Türkiye’de yıllardır, bir ulusal gururdu, onurdu, haysiyetti tartışması sürüp, gider.

Ulusal onur meselesini, Sol’a karşı Türklükle bağdaştıran faşist milliyetçi çevreler, emeğe ve emekçilere karşı kalkan olarak kullanırken şimdi de siyasal İslamcı gerici, şoven ve saldırgan sermaye ile onun iktidarı AKP, hem savaş amaçlı, hem şeriat amaçlı kullanıyor.

Geçen yazılarımdan birinde, Harun Karadeniz’in Amerikan 6. filoya karşı namus ve haysiyet mücadelesinde, zamanın Milli Türk Talebe Birliği, şimdiki Meclis Başkanının, Devrimci Gençliğin üzerine, millici ve İslamcıları nasıl saldırttığını anlattığını yazmıştım. Sol, alçak gönüllülüğünden, bu mücadeleyi faydacı bir yaklaşımla hiçbir siyasi malzeme yapmaya kullanmaya tenezzül etmedi.

Baştan belirtelim ki ulusal onur, bu ülkede yaşayan herkese aittir. Etnik olarak, Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Arap, Laz, Çerkez, sınıfsal ve ideolojik olarak Sol, Milliyetçi, İslamcı bilcümle daha aklımıza gelmeyen kim varsa herkesin ortak kıvancıdır. Ulusal onuru yeniden hatırlama ve koruma ihtiyacı ile karşı karşıyayız. Zira iktidar çevreleri ve emperyalist güçler onursuzca sürdürdükleri savaşla, gencecik bedenleri toprağa gömüyor, arkasından döktükleri timsah gözyaşları ile de kendi yalanlarına yer aralıyorlar, biz de buna müsaade ediyoruz.

Olmaz böyle şey, kimse buna razı olamaz. İktidar sahipleri ona buna sataşarak kendi başkanlık ve sitti sene iktidarda kalma ihtiraslarına bu halkı, bu halkın gençlerini kurban etme hakkına sahip değillerdir. Gafletlerinin ceremesini emekçi halka çektiremezler.

Ortadoğu’da AKP’nin yediği darbeden sonra İslamcı kapitalist azınlık, yeni alan açma ve pazar bulmak için ulusal bir programla kitleler üzerindeki egemenliğini sürdürme şansını kaybetti. Bu kapitalist azınlık, şimdi gücünü şiddete başvurmaktan, emperyalizme ve yabancı saldırganlara hizmet etmekten almak zorunda kaldı. Sanıldığı gibi bu saldırılar yalnızca Sol’a, işçi sınıfına, emekçi halka, Kürtlere ve gençliğe değil, aynı zamanda halka karşıdır.

Türkiye’nin siyasi hayatını yakından takip eden biri, işçiler, köylüler, zanaatkârlar ve küçük ticaret erbabı, küçük memurlardan tutun da doktorlar, avukatlar, profesörler, emekli subaylar, hatta generallere kadar geçimini kendi emeği ile sağlayan bütün çalışan kitlelerin içgüdüsel olarak ülkeyi tehdit eden tehlikeyi sezdiklerini görebilir. Kurtuluşu, ortak düşmana karşı ortak bir savunma ve mücadelede aradıklarını apaçık görebilir. Bu, kitlelerin yüksek hayat pahalılığına, kötü konutlara, ağır vergilere, vurguncuların yüküne, banka kredilerine dayanamamaları, ulusal onur değildir herhalde. Bu azınlığın parlamenter çoğunluk elde etmek için 1Kasım öncesi nasıl bir şiddet kampanyasına giriştiği apaçık ortadayken muhalefet bunu görmez yeni anayasa işbirliğine giderse, faşizm kapıda demektir. Bunun için kapitalist azınlık, kilit noktada çok sayıda sendika ve demokratik kitle örgütünü ele geçirmiş, kullanmaktadır.

Şimdi yapılması gereken, bu kapitalist azınlığın saldırısını sağlam bir sınıfsal temeline oturtmaktır. Sonra, dilimizi yumuşatarak sınıfı temsil eden ayırımsız, Türk İŞ, Hak İş, DİSK, KESK, Kamu Sen, Memur Sen, Birleşik Kamu İş gibi konfederasyonları, Baroları, Tabipler Odasını, üretici ve tüketici kooperatifleri, FİSKO BİRLİK gibi üretici birlikleriyle dernekleri ve diğer demokratik kitle örgütlerini bu ortak mücadeleye çağırmaktır. Örneğini gördüğümüz ve iktidara geri adım attıran AKP’Lİ yurttaşların Cerattepe direnişine verdikleri destek gibi.

Ulusal onurun gerçek sahiplerine gelirsek;

Biz ulusal onur ve gurur duygusuna karşı hissiz bir işçi sınıfı, bir halk değiliz. Dilimizi ve anavatanımızı herkesten çok severiz. Herkesten çok biz, emperyalistlerin ve kapitalistlerin ülkemize ve komşularımıza karşı giriştikleri şiddeti, baskıyı ve aldatmacayı görüyor, duyuyor ve kederleniyoruz. Bu zorbalıklara karşı koymaktan da gurur duyuyoruz. Türkiye emekçileri geçmişte yüzlerce mücadele yürütmüş, şimdi de yürütecektir. Seviniyoruz çünkü Türkiye halkı, devrimci bir sınıf yaratmış, özgürlük ve sosyalizm yolunda büyük kavgalar vermiştir.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.