Bu haftanın yerel gündemde en çok tartışılan konusu, daha doğrusu halk dilinde çok kullandığımız “Bir deli kuyuya taş attı kırk akıllı çıkaramıyor” misali, AKP Zonguldak Milletvekili Faruk Çoturoğlu, bir şey söylenmeli ama konu kendisini de tartıştırmalı dan yola çıkarak, “Merkez Lavuar Alanı’na Cami yapılsın” dedi.Çekildi kenara.

Hayda tartış bakalım. “Cami olsun mu olmasın mı?” Cami konusu toplumda hassas bir konu olduğu için kendine “laik”, ”demokrat” diyenler çekingeden fazla bir şey diyemiyor, “Aman adımız çıkmış, Allahsız,kitapsıza bu konuya fazla girmeyelim” türünden.“Cami yapılmasın” diyeni basın maşet yaparak “Bak adamlar camiye karşı” algısı yaratıyor.

Diğer yandan kimileride içinde CHP İl başkanı da dahil “Halka sorulsun”diyor.Maden öylemi o zaman gelin Lavuar Alanı’na Cemevi yapalım.Nedersiniz?

Laik Demokratik Hukuk devletinde en temel kural devletin bütün inançlara eşit uzaklıkta olması;İnançlar arasında ayrımcılık yapılmamasıdır.Ancak ülkemizde tüm vatandaşlarımızdan toplanan kamu kaynakları,ayrımcılık yapılarak sadece belirli bir mezhebe mensup vatandaşlarımız için kullanılmakta,diğerleri AHİM kararlarına rağmen, yok sayılmaktadır.

Bugün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 2 Aralık 2014 tarihli kararı ile tescillenen “Belediyelerin Cemevleri için arsa tahsis etmesi,yapım,bakım ve onarımını üstlenmesi ve bedelsiz veya düşük bedelle içme ve kullanma suyu vermelerinde hukuksal herhangi bir engel yoktur.Ayrıca Meclis kararıyla, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 14/b ve 15’nci Maddesinin 5.Fıkrasının son cümlesi uyarınca Cemevlerinin ibadet yeri sayılması ve diğer ibadet yerlerine tanınan haklardan ayrımcılık yapılmadan yararlandırılmalıdır. hükmü vardır..

Eğer Lavuar Projesi delik deşik edilecekse işte ozaman başta CHP İl Başkanı ve CHP’li Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’e tüm laik demokratlara düşen görev kentimizde yaşayan Alevi Bektaşilerin inanç ibadet yeri olan Cemevi yapılması için önayak olmaktır.Korkunun ecele faydası yok.

Halkçı Başkan Caner

Israr etmek, süreklilik sağlamak ve halka dayanmak. Bunlar şuanda Zonguldakspor başkanı Süleyman Caner’in yaptığı şeyler.

Süleyman Caner’in çalışmalarını düşünürken,1970’lerde Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Lideri Yaser Arafat aklıma geldi. Arafat İsrail saldırısına, katliamına toplu, tüfekli, gazlı saldırılarına karşı ısrarla taşla, sapanla mücadele etti.Amacı meşruluk, haklılık kazanmaktı. Dünya’ya güven vermekti.Öylede oldu.Çok kırımlar,yok edilmeler oldu, ama sonunda Filistin halkı Dünya’da halk olarak meşruiyetini kabul ettirdi, Birleşmiş Miletler nezdinde Devlet olma hakkını kazandı.

Şimdi Süleyman Caner’de uzun süredir, kimilerine basit gelebilir ama ısrarla,inatla tek tek, bir takvim de alsalar herkesin ayağına giderek aldığı sorumluluk gereği konuyu halklaştırarak,güven duygusu yaratarak hem maddi katkı sağlıyor, hemde Zonguldakspor’un halkta karşılık bulmasına hizmet ediyor.Tebrik ediyorum, başarılar diliyorum.Tüm Zonguldak’lıların sahip çıkması gerektiğine inanıyorum.Tıpkı Kamu-Sen’in, yaptığı gibi.Buradan Demokrasi Platformuna, Memur-Sen’e, Eğitim-İş’e, Aktif’Sen’e çağrı yapıyorum.Üyelerinize hep banka promosyonları için değil bu kezde Zonguldakspor takvim alımı için bir adım atın ve tüm üyelerinize Zonguldakspor takvimi aldırın.

Bu kent hepimizinse takımıda hepimizin olmalı.Sizlerin Ereğli’de ötgütlü bulunan Türk Metal Sendikasından neyiniz eksik.Yeter ki niyetimiz olsun.Caner bu konuda iyi niyetli çaba sarfediyor gelin destek verelim.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.