İslamcı Burjuvazi, 7 Haziranda aldığı seçim yenilgisiyle, yönetsel krizini çözebilmek adına insanları zorlama bir seçimle 1Kasımda yeniden sandık başına gönderiyor.

Sermayenin, özellikle İslamcı Burjuvazinin doymak bilmeyen açgözlülük ihtirasına itirazlarını yükselten dört emek örgütüyle birlikte halkın Ankara’da yaşadığı katliam sonrası burjuvazinin seçim heyecanı medyaya kilitlendi. Birbirini tekrar eden seçim propagandaları insanları seçime, seçim gündemine yabancılaştırdı.

“Marks, “tersine dönmüş” bir dünyada yaşamaktayız, dünya öylesine baş aşağıdır ki, insanların kendi faaliyetleri insanların kontrolünden çıkarak vahşileşmekte ve dönüp insanları tahakküm altına almaktadır” der.(*)

Türkiye’de çok partili sisteme geçildiğinden beri, burjuva demokrasisinin devrimci bir çizgi izlemediğini, evrimleşerek geliştiğini biliyoruz. Evrimleşerek geliştirilen seçim sistemi, sermaye krizlerini aşmada, işçi sınıfını iktidardan uzak tutmada ve onu uzun süreli baskı ve sömürü altında tutmada önemli rol oynamıştır. Burjuvazinin kendi dışındaki halkı ve sınıfları oy vermeye zorlaması, sistemi onaylatmak amaçlı olduğu açıktır. 1Kasımda sandığa gidecek insanlar tek partiye oy vererek koalisyonsuz güçlü burjuva hükümeti kurulmasını sağlayacak, koalisyonsuz kurulacak iktidar da burjuvazinin ekonomik ve siyasal krizlerini çözecek. Eğitici seçkinler zümresiyse sıradan insanlara akıl verecek doğruları öğretecek. Sistem sınıfsal olarak halka ve işçi sınıfına ne kadar tanıdık geliyor acaba? Burjuvazi halktan aldığı oylarla sınıfın iradesine, faaliyetlerine ipotek mi koyacak, onu tahakkümü altına mı alacak? Sormak lazım. Burjuvazi burada aslında kendi tarihini yazmaktadır.

Marks, “insanın kendi faaliyeti kendi kontrolünde değilse, o faaliyet sahiden insana ait olamaz. İnsanın kontrolü dışına çıkarak otonom (bölgesel) bir güç kazanan ve dönüp, insana hükmeden faaliyet, insana yabancılaşmış faaliyet olabilir”, der. Ayrıca, “içinde yaşadığımız dünya için “tersine dönmüş”, “baş aşağı”, mevcut toplumsal ilişkiler için “insan aykırı”, “sapkın”, “akıl dışı”, “mistik” gibi nitelemeler kullanır. Bunlar toplumdaki yabancılaşmayı değişik çağrışımlar yoluyla zihinde canlandırmayı hedefleyen nitelemelerdir.”(**)

Burjuva partileri hep bir ağızdan 1Kasımdan sonra asgari ücreti 1300 liranın üzerine çıkaracaklarını, emeklilere ikramiye vereceklerini vaat ediyor, kendi aralarında da birbirlerini bölücülükle, iç savaş çıkarmakla, bölgesel savaşta sorun yaratmak ve krizleri yönetememekle suçluyorlar. Doğrudur. Ama emeğini yok pahasına satanları, sendikasızları, ürününü tarlada çürütenleri, kentleri talan edenleri söylemiyorlar. Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Nurullah Ankut’un dediği gibi “bizi emperyalizme kimlerin mahkûm ettiğini, emperyalistlerin yerli işbirlikçisi olmak için kendi aralarında kimlerin yarış ettiklerini” söylemiyorlar.

Sözüm ona kendilerine “emek örgütü” diyerek işçi sınıfını burjuvaziye pazarlayanlarsa sınıfsal yabancılaşmanın bir başka türlüsü. Onlara, halka ve sınıfa ne kadar yabancılaştıklarını bilmem nasıl anlatmalı? Bu ortamda genel kurul ve kutlama günleri tertipleyerek sermayeye “milli birlik” propagandası zemini hazırlayanlar sendikalara, bu yabancılaşma bilmem ki daha nasıl anlatılabilir? Sınıfa yabancılaşan sendikacılar, bu seçim ortamında sermayeye hizmette sınır tanımayan bir yarış içerisindeler. Ankara katliamında dört emek örgütünü vatan hainliği ile suçlayacak kadar ileri gidebilen sendikacılarsa işin daha dik alası.

Türkiye’nin ilericileri ve işçi sınıfı iktidarına inanan sosyalistleri yine Marks’ın dediği gibi 1Kasımda halka ve işçi sınıfına kendilerini uydurması gereken bir doktrin ileri sürmüyor. Önemli olan sınıfın kendi arasındaki yabancılaşmayı pratikte aşmasıdır.

Marks’a göre geleceğin nasıl bir şey olacağı “âlim adamların ” zihninden fışkırmaz. Geleceğin nasıl bir şey olacağı, bütün dünya mülksüzlerinin, yani sıradan insanların eleştirel, devrimci, kurucu mücadelesi, kendi yolunu adım adım ortaya çıkaracaktır.

*,**Yusuf Zamir, Devrimci ve Kurucu Mücadele İçin Marksist Eleştiri, El Yayınları.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.