Son intihar saldırısı 13 Martta oldu, derken anlaşıldı ki bu sonuncu değilmiş meğer. Sonuncusu bir hafta sonra, İstiklal Caddesinde 19 Martta oldu. Beş can alarak insanları derin kaygılara sevk etti. Cana kıyan ister terör, ister intihar eylemi olsun, hep birlikte lanetliyoruz.

İnsan düşünüyor, erki elinde bulunduranlar, iç savaşla Kürt sorununu nasıl çözecekler, yarattıkları Ortadoğu kaynaklı terör bataklığını nasıl kurutacaklar da yeni canlar gitmeyecek! ABD ve AB emperyalistleri ile işbirliği yaparak Ortadoğu’yu pazar arama bataklığına sokan Siyasal İslamcı Sermayenin kuyruğuna takılan ve destekleyen sözüm ona bazı sendikalarla cemaat ve tarikatlar ile iktidara biat edenler, şimdi kendi içlerinde nasıl bir ruh hali içindeler ki ölümler karşısında nasıl bir vicdan muhasebesi yapıyorlar acaba?

Ortadoğu coğrafyasındaki savaşın nedeninin sermaye ihracı ile pazar aramak olduğunu biat edenlerle kuyruğa takılanlar biliyorlar elbette. Bunu tartışmanın anlamı yok. Tartışmamız gereken halka ve işçi sınıfına yalan söyleyenlere verilen desteğin nasıl geri çekileceği ile sınıf mücadelesindeki bulanıklığın nasıl giderileceğidir. Sınıf mücadelelerinin odak noktası sınıf partisidir. Burjuvazi sorunlarını burjuva partilerle nasıl çözüyorsa, işçi sınıfı da sorunlarını kendi sınıfı partisi ile çözecektir. Bunun geçmişteki örneklerine kısaca bakmakta yarar var.

Sınıf mücadelesinde, partinin öne çıkmasının etkilerini biz Türkiye’de, 1970li yıllarda yaşadık ve en önde DİSK ve Geleneksel TKP mücadele verdi. Bu yıllara takılıp kalanlar hala ileri işçileri DİSK’lilerle kısıtlıyorlar. Oysa o günün ileri işçileri olarak DİSK’lilerin verdiği mücadele, tüm işçi sınıfını derece derece ilerletici etki yapmıştır. İleri işçiler DİSK’lilerle kısıtlı olmadığı gibi sınıf partisi arayanlar da yalnızca TKP’yi bizzat tanımış olanlar değildir.

Manifestoda, işçilerin bir siyasal partide örgütlenmeleri, sınıf olarak örgütlenmelerinin doğal, kaçınılmaz bir koşulu olarak konmaktadır. Burada sınıf mücadelesine fiilen katılanlarla işçi sınıfının siyasal partisine gidip üye olanlar, işçi sınıfından sayılacak, diye bir şey yoktur. Sınıf mücadelesinde, işçi sınıfı partisinin verdiği mücadele, tüm sınıfı eğitici, birleştirici “biz” ve “bizimkiler” dedirtici etkileridir.

Kendisi için sınıf konumuna yükselmiş burjuva ve işçi sınıfı, toplumda artık iki çekim merkezidir. İki mıknatıs gibidirler. Büyük çoğunluk işçi mıknatısına, küçük azınlık da burjuva mıknatısına yapışır. Toplum giderek daha hızlı karşılıklı kutuplaşır, saflaşır. Küçük burjuvazi de iki mıknatısın birden etkisi altındadır. İşçi sınıfının koşullara bağlı olarak zamanla daha alt düzeylere gerilediği görülür. Emperyalist ülkelerdeki durum, sınıfın gerilemesine somut bir örnektir. Böyle durumlarda sınıfın çekim gücü göreceli olarak zayıflar.

Türkiye sosyalistlerinin önemli kısmı açısından emek- sermaye çelişkisinin yerini ezilen kimlikler aldı. Bu nedenle solun renkleri, kimlik siyasetine angaje oldu. AKP’den kurtulmak istenirse, AKP ile ona destek veren yoksul emekçilerin ayrışması gerekiyor. Bu da AKP’nin emek düşmanı politikalarını hedef alan asgari ücreti, işsizliği, taşeron çalışmayı, kıdem tazminatını kaldırmayı, esnek istihdamı, iş cinayetlerini, pahalılığı, IŞİD desteğini, Suriye’yi perişan ettiğini, gündeme alan bir siyasal çizgiyle mümkündür. Geçtiğimiz aylarda, ülkeyi saran metal işçilerinin direnişini hatırlayalım. Çoğu AKP’ye oy vermiş Bursalı işçiler, kendi hakları için eyleme geçtiler. Düne kadar keskin sınırlarla ayrıldığı farklı kimliklerden, yaşam biçimlerinden işçi arkadaşlarıyla aynı safta buluştular. İşte AKP’nin yönetemez hale gelmesinin anahtarı burada.

Demokratik kitle örgütü olarak sendikalara bakıyoruz: DİSK, KESK, TÜRK İŞ, HAK İŞ, MEMUR SEN, T KAMU SEN, BİRLEŞİK KAMU İŞ bir sınıf örgütü olarak gündeme ait ortak kaygıları paylaşıyorlar. Savaşa, iktidarın işçi sınıfına uyguladığı baskılara, gözyaşına, sömürüye, esnek çalışmaya, taşerona, düşük ücrete karşı çıkıyor, sanki aralarında anlaşmışlar gibi Taksim’de 1 Mayıs için valiliğe başvuruda bulunuyorlar.

Sonuçta ilericisi, devrimcisi, kuyrukçusu, biatçısı, etnikçisi, işverene karşı birleşen metal işçisi gibi siyasal İslamcı sermayeye karşı da birleşmeyi öğrenecektir. Biraz zaman lazım ve bunun en yakın tanığı Maden İşçisidir.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.