Geçtiğimiz Pazar akşamı kendisinin AKP’li olduğunu söyleyen vatandaş CHP İl, İlçe Binasının bulunduğu binaya taşlı saldırı yaptı. Adı Muhammet, olan şahıs, “Siz AK Parti’den ne istiyorsunuz? Vatan bölünmez” diye bağırarak yerden aldığı taşları parti binasına attı. Muhammet Y. partililerin ihbarıyla gelen polis ekiplerince gözaltına alındı. Muhammet Y.Karaelmas Polis Merkezi’nde ifadesi alındıktan sonra savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
Bunun üzerine CHP İl Başkanı Ahmet Altun ve Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun olmak üzere diğer ilçe başkanlıkları da birer basın toplantısı düzenleyerek yaşan olayı kınadılar.
Uzun’a bir basın mensubunun “AK Parti’den geçmiş olsun denildi mi?” sorusuna, “Hayır bir geçmiş olsun bile demediler.” diyerek sitemkar bir cevap verdi. Dünde İl Başkanı Ahmet Altun Basın toplantısı düzenledi. Altun’da toplantıda, “Bu saldırı, Zonguldak`ta gecesini gündüzüne katarak ülkemizi içine düştüğü karanlıktan aydınlığa çıkarma mücadelesi veren partimizin her kademesindeki emekçilerine, Zonguldak`ta CHP`ye oy veren (yurtdışı seçim bölgesi dahil) 138 bin seçmenimize ve Türkiye genelinde oy veren 12 milyon seçmenimize yapılmıştır”dedi
Kentin nereden nereye evirildiğini, ülkedeki kritik süreçlerden geçerken kimler kendilerine bu durumdan vazife çıkardıklarını yaşayarak görüyoruz.
Yıllara dayanan kentteki dönüşüm insan tipinin, siyasal kadroların ve kentte yaşan insan profilinin de nereye evirildiğini gösteriyor.
Özellikle kendi içimize baktığımız zaman, birisine yapılan bir saldırı karşısındaki tutumumuz aslında bugünlerde karşılaştığımız tutumdan farklı değil.
Kısa süre içinde yaşadığımız bir kaç örnekle devam edelim.
CHP İl Kongresinde Harun Akın ile Ertuğrul Koltuk kavgasında yalnız kalan Harun Akın’a tek sahip çıkan kimdi.Eşi, yani o ekip,yıllara dayan dostluk falan o salonda bir anda uçtu ve kala kala karı koca kaldılar ve doğal bir refleksle eşi Harun Akın’a sahip çıktı.
Daha önce özellikle 7 Haziran seçimlerinde HDP’den aday olan kentin yakından tanıdığı, dostumuz, arkadaşımız Ali Topaloğlu’na yönelik açıktan ve sinsice, ikiyüzlü tutumları daha dün yaşandı. Parti binaları yakıldı.
Yine geçtiğimiz haftalarda KESK Dönem sözcüsü Zuhal Engiz ve Demokrasi Platformu sözcüsü Erdoğan Kaymakçı’ya yönelik hedef gösterici yayınlar ve tepkiler karşısında ne yaptık. Koca bir hiç. Üstelik bırakın demokrat çevreden destek gelmesini, kendi içimizde bile gerekli desteği verebildik mi? Veremedik. Orada ne oldu? Kaymakçı kendi bireysel açıklama yaparak kamuoyuna kendi penceresinden derdini anlatmaya çalıştı.Kısaca kentte devrimci-demokrat, sosyal demokrat, sosyalist cepheye yönelik bazen açıktan bazen sinsice yapılan saldırılara karşı korkmadan, çekinmeden ortak tutum alabilseydik, bugün belki “Sarhoş” bahanesiyle CHP’ye yapılan saldırıyı daha sağlıklı değerlendirip, ona uygun tutum alınabilir ve mesaj yerine düzgün giderdi.
Örneğin CHP’nin de destek verdiği Haziran Hareketi’nden, Demokrasi Platformu’ndan bu yapılan saldırıya yönelik bir tepki şuana kadar geldi mi? ben duymadım.
İşte kente ki değişimin, geri gidişin sadece ekonomik kayıp larına değil, aramızdaki en önemli insani, dayanışmanın bile nerelere doğru gittiğini görebiliriz.
Bu durumdan çıkmayı başarabilirsek, benim derdim senin derdin olursa, kendine durumdan vazife çıkaranlar olmaz ve ülkemiz daha demokratik devletin yol alacağı derin sulara doğru açılabilir.
Yoksa derler ya “bir kaşık suda fırtına koparmak”öyle anılır öyle sanılır.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
