Tabiki ülkenin genel ve ana sorunları kentin sorunlarından ayrı tutulamaz. Kentin yerelden kaynaklanan ve bazen irade gösterecek kişi ve kurumlara ihtiyaç duyar.Bu kanal açılmaz ise çürüme ve yıkım, çarpık gelişme alır başını gider ve tarihe kayıp yıllar olarak geçer.

Şuan kent biraz bu durumda hatta öyle nokta da ki, bırakın sivil insiyatifleri fiili, kanunen kentin yönetimi Belediye mi? Valilik mi? Emniyet mi? sorularının konuşulduğu günlerdeyiz.

Örneğin: Emniyet Müdürü Osman Ak’ın geçtiğimiz günlerde Asma girişinde yaşanan yağmurdan kaynaklı heyelan nedeniyle DSİ mühendislerine yönelik tutumu konuşuluyor

Yine, Zonguldak Valisi Ali Kaban’ın kentteki planlama ve uygulama çalışmalarında Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’i Bay-Pas etmesi konuşuluyor

Son günlerde kentte ve bölgede meydana gelen cinayet olayları ve kentin ekonomik sıkışıklığı hat safhada olduğu.

Yine daha önceki gün Zonguldakspor için dayanışma amaçlı satış reonu kurmak için girişim yapılan ve belediyece uygun olmayan yer nedeniyle Başkan Süleyman Caner’in Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’e yönelik hoş olmayantutumu

Siyasette kimi belediye başkanlarının halktan aldığı emanet oyları hiçe sayarak başka partilerle girdikleri diyalog ve transfer çalışmaları,

Zonguldak Belediyesi’nin yap boz tahtasına dönen parke çalışmaları ve bunun kamu zararı-yararı açısından taşıdığı önem.

Önümüzdeki günlerde tadilata konu olan Fevkani köprüsü sonrasında trafiğin ne hal alacağı

Özellikle kamu zararı açısından Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi inşaatının durumu

Kısaca bir çırpıda say say bitmeyen o kadar konuşulması, tartışılması ve karar alıcılara yönelik söylenmesi gereken konu var ki.İşte tüm bunlar bir anlamda kentin vicdanı,kentin sahipleri tarafından masaya yatırılıp “herkes kendi işe bakmalı”dan yola çıkarak kimlikli kente yeniden dönülmesi için adım atılmalı, insiyatif alınmalıdır.

Bana sorarsanız bir taraf olarak bu görev oluşumunda birçok siyasi partileri de içinde barındıran, meslek ve kitle örgütlerinin onayını almış ve kentte sivil inisiyatiflerin en güçlü odağı olan Demokrasi Platformu’na düşen görev var.

Demokrasi Platformu sadece ülkedeki ana gündemler üzerinden reflekslerinin yerine bu süreçte kentin geleceği için yerel inisiyatif almalı, gündemini yerleştirmelidir.

Örneğin: Muhtarlardan işe başlamalı 19 Mahalle muhtarını toplamalı,tanışmalı ve sorunlarını,dertlerini dinlemeli, yerel yönetimlerden neler beklediklerini bir rapor haline getirmelidir.

Başka; Kentte yaşanan kamu zararlarını araştırma ve kamuoyuyla paylaşma komisyonu kurmalıdır.

Başka;Milletvekillerini, yerel yöneticileri izleme komisyonu kurmalıdır.

Başka;Özellikle son günlerde Vali Ali Kaban’ın kentteki planlama ile ile ilgili olarak,yaşanabilşir bir kent için yeniden yapılanmaya yönelik varsa doğru olan adımlar desteklenmeli yoksa bu konuda kamuoyu bilgilendirilmelidir

Zonguldak Belediyesi ve il genel meclisi yakından izlenerek kentin ve ilin çalışmaları periyodik sürelerle kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Zonguldak’ın en önemli sorunlarından olan işsizlik ve pahallıkla ilgili araştırma komisyonu kurulmalı ve çözüm önerileri siyaset merkezlerine taşınmalıdır.

Evet işte tüm bu ve benzeri konularda söz sahibi olabilirsek demokratik devletin,demokratik Türkiye’nin gelişimine de yerelden katkı sağlarız.

Ne dersin Erdoğan Başkanım?


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.