Derneği adına, Harun Karadeniz yoldaşın şiarı, ‘Yolumuz İşçi Sınıfının Yoludur’ diyerek hepinize merhaba!Sizlere İGD tarihimizden, Gezi Direnişimizden, 1Mayıslarımızdan, liselerimizden, üniversitelerimizden selam getirdim. Berkin’in, Ali İsmail’in, Ahmet Atakan’ın, Ethem’in, Hasan’ın, Abdocan’ın, Suruç’ta katledilen genç arkadaşlarımızın selamlarını getirdim. Onların mücadelelerini, onların azimlerini, onlarla yan yana yürüttüğümüz mücadelenin bayrağını getirdim.
Yoldaşlar! Nazım Ustanın da dediği gibi günlerağır ve ölüm haberleriyle geliyor. Dört bir yanda savaş, kan ve gözyaşı. Dört bir yanda gençler katlediliyor, bebeler öldürülüyor!
Ancak, onlar ‘Ümidin Düşmanı’ olsa da, akarsuyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı olsa da en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla gelecektir HÜRRİYET!
Çünkü bu toprakların en köklü çınarından, Türkiye Komünist Partisi’nden alıyoruz gücümüzü. Çünkü komünistler, ilericiler, 1920’den beri umudu bu topraklarda işçi sınıfının partisinden alıyor ve mücadeleyi büyütüyor.
Gericilik, vurgunculuk, savaş politikalarına karşı, gençlik de işçi sınıfının mücadelesi ile birlikte ilerliyor. Biz İlerici Gençler, eğitim sistemindeki gericileşme ile birlikte yaratılmak istenen apolitik, dindar ve kindar gençlik hayallerini yıkacak olanlarız. Biz İlerici Gençler, okullarımızda, işyerlerimizde ve tüm yaşam alanlarımızda cinsiyetçiliğe, elemeci sınavlara, işsizliğe, YÖK’E, anadilden koparılmaya, paralı ve ticarileştirilmek istenen eğitime, anti bilimsel ve ezberci eğitim anlayışına karşı mücadele edecek ve bu duvarları yıkıp EMEKÇİ ÜNİVERSİTELERİNİ inşa edeceğiz.
Biz ilerici gençler, kapitalist- emperyalist saldırılarla, savaşa, yoksulluğa, barbarlığa, özelleştirmeye, doğa katliamlarına, ötekileştirmeye, iş cinayetlerine, kısaca yaşamımızın yok edilmesine karşı mücadele edecek ve insanca bir yaşamı hep birlikte inşa edeceğiz!
Dostlar, yoldaşlar! Nasıl mı inşa edeceğiz?
Çok net, çok zorlu, çok mümkün, çok düşüp ayakta kalacağımız bir şekilde! Belki Gezi gibi çok yakın tarihimizden göz kırpan bir şekilde yakın günlerde. Belki 1920de Mustafa Suphi ve yoldaşlarının başlattığı o derin köklerde, ama sen de, ben de, biz de! Ve sokakta örgütlenmekte, büyümekte, mücadele etmekte!
Son olarak, bir alıntı ile bitirmek istiyorum: Lenin’in dediği gibi, “ÇOK AZ OLMAMIZ FELAKET DEĞİL, MİLYONLAR BİZİMLE OLACAK!”
Aslında çok da yoruma gerek kalmadan gerçek tüm çıplaklığıyla yansıtılmış burada.
Bir kuşak devrimcinin bırakın sosyalizm mücadelesini,yığınların ümidiniyitirdiği, Cumhuriyetin kazanımlarının tehlikeye girdiği günümüzde,gençlik aşısı yapıyoryoldaşımız Doğa’nın konuşması,demokratlara, devrimcilere, komünistlere, bizlere! Gençliğinkanı her zaman deli akardamarlarında denir ya, ama o kan birikimsizdir, sınıftan uzaktır. Şimdi gençliğe, Harun Karadeniz’in “Yolumuz İşçi Sınıfının Yoludur” belgisini öğretmek, gençliğin yolunun bilimle, bilgi yoğun teknoloji ile aydınlatmak düşüyor bizlere. Çünkü karanlıklar aydınlığa dayanamaz.
Türkiye işçi sınıfı ve gençlik gerçekten zor günlerden geçiyor. Bir taraftan Geziden beri gençliğin önü, devlet tarafından gericilik ve şovenizmle ile kesilirken diğer taraftan gençliğin etrafı cemaatler, tarikatlar tarafından dindarlık ve kindarlık kabuğu ile sarılmış, kendisine yabancılaştırılmış durumda.
Unutulmasın ki gençlik, bunun üstesinden mutlaka gelecektir. Yeter ki işçi sınıfının üretimden gelen gücü ile kendi enerjisini birleştirmesini öğrenebilsin
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
