Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Zonguldak İl örgütü adına basın açıklaması yapan Ali Topaloğlu, ülkenin Güneydoğu’sunda yaşanan ve iç savaşı aratmayan çatışmaların bir an önce durdurulması çağrısı yaptı

 

ali topaloğluYeşiller ve Sol Gelecek Partisi Zonguldak İl örgütü adına basın açıklaması yapan Ali Topaloğlu yaptığı yazılı basın açıklamasında özetle şu görüşleri dile getirdi, “Yeniden başlayan çatışmaların sonlandırılması, müzakerelerin başlatılması ve ölümlerin durdurulması beklentilerine yanıt üretmesi beklenen, DTK kongresi sonuç metninin, kamuoyuna düşmesiyle beraber, içerikten daha çok, niyet okuması yapıldığını ve yeni bir linç kampanyasının başlatılmış olduğunu görmekteyiz. DTK’nın üretmiş olduğu metni, bölgede devletin yoğun askeri güç kullanarak, sokağa çıkma yasaklarıyla ve kamu güvenliğini tesis etme adına sürdürdüğü politikalardan ve bunun karşısında Kürt hareketinin özellikle gençlik örgütlenmesinin sürdürdüğü direnişten ayırarak değerlendirmek mümkün değildir.2015 yılını, ülkemiz ve bölgemiz açısından ne yazık ki, savaşların, ölümlerin, kitlesel katliamların ve insanlık açısından büyük acıların yaşandığı bir yıl olarak geçirdik. Uluslararası bütün güç odaklarının dahil olduğu bir savaşı, ülkemizin içindeki yansımalarıyla yakından yaşadık. Ne yazık ki, 2016 için iyi dileklerde bulunamayacak ölçüde bir iç savaş öncesi, derin çatışma döneminin ülkemizde de yeniden başlamış olduğuna tanıklık ettik.

Bugün yeniden başlayan çatışmaları düşündüğümüzde ve ölen yüzlerce insanın aramızdan nasıl koparılıp alındığını düşününce, çok büyük tarihsel bir şansın elimizden alınmış olunmasına engel olamadığımızı görmekteyiz. Tarafların yeniden savaşıyor olduğu, yeniden evlere ateşin düştüğü ortamda, yani puslu havada karanlık emelleri olanların, yeni bir dönem planlayanların, geçicide olsa başarılı olma şansı vardır.

Son aylarda İktidarın saldırılarına karşı bulundukları kimi yerellerde, öz yönetim ilan edilmesiyle, özellikle Cizre, Silvan, Nusaybin ve Suruç gibi ilçelerde şiddetlenmiş olan çatışmalar, ülkemizde barış ve demokrasi alanında yeniden umutların sönümlenmesine, geleceğe dair belirsizliğin toplumsal hayatı kuşatmasına neden olmaktadır. Bir devletin kendi topraklarında, kendi yurttaşlarına karşı tankla topla kuşatma yapması, çocukların, kadınların, sivillerin ölmesine neden olacak bir savaş yürütmesi kabul edilebilir bir şey değildir.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak;

Türkiye’de Başkanlık sisteminin ve başkaca modellerin önerilmesinin söz konusu olduğu bu süreçte, DTK’nın belirlemiş olduğu ve deklere ettiği “Demokratik Özerklik” “Öz Yönetim” modeli teklifinin, siyasetin konusu olmasını ve yeni anayasa tartışmaları kapsamında tartışılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu teklifi ortak vatanda, bir arada yaşamaya dair bir teklif olması itibarıyla da önemsiyor ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Gelişmiş demokrasilerin hemen hepsinde bugün benzer, federasyon ya da özerk yönetimler şeklinde uygulamaları görmekteyiz. Kimilerinde Türkiye’nin de imzasının bulunduğu, uluslararası pek çok hukuk metninde, yerinden ve yerelden yönetimler düzenlenmiştir. Bunun çok sayıda olumlu uygulamasını da görmekteyiz.

Türkiye’nin demokratikleştirilmesi için yürütülen mücadelede, yerinden yönetim gibi bir demokrasi tartışmasının, şiddet vesilesiyle, savaş ortamıyla yıpratılmaması gerektiğini, böylesine kıymetli bir tartışmanın ancak, silahların konuşmadığı, fikirlerin konuştuğu, savaş siyasetinin kutuplaştırmadığı, demokratik siyasetin normalleştirdiği ortamlarda anlamlı olacağını düşünüyoruz.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak;

Bir an önce silahların susmasını talep ediyoruz. Eller tetikten çekilmeden “demokratik özerklik” teklifinin, anlamlı bir müzakere ile sonuçlanamayacağını düşünüyoruz. Şiddeti geriletmeden, “yerinden yönetim” gibi özgün bir demokrasi teklifinin, hak ettiği ve layık olduğu biçimde toplumda karşılık görmesini mümkün görmüyoruz.

Bölgedeki hak ihlallerinin durdurulmasını, ellerin tetikten çekilmesini sağlayabilmek için, öncelikle sıkıyönetim ve olağanüstü haller dışında kanunlarda bile yeri olmayan, sokağa çıkma yasağı uygulamalarına son verilmelidir. Bunun için Uluslararası girişimler dahil, bütün demokratik mekanizmaların devreye girmesini sağlayacak bir mücadeleyi yürütmek adına, sorumluluk alacağımızı ve parti olarak yaşanmakta olan çatışmaların durdurulması, müzakerelerin başlatılması için, politik adımlar atacağımızın bilinmesini isteriz.

Fikirlerin konuşması, kalıcı bir ateşkesle ve bu konuda atılacak karşılıklı samimi adımlarla mümkün olabilir. Taraflar karşılıklı olarak, demokratik siyasete şans vermeliler, eşit yurttaşlığa dayalı ve anayasal güvenceye dayalı bir çözüm için, müzakerelerin başlatılmasına olanak sağlamalıdırlar.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.