Türkiye sol hareketi yüzyılı aşkın tecrübeye rağmen 12 Eylül’ün yarattığı ideolojik travmayı aşarak kendini toparlayamadı. Bunca sol parti, kitlelere ve sınıfa ulaşmakta sıkıntı çekiyor. Dahası, Başkanlık Sistemi uğruna, Kürt sorunu üzerinden yürütülmekte olan savaşta, Türk ve Kürt emekçilerinin emeği Kürt halkının üzerine bomba olarak yağarken, savaşın durdurulmasına müdahil olamıyorlar.

Giden canların durdurulması ile birlikte sermayenin faşist saldırılarına karşı ortak bir kavga vermek için emekçilerin sınıf partileri öncülüğünde savaşa acilen dur demesi gerekiyor. Yoksa onlarca, yüzlerce, binlerce yoksul Türk ve Kürt ailesinin daha ocağı söndürülecek. Bu anlamda işçi sınıfı, kendi tecrübelerinin sonucu sınıf düşmanlarına karşı savaşmak için siyasi önderlik gerektiğine inanmakta, ancak önderlikte ikilik olmasının emekçilerin ortak kavgasını geliştirmeyeceği ve güçlenmesine engel olacağı inancındadır.

İşçi sınıfı için parti, sınıfın ne istediğinin, dünya üzerindeki geniş kitlelerin gerçekten anlayabilmesini sağlamaktır. Politikaları ve taktikleri, değişen duruma, dünya işçi hareketinde meydana gelen değişikliklere göre yeniden düzenlemek, kitlelerin tecrübelerinden ders alarak gerçek devrimci partiler olmaktır. Irk, din, dil ve etnik olarak ayırımsız bütün işçi sınıfının partisi olarak ortaya çıkmak ve öyle davranmak, ülke yaşamında politik unsur olmak, kendini propaganda ve eleştiri ile sınırlamadan, her zaman bir kitle politikası izlemek, sınıfın iktidarı için mücadele etmektir. Kitleler partinin önceden hazırlanmış kalıplara göre değil, somut durumu ele alıp buna göre davranmasını ister. Parti, sınıfın düşmanlarıyla savaşırken sınıfın diğer emekçilerle ve militan işçiler arasındaki uzaklığı kapatmak ve işçi sınıfının doğal müttefiklerinden kopmasını önlemek için ortak bir dil bulmak ve kullanmak zorundadır.

Türkiye’de sınıf partilerinin yaşadığı ideolojik savrulma, dolayısıyla dağınıklık, sınıf ve kitle sendikacılığını darmadağın dağıtmış, burjuvazinin kuyruğuna takmıştır. Burjuvazi bu durumu fırsata çevirerek sendika yöneticilerini ve yöneticiler üzerinden sınıfı kendisine karşı aşırı şekilde sekterleştirmiştir. Hak arama ve haklarını korumada sendika yöneticileri işveren ile birlikte işçi sınıfının birlikte yanyana yürümesini engellemektedirler. Tabi ki sekterliği ideolojik temele dayandırınca bunu önlemek çok daha zor oluyor.

İşçi sınıfının siyasi birliğini sağlamak için burjuvaziden tamamen ayrılmak ve sosyal demokratların burjuvaziyle birlikte yaratacağı bloğu kırmak gerekmektedir. Almanya’da 15 yıllık sınıf işbirliğinin ve burjuvaziye bel bağlama politikasının emekçileri yenilgiye, faşizmi zafere götürdüğü önemli örneklerden biridir. Anayasanın görüşüldüğü bugünlerde işçi sınıfı için tek çıkar yol, CHP ve HDP’yi anayasa bloğundan uzaklaştırmasıdır. Anayasacılar ülkede bir taraftan savaş yaparken diğer taraftan emekçilere baskı yapıyor ve sömürüyü arttırıyorlar. Emekçilerse her zaman olduğu gibi bugün de politik birlik istiyorlar. Politik birlik bütün sağ ve sol demagoglara karşı korkmadan savaşabilmektir. Eylem birliği emekçilerin politik birliğini kurmanın en gerçek yoludur.

Bıçağın kemiğe dayandığı bugün, sınıf partisi ve sendika yöneticilerine düşen görev artık burjuvazinin kuyruğundan ayrılmak, kendi sınıfına dönmektir. Sınıf mücadelesinin başlangıç ve temel noktasının, kitlelerin hayati çıkarları ve ihtiyaçları ile onların tecrübeleri olduğu bilinciyle partilerimizi ve sendikalarımızı her bakımdan güçlendirmek, karşılaşılan karmaşık politik güçlükleri çözecek duruma getirmek için teorik seviyeyi yükseltmektir. Sınıf ruhuna göre kendini ve kitleleri eğitmektir. Sendika ve parti saflarından, yalnız kendini tatmin için var olan sekterizmden kaçınmaktır. Sekterizm, kitlelere ulaşmamıza izin vermemekte, gerçek sınıf ve kitle politikası uygulamamızı engellemektedir.

Sınıf der ki; herkes kıyıda kalıp kabaran dalgaları gözleyeceğine, bir kenarda havanın durulmasını bekleyeceğine, sınıf kavgasının dalgalı sularında nasıl yelken açılabileceğini hızla öğrenip, kendi tecrübelerinden ve sınıfın devrimci öncülüğünden dersler çıkarsın ve uygulasın. O zaman ne sekterlik kalır, ne de birliğe engel, iş insana her şeyi öğretiyor.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.