Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) 20.Kuruluş Yılını kutluyor. Zonguldak’ta da etkinlik düzenleyerek geçen 20 yıl bir anlamda da tarihe not düşmek, geleceğe yönelik fikir ve pratik adımların atılmasına katkı yapmak.
Bende geceyi hem bir dost hem de şuan yapmakta olduğum gazetecilik adına sonuna kadar izledim. Öncelikle katılımcıların neredeyse yarısından fazlası, hatta çoğu arkadaşım, dostum. ÖDP’nin kuruluşundan bugüne kadar sürecin içinde olanlarda vardı, sürece yeni, mücadele içinde katılanlarda.
Süreçten kopanlar, ayrı düşenler oldu bu 20 yılda mutlaka.Bu durum her ne kadar ÖDP’nin kendi iç meselesi olsa da, sosyalist sol’un, Türkiye Devrimci hareketinin de bir sorunu aslında.
ÖDP’nin bu 20 yıllık sürecini iyi değerlendirip, gerçekçi olabirsek bugün HDP’nin de neler yaptığını nereye evrildiğini daha rahat görme imkânımız olabilir.
20 Yıl önce ÖDP’nin o şaşalı kuruluş günleri gözümün önünden geçti. Geceyi izlerken.
Sosyalist Sol’un önemli bir bölümünü bir çatı altında toplamıştı. Önemli bir bölüm diyorum çünkü o günlerde omurgasını Devrimci Yol geleneğinin oluşturduğu ÖDP’nin kuruluşuna geleneksel TKP ve daha sonraki süreçte Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP)’nin de önemli oranda yer bulduğu iki ana akımın yanı sıra çeşitli dergi,hareket,gruplar ÖDP’yi oluşturdular.
20 Yıl sonra Zonguldak’ta gerçekleşen kutlama gecesinde sahnede Mahir Çayan’ın resminin oluşu işte yukarıda söylediğim sorununda başlangıcını oluşturuyor. Kısaca ÖDP 20 Yıl önceki kuruluş damarının sadece biriyle Devrimci Yol çizgisiyle baş başa kamıştı.Bu kalış Türkiye sosyalist hareketininde nerede kaldığını somut olarakta gösteren bir resim aslında.
Gecede ÖDP İl Başkanı Ali Deliak’ın yaptığı değerlendirmede, “Zonguldak’ta 20 yıl önce partimizin örgütlenmesi başladığında belki o dönem çok önemli bileşenleriyle çok da umut veren bir partiydik. Süreç içerisinde giderek geri düştük. Türkiye’de sol ve sosyalist çevrelerin içinde bulunduğu durum hemen hemen ülkemizin her yerinde aynı. Bunun tabii ki bir çok nedenleri var. Tartışılacak zeminler belki buralar ama bu gün değil. O anlamda çok fazla derinliğine inmeyeceğim. Ama biz bu süre içerisinde her şeye rağmen görevimizi çok iyi yapmadığımız düşüncesindeyim” dedi.
Bugün her ne kadar Haziran Hareketi olarak yeni bir sinerji olsa da yer alımlar, bileşenler 20 yıl öncekilerin adları aynı olan fikri başka olan partiler, kişiler, grup lar. Ali Deliak bir anlamda özeleştiri verdi Türkiye bugün yeni bir kırılmanın eşiğinde.
Bugün aynı benzer süreci Halkların Demokratik Partisi (HDP)de yaşanıyor. HDP’de geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da olağan genel kurulunu yaptı.
Kongre değerlendirmelerinde kongrenin durgun, coşkusuz, aktif geçtiği yönünde görüşler ifade edildi.
Bununda ana nedeni Güneydoğu’da yaşanan iç savaşı aratmayan abluka, sokağa çıkma yasakları,ölümler gözaltılar.
Mutlaka büyük payı var.Ama ÖDP’de yaşanan durum HDP’de de yaşanıyor.HDP’ninde oluşumunda yer alan hareketler, partiler,gruplar bugün yer alış durumu dünkü gibi değil.Orada da hegemon güç PKK ve doğal olarak onun kurucu iradesi.Kongrede asılan ana resim Abdullah Öcalan.
Kısaca Türkiye sosyalist hareketi her ne kadar bir araya geldik, birlikte mücadele ediyoruz deseler de erki, hegemonyayı terk etmeyen ana grupların varlığı ister istemez adı “birlik” olan ama küçük grupların büyük gruplara tabi olduğu, bildirilerin arasına bir iki cümle yerleştirmenin ötesine geçemeyen bir birlik. İşte bu birlik ülkede demokrasi ve özgürlüklerin ve demokratik devletinde ötelenmesine hizmet etmekten başka bir işlev görmüyor.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
