Elin adamı (Amerikan Başkan Yardımcısı Joe Biden), okyanus ötesinden gelip, bir emrivaki ile dört partinin bir heyet oluşturarak kendisiyle görüşmesini istiyor. Mecburen ya da fırsattan istifade, ağza alınmayacak sözlerle birbirlerine saldıran partilerden üçü, AKP, CHP ve HDP’den oluşan heyet Biden’la görüşürken emrivaki MHP’nin kanına dokunuyor ve son anda görüşmekten vazgeçiyor.

Durum, Türkiye Burjuvazisinin içine düştüğü aczi anlatması bakımından manidardır. Çünkü Batıcı modernist TÜSİAD burjuvazisi, iktidarı Siyasal İslamcı MUSİAD burjuvazisine kaptırdıktan sonra ekonomik, sosyal ve siyasal alanda hayli kan kaybetti. İki grubun iktidar kavgası, kamuoyuna havuz medyası ve laikçi medya kavgası şeklinde yansırken AKP, Kürt sorununu savaş yoluyla Ortadoğu’yu ABD ve AB eliyle çözerken rakiplerine karşı üstünlük sağlamış oluyor. Bunu da Cumhurbaşkanı ile yapıyor. ABD ve AB ile didişmekten çekinen CHP ve HDP ise Kürt sorununa Batılı anlamda formül üretemeyince bölge kana bulanıyor. HDP’nin özerklik önerisi CHP tarafından desteklenseydi aslında bu kadar kan dökülmezdi. HDP’nin ortaya koyduğu özerklik önerisi aslında tam da Avrupa’da uygulanmakta olan eyalet sistemini andırıyor. CHP ise zaten Türkiye’yi yerel yönetimler alanında Batı demokrasisine sıçratmaya çalışmıyor muydu?

Açılım ve kürt sorunu için demokratik federel çözüm önerisi

Öneri, HAK PAR’ındır. Öneri HDP’nin seçim bildirgesine çok benziyor. HDP’nin son önerisi AKP iktidarı tarafından savaş sebebi sayıldı. Gelen cenazeler iktidar hanesine kar yazılırken AKP savaş konusunda hiç muhalefet istemiyor. Şimdi HAK PAR’ın Kürt sorunu tespiti ile “Demokratik Federal Çözüm” önerisine kısaca bir bakalım:

“Hiç kuşkusuz PKK ve son otuz yılda yaşanan iç çatışmalar devletin baskıcı ve inkârcı politikasının bir sonucudur. Başvurduğu hukuk dışı uygulamalar için PKK ve terör gerekçesin kullanan devlet, kendini Kürt halkına ve demokratik muhalefete karşı acımasız ve sistemli bir terör uyguladı. Devleti yönetenler Kürt sorununu bahane ederek bütün muhalefeti ortadan kaldırdı, tam bir baskı rejimi kurdu.” (HAK PAR, Web sitesi, Aralık 2009)

HAK PAR’ın siyasi katılım önerisi: Partiler yasasından baraj kaldırılmalı, demokratik Kürt hareketinin siyasal sürece katılması yönünde somut adımlar atılmalı, Kürtçe isimle partiler kurulmalı, Kürtler kendi partileri ile siyasal yaşama katılmalıdır. Bölgesel yerinde yönetim reformu ile Türkiye’nin bu aşamada yapacağı önemli işlerden birisi katı merkeziyetçi sistemi gevşeterek, yerinde yönetimleri güçlendirme yönünde idari düzenlemeye gitmesidir. Türkiye’de bölgesel yerinde yönetim modelini esas alan köklü bir kamu yönetimi reformuna gidilmeli, yerel yönetim özerkliği bir statüye kavuşturulmalı, belediye ve il genel meclisleri daha aktif hale getirilmeli. Belediye ve il genel meclislerinden bölge meclisleri oluşturulmalı. Eğitim, sağlık, ulaşım, kültür gibi başlıca hizmetlere ilişkin yetkiler bölge meclislerine bırakılmalıdır. Böyle bir süreçte kaymakamlar, valiler, emniyet müdürleri seçimle işbaşına gelmelidir. (HAK PAR web sitesi, Aralık 2009, 10 Mayıs Cuma 13).

Öneriler HAK PAR’dan gelince kimseden çıt çıkmadı, HDP’den gelince savaş sebebi sayıldı. Savaş, aslında İktidarın can simidi oldu.

Şişe Cam işçisi ayakta

Beykoz’da Şişe Cam işçileri AÇLIK GREVLERİNİ soğuk kış şartlarına rağmen sürdürüyorlar. Pazar günü hava öylesine dondurucuydu ki hava buz kesmiş, insan ayaklarının üzerine basamıyordu. Varilde yanan ateş ancak varili ısıtıyordu. Şişe Cam işçileri başladıkları grevi, başarıyla bitirmek istiyorlar. Bunun için Cuma saat 14 de ikiz kulelere yürüyecekler. Amaçları, Irak, Suriye ve Güneydoğu Anadolu’da ki savaşlarda kaybolan seslerini Hükümete, sendikacılara, sınıf kardeşlerine ve uluslar arası camiaya duyurmak. Kendilerini Faceboktan “Şişe Cam, İşten Atılan İşçileri Geri Alsın” şeklinde, haşteg üzerindense “Cam İşçisi Direnişte” biçiminde yurttaşların desteklemelerini istiyorlar.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.