1 Kasım seçim sonuçları kimi yanılttı. Ben inanıyorum ki, siyasi parti liderleri, yönetim kademeleri çıkan sonuçlarda yanılmadılar.
Her siyasi parti kendi gerçeği üzerinden seçime gitti. CHP’nin sosyal demokrat oyların yüzde 35-40’lara çıkmasını beklemek ayının kavağa çıkmasını ummak gibi bir şey. Geçmiş liderler dönemine bakarsanız bugünkü rakamlar öyle hafife alınacak rakam değil. İşin ilginç olanı ise seçim biter bitmez klasik tartışma başlatanlarda.
Bana söylermisiniz? Siz nasıl bir parti? Nasıl bir lider arıyorsunuz?
Eğer otoriter, despot, faşist, katil,takiyeci tek adamlığa yönelik bir özentiyse aradığınız her tür lider var şuanda o zaman neden CHP’desiniz? diye sormak lazım.
Dürüst, nezaketli, aile ve yaşam tarzında mütevazı kısaca sosyal demokrat yaşam içinde olan bir lider olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu meziyetlerine rağmen siz hala lider arıyorsanız isterseniz kendiniz bir aynanın karşısına geçin ve ben kimim? yaşam tarzım, alışkanlıklarım, zevklerim, zaaflarım neler? Diye bir sorun derim.
Şuan kanımca CHP’de bir lider sorunu olduğuna inanmıyorum. Buna rağmen illa da Kemal Kılıçdaroğlu olmasın derseniz o zaman geriye bir şey kalıyor.
O da Dersim’li oluşu ve Alevi gelenekten geliyor olması. Buna karşıysanız o zamanda sizin CHP gibi kendini sosyal demokrat olarak tarif den bir partide yer almanız garip.CHP’nin sorunu lider, genel başkan değil, kuruluş çizgisinden ve kadro politikasından kaynaklanan ve sürekli gel gitlerle mücadele eden bu anlayışta netleşmesi gerekiyor.
Ne yapacağına karar vermesi gerekiyor.
İster günde yüzlerce kez Atatürk yüzlerce kez ‘Devleti biz kurduk’ deyin. Ne o dönemdeyiz nede o dönemin kadroları var.
Güne uygun insan tipi ve politika üretmenin ve kararlılığı CHP’yi ülke yönetecek konuma taşıyabilir, bu da tek başına olacak değil, tıpkı ülkenin kuruluşunda farklı toplumsal kesimlerin, köylülerin, emekçilerin, sol, sosyalistlerin, komünistlerin, kürtlerin, Alevi-Bektaşilerin,samimi İslamcıların desteğini alarak, emperyalizme karşı omuz omuza mücadele verildiyse şimdide Sol, Sosyalistlerle, Komünistlerle, Kürtlerle, farklı azınlıklarla, Alevi Bektaşilerle,Müslüman demokratlarla yan yana gelerek, emeğin ve gerçek demokrasinin adaletin yerleşmesine katkı sağlayabilir.
Öncelikle liderin değil kadroların bu konularda netleşmesi lazım. Yerel de Alevi diye Genel Başkan eleştirisi olanlar önce kendilerini sorgulamalılar acaba ben bu partiye yakışıyor muyum diye? Bu ayrışma yaşanırsa bakarsınız kimi Vatan Partisi’ne,kimi MHP’ye gidebilir.O zaman ırkçılığa,şovenizme,mezhepçiliğe vurgu yapılmasına da gerek kalmaz.
Tersi ise zaten celladınıza aşık olmuş olursunuz. Bugün seçimin tam bir Amerikan vari seçim stratejisiyle alındığını anlamıyorsanız diyecek bir şey yok.ABD seçime giderken başka ülke halklarını kırarak,dökerek bölgesel savaşlar yaratarak,milli şeflik,ulusal lider ve dünyayı ben yönetiyorum duygusunu kendi halkına vererek seçime gidiyor.AKP ve onun Cumhurbaşkanı da kendi halkını kırıp, döküp, katledip baskı ve sindirmeyle bir anlamda ölümü gösterip sıtmaya mecbur ederek seçim aldığını biliyoruz.
Demokrasi;Hakların özgürce kendini ifade ettiği,emeğin ve yaşamın özgürleştiği daha demokratik devletin yerleşmesiyle olacaktır.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
