Amelebirliği Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, Ankara’daki misafirhanenin zarar ettiği için misafirhaneyi kiralama yöntemiyle devretme kararı almalarının ardından, maden işçilerinin tepkisi devam ediyor.Madenci Anıt’ında toplanan Maden İşçileri adına basın açıklamasını okuyan maden işçisi Vural Saraç; “El kapısında ‘Bey’ olacağımıza, kendi evimizde ‘Amele’ olalım. Bazı yönetici arkadaşların da söylediği gibi; Eğer bu gün bize ait olan misafirhanenin müdürüne laf anlatamıyor durumda isek, yarın tek amacı kar etmek olan özel şirket sahiplerine nasıl laf anlatacağız” dedi.Madenciler sık sık, “Otele kanma, evine sahip çık”, “Asla teslim olmayacağız”, “Başkan istifa, yönetim istifa” ve “Madenci uyuma konuk evine sahip çık” gibi sloganlar atarak konuk evinin özleştirmek isteyen Amelebirliği Başkanı Osman Balamir’i ve yönetim kurulu üyelerini protesto ettiler.
Protesto eylemine, GMİS Kozlu Şube Başkanı Hüseyin Kolçak, Maden Nezaretçileri Derneği Başkanı Erol Şekerci,TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Erdoğan Kaymakçı, Birleşik Haziran Hareketi, Yeşil ve Sol Gelecek Partisi, EMEK Partisi, KESK’e bağlı sendikların başkan ve yöneticileri ve çok sayıda maden işçisi katıldı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Maden işçisi Vural Saraç,“Misafirhanenin zarar ettiği, sağlıklı bir ortamın olmadığı, 22 odasının zaten kullanılmadığı, misafirhanenin yıkılıp döküldüğü gerekçe olarak gösterilmektedir. Maden işçilerinin tepkisini almamak ve tutarsızlıklarını gizlemek için de; Misafirhanenin 4 yıldızlı otel konumuna getirileceği, işçilerin daha iyi ortamda kalacağı ve yapılacak işlemin son yardıma katkısı olacağı söylenerek maden işçileri ve Zonguldaklılar ikna edilmeye çalışılmaktadır. 2013 yılında yüz binlerce lira para harcanarak bakım ve onarımının yapıldığı belirtilen Misafirhanemiz, iki üç yıl gibi kısa bir zamanda nasıl bu hale gelmiştir? Bu sorunun cevabının verilmesini, eğer bir ihmal veya kasıt varsa sorumluların bulunmasını ve hesap sorulmasını talep ediyoruz.
Bizler sözde iyi niyetle yapıldığı iddia edilen kiralama yöntemiyle devir sonrasında; Ankara’daki evimizin bir süre sonra buharlaşarak elimizden kayıp gideceğini, kendi evimizde yabancı durumuna düşeceğimizi, daha uzun vadede ise, maden işçilerine, yakınlarına ve Zonguldaklılara kapanacağını da düşünüyoruz. Yani bizlere; “Dimyat’ta pirinç var!” diyorlar. Evdeki bulgurumuz ne olacak arkadaşlar?
“Yanlış kararı asla kabul etmiyoruz!”
Geçmişte Karasu kampının işletmesinin özel şirkete verilmesini ve daha sonra mazeretler uydurularak elden çıkarılması hafızalarımızda durmaktadır.Bu nedenlerle misafirhanenin kiralama yoluyla devrini yanlış buluyor, uzun vadede maden işçilerinin hak kaybına uğrayacağını ifade ediyor ve bu yanlış kararı asla kabul etmiyoruz! Etmeyeceğiz!
“El kapısında “Bey” olacağımıza, kendi evimizde “Amele” olalım
Amelebirliği kuruluş felsefesi olarak işçilerin ve ailelerinin ekonomik, sosyal ve kültürel yönden desteklenmesi amacına hizmet eder. Bu nedenle bir holding veya şirket gibi, her konuda kar zarar hesabı yapılmaz. Amelebirliği eski yöneticilerinin yaptığı açıklamalar, iyi yönetildiği takdirde misafirhanenin asla zarar etmeyeceği, hatta kar ettiği yönündedir. Maden işçileri olarak, bizler de diyoruz ki;
‘TTK Zonguldak için sosyal bir olgudur, zarar etmesi ikincil plandadır’
“El kapısında “Bey” olacağımıza, kendi evimizde “Amele” olalım. Bazı yönetici arkadaşların da söylediği gibi; Eğer bu gün bize ait olan misafirhanenin müdürüne laf anlatamıyor durumda isek, yarın tek amacı kar etmek olan özel şirket sahiplerine nasıl laf anlatacağız?.Çalışma Bakanı tarafından atama yolu ile Amelebirliği Başkanlığına getirilen iktidar yanlısı kişinin özelleştirmeci olması anlaşılabilir, ancak işçiler tarafından seçilmiş olan işçi temsilcisi yöneticilerin böyle bir duruma onay vermesini anlamakta zorluk çekiyoruz. Kendi çalıştıkları kurumun özelleştirilmesine karşı çıkarken ‘TTK Zonguldak için sosyal bir olgudur, zarar etmesi ikincil plandadır’ diyenler, Amelebirliği’nin sosyal yönünü ve gerçek amacını neden görmezden geliyorlar?
Uzun vadede maden işçilerinin aleyhine olacağını bile bile, misafirhanemizin özel şirket veya kişilere kiralanmasına onay veren işveren ve hükümet temsilcisi yöneticilerini şiddetle kınıyor ve onları vicdanları ile baş başa bırakıyoruz. Ancak; Amelebirliği yönetimine maden işçilerinin oylarıyla seçilen işçi temsilcisi yöneticileri, maden işçilerine oynanan ve bilerek veya bilmeyerek alet oldukları bu çirkin tasfiye oyununun, kirli bir parçası olmamaları konusunda uyarıyoruz. Ve özellikle; İşçi temsilcisi yöneticilerin kendilerini asla vicdanlarıyla baş başa bırakmayacağımızı bilmelerini, zamanı geldiğinde maden işçilerinin de kendilerine gereken cevabı vereceklerini düşünmelerini tavsiye ediyoruz”dedi
Saraç daha sonra Soma’da 301 Maden işçisinin yaşamını yitirmesi sonrasında kendi yazdığı şiiri okudu.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
