Kentte ne yapsan olmuyor.Kaçak yapılaşma var mı?.Var.Kentin neredeyse 100 yıllık tarihinde var.
Hormonlu büyüme var mı?.Var.Kimi büfesini, kimi vatandaşımız babadan kalma evini, kimi restoranını kimi lokantasını büyüttü mü? büyüttü.
Belediye, emniyet, hukuk daha çok nerede devreye giriyor Ontemmuzun, Dilaverin, Karaelmasta yoksul vatandaşın evinin üstüne bir kat daha kaçak kat yaparken.
Dananın kuyruğunu koptuğu yer işte burası.Adalet herkese göre işleyecekse ona da karışmayacaksın.Karışacaksan gücün yetiyorsa kentteki tüm kaçak yapılaşmaya müdahale et.
Edebiliyormusun? Hayır.
Peki; var olan, seçim zamanları kamuoyuna paylaştığın projeleri hayat geçir, onun için adım at. Atıyormusun?Yok .
Peki; o zaman gel değişimin önüne geç. Geçmem.
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Daha önceleri yazdım. Kentte özel teşebbüsün temsilcisi konumunda olanların örgütlü bulunduğu Ticaret ve Sanayi Odası kendi içinde değişimi başlattı. Yıllarca başkanlık yapan Salih Demir görevi aynı aileden eğitim görmüş, genç, diyaloga açık, çalışkan Metin Demir’e bayrağı teslim etti.
Metin Demir göreve gelir gelmez, çalışma arkadaşlarından değişmesi ya da yeni ekibe katılması gerekenleri kattı ve bir yol haritası çizdi.
Kendi fikri ve pozisyonu doğrultusunda Zonguldak Valisi Ali Kaban’ı da yanına alarak atıl yapıların yıkımıyla işe başladı.
Yıllardır konuşulan ve adım atılmayan yapılar ve buna bağlı olarak projelendirilmek üzere peşpeşe birkaç proje için düğmeye bastı.
Bunlardan, 69 Ambarları ve yanında Oto Galericileri de içine alacak şekilde yapılması düşünülen OTOZON Projesi, İneağzı ya da Çaydamar tarafında düşünülen Mobilyacılar Sitesi, Karakum’da daha çok turizme yönelik çalışmalar olmak üzere adım atıyor.
Dedimya kendi cephesinden inandığı ve yerine getirmek üzere olduğu görev gereği çalışıyor.
Sıkıntı nerede başlıyor. Bu projelere yönelik adımlarda TSO’nun dışında sosyal-siyasal-toplumsal boyutlarını ortaya koyacak, bu projelerin yaşamdaki yerlerinin hayat bulup bulmayacağı konusunda farklı fikirlerin kıtlığı. Daha çok fısıltıyla, alttan alta, kapı arakasında karşı çıkarak, halk diliyle işe takoz koyma anlayışı hakim.
Örneğin; Bu durum Karakum konusunda yaşandı. TSO Başkanı Metin Demir ve Vali Ali Kaban Karakum’da meşhur Çekeklerin olduğu yerde proje çalışması başlattılar.
Hobala doğru idare mahkemesine yürütmeyi durdurma kararı.
Neymiş efendim, “Belediye varken Vali ve Metin Demir niye böyle adımlar atıyormuş” İyi atmasınlar. O zaman geç işin başına, başlat değişimi Zonguldak’ta tıpkı Metin Demir gibi, kamuoyunuda bilgilendir, basınıda al yanına başlat projeleri.Vali Ali Kaban’ıda çağır.Vali gelmiyor, destek verimiyorsa halka şikayet et.Kim tutuyor seni ?
Gerekçede hazır çekeler bölgesi öyle omuş ki, aileler bile rahatlıkla gidip oralarda zaman geçirip, denize girip eyleniyorlarmış.Kusura bakmayında o çekek dediğiniz lüks yapılar toplasan kentte 40 kişiyi geçmez.Oysa kamuya açık alan yaratmak belki 40 binleri,yüzbinleri etkileyecek.
Bu konuda değişimi, çekek sahibi başta CHP’li olan ve halkın karşısına çıkan İl başkanı,belediye başkanı, milletvekilleri adayları önce buralardan çekilmeli kentin önünü açmalı,değişimi başlatmalıdır.
Değişimi siz başlatmazsanız, çekelerde üç beş arkadaş çok iktidarlar kurup devirirsiniz.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
