Su damlası denize dökülünce, denizde bir damla su olduğunu unutur. İşçi sınıfı da sermayenin egemenliğinde dünyasallaştıkça kendi emeğine yabancılaşma serüveni yaşar ve bunda da sermayenin olduğu kadar makineleşmenin ve bilgi yoğun teknolojinin rolü vardır.

Kimi sol çevreler, işçi sınıfının, Kürt ulusal mücadelesine destek vermediği ve Gezi’de sokağa çıkmadığı eleştirisi yaparak, emek- sermaye çelişkisinin bittiği, sınıf ideolojisinin rafa kaldırıldığı gibi bir kafa karışıklığı yapıyorlar. Bunun da sermaye yancılığı olduğunun bilmem farkındalar mı? Günümüz işçi sınıfının ideolojik ve örgütsel anlamda, kendine bir iktidar hedefi koyamadığı ve yeterli mücadele yürütemediği açıktır. Bunun çeşitli nedenleri olsa da şimdi mesele bu nedenleri ortaya çıkarmak ve sınıfı ayağa kaldırabilmektir.

Bu amaçla, “İşçi Sınıfı Ya Devrimcidir Ya da Hiçbir Şey (*)” broşüründen yararlanarak birkaç tespitte bulundum ve okuyucularımla paylaşmak istedim.

*Sermaye yabancılaşmış ölü emektir. Salt ekonomik değil, toplumun bütününe yayılan toplumsal bir ilişkidir. Toplumsal yaşamı kuşatan bu niteliğinden ötürü tarihte iş bölümü ile başlayan yabancılaşma serüveni, sermaye boyunduruğunda öncesine göre kıyaslanmayacak ölçüde hızlanmış, sonuçlarıyla doğayı ve tüm canlı yaşamı tehdit eden bir düzeye erişmiştir.

*Kapitalizm, sınıflı toplumların son durağıdır. Ötesi yok. İnsan kaybettiği özgürlüğün izini sürdükçe önündeki son engeli de ya aşacak, ya da sermaye, insanı ve doğayı kendine benzeterek ya yok edecek, ya da savaşacak ne insan kalacak, ne sermaye!

*Burjuvazinin sabıkası manifesto ile sabittir. Burjuvazi şimdiye dek saygı duyulan ve saygılı bir korku ile bakılan bütün mesleklerin ışıltılarını söküp attı. Doktoru, avukatı, rahibi, yakında imamı, şairi, bilim adamını kendi ücretli emekçisi haline getirdi. K Marks, F Engels.

*Sermaye devinimini farklı sermayelerin birbiri ile girdiği rekabetle sürdürür, rekabetle koruyup büyütebileceklerini, varlıklarını sürdürebileceklerini iyi bilirler. Değilse, sermayeleri başka sermayelerce yutulur. En ucuz emek harcanması temel öğedir. Bilim ve bilim insanları aynı amaca seferber edilir, bilim teknolojinin, teknoloji de canlı emekten daha fazla artık- değer sızdırma amacının hizmetine koşulur. Bilgi yoğun teknoloji, makine ve teknik, elbirliği yöntemi ve emek süreci üzerinde tam denetimi sağlamak, işçilerin olası kolektif birliğini henüz oluşmadan dağıtmaya yönelik olarak geliştirilmelidir.

*Örnek mi istiyorsunuz?

Burjuvazi bayrağına yazdığı Eşitlik! Özgürlük! Kardeşlik! vaadi ile “baldırı çıplak” olan proleterleri kendi askeri olarak savaşa koşmuş, 1789 ihtilalini öyle başarmıştı. Başarıdaki en büyük etken, ayaklanan emekçi yığınların gelecek korkusundan kurtulma özlemiydi. Öyle ki aynı özlem komünizm düşüncesinin atası olan ve yeri geldiğinde burjuva Jakobenlere karşı ilkelerini korkusuzca ödün vermeden savunmasını bilen büyük devrimci Grachaus Babaeuf’ın sözlerine şöyle yansımıştı: Bu yeni devletle neler neler kalkmayacak ortadan. Sınırlar, çitler, duvarlar, kapı kilitleri, kavgalar, davalar, hırsızlık, adam öldürmeler, cinayetler, mahkemeler, cezaevleri, idam sehpaları, işkenceler, bütün bu belaların yarattığı umutsuzluk, kıskançlık, gözü doymazlık. Kendini beğenmişlik, aldatmacalar, iki yüzlülükler, bütün ahlaksızlıklar ve hele “belaların belası, durmadan içimizi kemiren o kurt, o yarın, gelecek ay, gelecek yıl, ne olacağımız kaygısı, yaşlanınca ne olacağımız, çocuklarımızın çocukları ne olacağı kaygısı. G Babeuf, 1795. Bugün aradan geçen iki yüz yıla karşı burjuvazinin en büyük başarısı bilinçli olarak yığınlar üzerinde pekiştirip sürdürdüğü gelecek korkusu olmuştur.

*Kapitalist toplumda insanoğlu kendi beyninin ürünü olan kendi elinden çıkma ürünler tarafından yönetilir. Kapitalizm geliştikçe özü aynı kalmakla birlikte kavga, değişik biçimler aldı. Bu değişim emek sürecine manifaktür, makineleşme ve günümüzde esnek üretim adını verdiğimiz emeğin yabancılaşmasının kazandığı düzeyle birbirinden farklılaşan evreler olarak yansıdı.

Emeğe yabancılaşma serüvenini milliyetçi, dinci, şoven baskılarla birlikte maifaktür, makineleşmede ve bilgi yoğun teknolojik gelişmede de aramak gerekiyor. 7.12.15 Ümraniye.

 

(*)http://emarvakfi.org/index.php


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.