Devrimci Gençlik Hareketinin sınıf mücadelesine evirilmesinde çok emeği olan ve “Eğitim Üretim İçindir” “Kapitalsiz Kapitalistler” diyerek gençliğin önünü aydınlatan Harun Karadeniz, bu yaz ortasında Tüm İGD’Lİ gençler tarafından mezarı başında anıldı.

Harun Karadeniz’i günümüz gençliğinin anlamasına katkı amacıyla bir yazı yazmayı hayli zamandır planlamıştım. Yetmişlerde büyük bir zevk ve heyecanla okuduğum, Eğitim Üretim İçindir’in bana sağladığı sayısız yararı, bugünün gençliği ile paylaşmak istedim. Şimdi yeniden okumaya başladığım bu iki eserle birlikte diğerleri de yeniden basıldı ve kitapçılara dağıtımı yapıldı. Gençliğin ilk başvurduğu Sosyalizmin Alfabesi türünden bu iki temel eseri okumamak ve anlamamak sosyalistlerle devrimciler açısından son derece ciddi bir eksikliktir.

Harun Karadeniz 1942- 1975 öğrenci lideri, mühendis, İstanbul Bölgesi İşçi Birliği kurucusu, 68 kuşağı öğrenci hareketinin sosyalist boyut alışında öncü rol oynamış, işçi sınıfı yürüyüşünü başlatmış biridir. O, sömürüyü ve sömürülenleri çok iyi tahlil etmeyi bilmişti.

“İş bulabilmenin imtiyaz durumuna geldiği bir toplumda işçiler, patronun kendilerini sömürmekte olduğunu anlamakta güçlük çekecekleri gibi sömürülmelerine karşı da tam bir direniş gösteremezler, diyen H Karadeniz, o nedenle, eğitimin baltalanma zorunluluğu vardır: Çünkü bilgisizlik baş eğmeyi doğurur. Kapitalistler de işçi sınıfının kendilerine baş eğmesini sağlamak için işçi sınıfını eğitimsiz bırakmak zorundadırlar” der.

Sömürü sisteminin bilincine varamayan ve onu savunan yığınlara da seslenen Harun Karadeniz, “Bu düzenin savunuculuğunu yapanlar; zengin olmak herkese açık, onlar çalışmış zengin olmuş, çalış sen de kazan, diyorlar. Bugünkü düzende gerçekte çalışan değil, emrinde binlerce insan çalıştıranlar kazanmaktadır. Çalışan zengin olsaydı, bugün en zengin hamallar olurdu. Zenginleşme fakirleşmeyi doğuruyor. Kapitalizmde küçük bir azınlık zenginleşirken büyük çoğunluğu daha da fakirleştiriyor. Her mahallede yaratılan milyonerler, o mahalle halkının paralarını alıp kendilerinin cebine koyuyorlar, halkı biraz daha fakirleştiriyorlar.”

H Karadeniz, kapitalsiz kapitalistlere seslenir: Ülkemizin temel çelişkilerinden biri de emekçi yığınların kapitalizmi benimsemesidir. Kültür emperyalizmi ile fakir halk yığınları kendini sömürmekte olan sınıfı destekler hale getirilmiştir. Tek yönlü propaganda ile halk kapitalizmi korumak için şartlandırılmıştır. Halkı böyle aldatış nereye varır? Fikir akımlarının geliştiği 1960 sonrası Türkiye’de kişiler uyanarak sınıflarının bilincine varırken halkın daha çok uzun süre uyanmayacağını zannetmek hatadır. Çünkü yanılgı bütün çıplaklığı ile ortada, bizim Türkiye’de 32 milyon vatandaşın 30 milyonunda kapitalin kırıntısı yoktur. Ama kendini kapitalist zannederek kapitalist düzeni korumakla görevli hissetmiştir.”

Eğitim üretim içindir, diyen H Karadeniz, bugünkü eğitimin niteliğini ortaya koyar: “Kapitalist eğitim düzeni, gençleri sömürü mekanizmasının bir dişli çarkı gibi üretime katmak üzere hazırlar. Onları kimin için ve ne için üretim yaptığını düşünmeden çalışan üretim aracı olarak yetiştirmek bizdeki eğitim düzeninin temelidir. Nasıl ki bir makine parçasına biraz yağ, biraz benzin verirseniz çalışır ve ne için, kimin için çalıştığını düşünmeden değer üretmeye koyulursa sömürü sınıfının da gençlerden beklediği budur. Yani gençler hiç düşünmeksizin ve kendi meslekleri dışında hiçbir konuyla ilgilenmeksizin üretim yapmalıdırlar.”

İnsanın bilgisi geniş anlamda çevresinin bir ürünüdür. Eğitimi toplumun ekonomik, sosyolojik ve siyasi yapısından ayırarak doğru değerlendiremeyiz. Eğitimi, insan ve toplum hayatının ayrılmaz bir parçasıdır. Yaşamak için üretim, üretim için bilgi, bilgi içinse eğitim almamız ve eğitimin de üretime dönük olması gerekir. Eğitim üretim içindir ama üretim kim içindir, sorusunun cevabını şimdi verebiliriz: Üreten gerçek insan, kendi yararına üretendir.

Eğitimin amacı, kim ve ne için üretim yaptığını bilerek üretim yapan insan yetiştirmek olmalıdır. Bunun için gereksiz bilgiler yerine genel felsefe koymakla işe başlanabilir.

O halde Harun Karadeniz’i anlamak, insanın insanı sömürmediği, insanın yalnızca doğadan yararlanarak kardeşçe yaşadığı, yepyeni bir dünya için gerçek bir eğitime doğru


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.