CHP’nin seçim bildirgesi açıklandı. Cumhuriyet Gazetesi’nden okuduğum değerlendirmelere göre, kısa dönemleri karşılayan, rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın pansuman tedbir diye ifade ettiği söylemlerden oluşuyordu. Temel olarak, bu ahlaksız düzeni değiştirecek, adaleti, eşitliği, demokrasiyi özgürlüğü ve bağımsızlığı güçlendirecek önemli argümanlar yoktu. Veya böyle anlaşılıyordu…
Ne vardı? Olanları ekonomik ve siyasal olarak sıralayalım. Ekonomik olanlar:
- Emekliye 2 maaş ikramiye,2- Asgari ücret 1500.-TL.(brüt mü net mi belli değil), 3- Kredi faizlerinin yüzde 80’inin silinmesi, 4- Çiftçiye 1,8 TL/litre fiyatla mazot verilmesi, 5- Aile sigortası, 6- Üniversitelilerin iş buluncaya kadar kredilerinin ertelenmesi, 6- Esnafın emekli aylığından prim kesilmemesi(bu normaldi, çünkü emekli çalışan işçiler de ödüyorlar), 7- Öğrencilerin yurt sorunu çözülecek, 8- Katma değeri yüksek ürünlerin üretimi teşvik edilecek, 8- Orman köylüsü sigortalı işçi kapsamında çalıştırılacak.
Siyasi olanlar:
- Siyasi ahlak yasası çıkarılacak, 2- TBMM’de kesin hesap komisyonu kurulacak, 3- Yüzde 10 seçim barajı kaldırılacak, 4- Dış politika 180 derece değiştirilecek, 5- Bütün komşu ve dünya ülkeleriyle barış politikası izlenecek, 6- Kürt sorununun çözümü için toplumsal uzlaşma yoluna gidilecek, 7- Bu konuda gerçekleri araştırma komisyonu kurulacak.
Seçim bildirgeleri hazırlanırken nelere dikkat etmeli, devletin görevleri, fonksiyonları, yetkileri ve yetenekleri nedir, nereye kadardır? İyice araştırılmalı ona göre vaatlerde, bulunulmalı, hedefler konmalıdır. Nedir devletin temel görevi: vatandaşlarını sağlıklı ve barış içinde yaşatmak. Bunu sağlayamıyorsa devlete de ihtiyaç yoktur. Diğer görevleri ise bu temel görevlere destek veren yardımcı görevlerdir. Eğitim, ekonomi, ulaştırma, savunma, güvenlik ve adalet. Eğer saydığımız bu fonksiyonlarda sorunlar veya eksikler varsa temel görevlerini de yerine getiremez. Yani sağlıklı ve barış içinde yaşayan bir toplum yaratamaz.
Toplumda geleceğe karşı büyük bir umutsuzluk var; moral değerler, ekonomik yeterlilik, adalete saygı, güvenlik içinde yaşadığı hissi, insanların birbirlerine saygıları ve doğaya saygı yok olma seviyesine kadar düşmüştür. Bu ortamı yaratan devlet ve sermayedir; AKP bu çöküntüyü doruğa çıkarmıştır.
Bu çöküntüye son verecek sağlıklı ve kaliteli bir yaşam kurmak için dinci, milliyetçi, ulusalcı, sosyalist, komünist veya yurtsever bir toplum yetiştirmeye gerek yoktur; sadece bilimsel düşünen bir toplum yaratmak yeterlidir. Bilimsel deyince kapitalizmin istediği özelliklere sahip alanlarda değil tüm doğayı ve yaşamı kavrayan, anlayan özellikler kazandırmak gerekir insanlara. Doğayı, değiştiren, dönüştüren, onunla savaşan değil onunla uyumlu insanlar…çünkü doğa engin ve sonsuz bir bilimdir. Onunla uyum içinde yaşamak, insan emeğini, harcanan enerjiyi başa çıkarmayacak, aksine zenginleştirecektir.
Bu amaçlara ulaşabilmek için neler yapılabilir? 1- 7’den 70’e herkes eğitime ve üretime katılmalı, 2- Temel eğitim 13 yıla çıkarılmalı, üniversitenin de temel eğitim olması yolu açılmalıdır, 3- Haftalık çalışma 30 saate kadar düşürülmelidir, 4- Ekonomi kârdan kaliteye yönlendirilmelidir.
Önce yurttaşlara özgürlük ve bağımsızlık duygu ve düşüncesi yerleştirilmelidir.
Ankara Garı Kavşağında öldürülenler ışıklar içinde, öldürenler ve korumayanlar zifiri karanlıkta yatsınlar! Yaralılara da çok geçmiş olsun diyorum!..
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
