14-17 Ocak 2016 tarihlerinde “Tek Adres Türkiye Kamu-Sen” teması ile gerçekleştirilen Türkiye Kamu-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı sonrasında kamuoyuyla paylaşılmak üzere sonuç bildirisi yayınlandı.
14-17 Ocak 2016 tarihlerinde “Tek Adres Türkiye Kamu-Sen” teması ile gerçekleştirilen Türkiye Kamu-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı sonrasında kamuoyuyla paylaşılmak üzere sonuç bildirisi yayınlandı.Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Kadir Bacıoğlu tarafından basına yapılan açıklamada özetle şu düşüncelere yer verildi:
-Son dönemde artan terör olaylarından, can ve mal kayıplarından son derece rahatsızlık duymaktayız. Bölücü terör, yöre halkını ve güvenlik güçlerimizi hedef almakta, yurdumuzun dört bir yanına şehit ateşi düşmektedir. Vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize karşı yapılan alçakça saldırılarla kardeş kavgaları çıkaran, sokakları savaş alanına çeviren; kan dökerek, can alarak ülkemizi bölmeyi amaçlayan hainlerin yakalanıp en ağır cezalara çarptırılması talebimizi bir kez daha yineliyoruz.Ancak ülkemizin içinde bulunduğu bugünkü açmazların temel sebeplerinden bir tanesinin, yaşanan bölücü kalkışmanın zeminin; iktidar sahiplerinin “Çözüm Süreci” adı altında teröristlerle yürüttüğü akıl ve izanla bağdaşmayan müzakere süreci olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını önemle çiziyor, siyasi iktidarı yeniden teröristle müzakere etmeye tevessül etmemesi yönünde uyarıyoruz.
-Türkiye Kamu-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısı Sonuç bildirisinde Ortadoğu’da yaşanan savaşlar ve savaşlardan ortaya çıkan yeni duruma ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Geçtiğimiz günlerde “Barış Bildirisi” olarak tarihe geçen bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiriye karşı olarak Kamu-Sen’liler Vatansever Türk Aydınları Bildirisini desteklediklerini dile getirdiler
– İktidar işbaşına geldiği günden bu yana, mesnetsiz gerekçeler üreterek kamu görevlilerimizin kazanılmış en önemli hakkı olan iş güvencesini kaldırmak istediğini ifade etmektedir. Memurların iş güvencelerinin ellerinden alınması demek, o devletin hâkim olduğu topraklardaki temsil kabiliyetini kaybetmesi ve kamu hizmetlerini özel sektöre, dolayısıyla küresel sermayeye devretmesi anlamına gelmektedir. Son dönemde Devletin asli ve sürekli görevlerinin hızla yaygınlaşmakta olan idari hizmet sözleşmeli, 4/B’li, 4/C’li, taşeron gibi adlar altındaki istihdam modelleri altında çalıştırılan personel eliyle gördürülerek düşük ücretli çalışan sayısının arttığı, iş güvencesini zayıflatıldığı gözlerden kaçmamaktadır. Bu bakımdan kamu görevlilerimizin iş güvencelerinin korunması Türkiye Kamu-Sen’in kırmızı çizgisidir.Bu bakımdan Türkiye Kamu-Sen Başkanlar Kurulu olarak sorunların çözülmesine “Evet”, iş güvencesinin kaldırılmasına ya da zayıflatılmasına “Hayır” diyoruz.
-Kamu görevlilerinin atanmalarında, görevde yükselmelerinde, tayin ve terfilerinde tarafsızlık ve liyakat ilkelerinden vazgeçilmemesi; hak eden memurun hak ettiği göreve gelmesi; kamu kurum ve kuruluşlarında, çalışma barışının, birlik, dayanışma ve verimlilik artışının sağlanması için en temel gerekliliktir.
-Gerek sosyo-politik olaylara karşı ürettiği milli politika ve çözümlerle gerek kamu görevlilerinin haklarının korunup geliştirilmesi noktasında gösterdiği direnç ve ortaya koyduğu mücadele ile gerekse temsil ettiği değerler ve misyon bağlamında gelecekte de ihtiyacımız olan milli duruşun yegâne sahibi olan Türkiye Kamu-Sen, Türk memurunun güvenle sığınabileceği TEK ADRES’tir.”denildi
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
