Emperyalizmin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) marka terör örgütüyle Ankara katliamının peşinden gösterime sunduğu Fransa katliamında 129 can gitti. Ama olan François Hollande’ın emperyalist fotoğraf karesi, G20 zirvesinde yerini alamamasına sebep oldu.
ABD ve AB emperyalistleri başta olmak üzere, G20 can alıcıları Fransa’daki olaydan kaynaklı teröre karşı birlikte mücadele edeceklerine, terörün kökünü kazıyacağına birbirlerine söz verdiler. Onlara göre terörün sebebi Süleyman Demirel’in deyimiyle, sermaye düşmanlığı, teröristse vatan haini, genç caniler. Birbiriyle savaşan devletlerse, ne teröristtir, ne can alırlar. Savaştıkları ülkenin iç işlerini hiç mi hiç karıştırmazlar, her taraf süt liman,masumdurlar.
Terör konusu dünyanın her zaman gündemindedir. Terör tartışılırken kitleler korku yoluyla sindirilirler ve teröre alet edilen gençler, hatta çocuk yaştaki gençler suçlanırlar. Ama tartışmalar, gençlerin teröre kimler tarafından ve nasıl bulaştırıldıklarını, terörün arkasındaki niyetin ne olduğunu perdeler. Gençlere,birilerini nasıl düşman belletiliyor, gençler gözünü kırpmadan o birilerinin canını nasıl alıyor, araştırıp bulunur mu derseniz, istenirse bulunuyor.
Günümüzde devletler, gençliği aileden kopararak kendi ideolojisine göre kendi eliyle hazırlamak için yoğun çaba sarf ediyor. Bunu da örgün ve yaygın eğitim programlarını daha ideolojik hale getirerek yapıyor. Bunu yaparken de gençliği ailesine, topluma ve kendisine yabancılaştırıyor. Bu yabancılaştırmayı bir iki cümle ile açalım isterseniz:
Genç dediğimiz bireyin normal koşullarda, geliştirmesi gereken fiziki ve ruhi durumu vardır. Bireye fazlaya da az verilen besinin kişinin fiziki durumunu bozduğu gibi zorlama eğitimle verilen psikolojik değerler de bireyin duygusal ve ruhsal yapısını bozar.Birey kendi iradesi dışında, kendisi değil de başka birisi olur çıkar. Sonuçta kendini etkileyenlerin istediği gibi bir kişilik olur çıkar. Yani kendi gibi bir birey değil, kendine yabancılaşmış birey olur.
İki gün önce, iki saatlik bir yolculuk sırasında, otobüste ortaokul öğrencisi, kendisine yer vermemi öylesine yadırgadı ki zorlamayla koltuğa oturmayı kabul etti ve bana o koltukta kendi hakkı olmadığını söyledi. İşte ona bunu söyleten kendine yabancılaşmanın sonucuydu.
Herkes gençliği etkilemek ve ondan yararlanmak isteyebilir. Ama ona karşı hiç kimse sorumluluğunu olduğunu aklına getirmez. Gençlikten yararlanma, ne aileye, ne topluma, ne de devlete bahşedilmiş bir haktır. Böyle bir hak hiç de ahlaki değildir! Her dönem olduğu gibi günümüz gençliğinin de problemi vardır ve bu problem içinde yaşadığı toplumun problemidir. Yani ailenin, devletin, toplumun problemidir. Gençliğin çocukluktan erişkinliğe geçişte yaşadığı belirsizlikte ve kendine yabancılaşmada kimse yardımcı olmuyor? Gençliğin kişilik bunalımlarında, isyankârlığında, kendine hedef belirlemede, duygusal gelişiminde, tatmin aramada, macera ve hareket isteğinde kim ne kadar yardımcı oluyor? Kendini ispatlamada, doğru değerler geliştirmede, eş ve meslek seçiminde devlet ve toplum kendisine ne kadar güven veriyor? Yoksa gençlik giderek çevresine yabancılaşıyor mu?
Gençliği en çok etkileyen faktörlerse, aile, arkadaş grubu, okul ve eğitim, kitle iletişim araçları bunların başında gelir. Kitle iletişim araçları, sinema, bilgisayar, internet, kitap, dergi ve gazetelerse gençliği çok güçlü etki ve baskı altında tutmaktadır.
Peki, gençlik ne istiyor?
Gençlik öncelikle kendi varlığına saygı bekliyor. Aldatılmaktan öte insanlara somut bağlarla bağlanmak istiyor. Spora ilgi duyduğu kadar siyasete, gençlik örgütlenmesine, felsefi ve bilimsel alanlara ilgi duyuyor, desteklenmek, anlayışla karşılanmak istiyor. Hüsrana uğramak istemiyor. Toplumsal hedeflere uzak değil yakın olmak ve yaratıcılıklarına set çekilmemesini istiyor.
Gençliği kendine yabancılaştırarak teröre alet eden ve yaratılan terör ortamıyla halkı baskılayıp çıkar sağlayan sermaye sistemidir, kapitalizmdir. Bizse kendimizden bir parça olan gençliği kendi zamanımıza göre değil, onların ilerde yaşayacakları zamana göre yetiştirmenin mücadelesi içindeyiz.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
