CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Halkın Demokrasi Partili milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde oy kullanacaklarını söyledi. Bununla yaş tahtaya bastığının farkında değil galiba. Birileri kendini uyarır da faşizme giden yolun taşlarının böyle döşendiğini hatırlatır belki de sözünden cayar.

Oy vermezsek AKP bizi millete şikâyet eder, diyor. Başbakan kendisine sanki “adam müsveddesi” dememiş gibi. Dünyanın her yerinde sosyal demokrasinin genel karakteridir bu tür aymazlıklar. Almanya’da Hitler’in faşizme giden yollarının sosyal demokratların taşlarıyla döşendiğini herkes bilir. Posterlerini taşıdıkları Deniz Gezmiş’in idamı mecliste oylanırken Bülent Ecevit’in dışında çok sayıda CHP milletvekilinin oy kullandığı, Tansu Çillerin DEPli vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla apar topar hapishanelere doldurulduğu sırada yine CHP’lilerin seyirci kaldıkları hatırlardadır.

HDPlilerin dokunulmazlıkları kaldırılıp hapishanelere doldurulunca, sanki iç savaş durdurulacak, “İleri Demokrasi”ye geçilecek, akabinde de Kürt sorunu çözülecek. Anlaşılan, Kılıçdaroğlu, demokrasiyi AKP korkaklığı ve aymazlığı olarak algılıyor. Sayın Kılıçdaroğlu, kendi faka basabilir, ama faşizme giden yolda toplumu aldatmasına hakkı yoktur. Bunun için CHP il ve ilçe yönetimleri ile Zonguldaklı vekiller, Kılıçdaroğlu’nu uyarıyorlar mı acaba, yoksa reis ne derse o olur mu diyorlar?

Hürriyet’te, “Ankaralı solcu kabadayı öldü” (18.04.16) diye bir haber: Bülent Ecevit’le aynı cezaevinden kalmış İskender Çolak adında Ankaralı kabadayı, bir söyleşide: Lenin, toplu yapıtlarında diyor ki “Somunu cıvataya takarsın, anahtarla sıkınca geri atar ya, bu sosyal demokratlar da sıkıştırdın mı burjuvazinin yanına kaçarlar. Ben Lenin’in bahsettiği o sosyal demokratlardan değilim” diyor.

*          *          *

AKP, yanına MHP’yi de alarak yalnızca HDP ile CHP’yi değil, sınıfsal olarak en çok işsizleri, çalışanları ve kendi emeği ile geçinenleri sıkıştırıyor. Kıdem tazminatı, kiralık iş büroları ve taşeron işçiliği üzerinden sınıfa üç koldan saldırırken hayat pahalılığını çekilmez derecede azdırıyor. DİSK ve KESK tek başına bu saldırıları omuzlayamazken diğer sendika ve konfederasyonlar bunu görmezden gelerek kendi kitlesinin gözünden kaçırıyorlar. Mecliste bulunan CHP ve HDP bu saldırılar üzerinden gündem oluşturarak sınıf partileri (komünist partiler) ile birlikte hareket edemiyorlar. Hükümet tepki çekmemek için bu yasaları mecliste bekletirken, sendika ve konfederasyonlar işçi sınıfının elinin kolunun bağlanmaması için sınıfı uyarmıyor, örgütlemiyor, karşı bir direnç için sokağa çıkarmıyor.

Önümüzde 1 Mayıs var. 1 Mayısın gündemi şimdiden çoktan belli, kiralık iş büroları, kıdem tazminatı ve taşeron. Sınıf partisi olduğu iddiasında bulunanlar, kendi iç tartışmalarını bırakıp işçi sınıfına bilinç taşımalıdırlar. Şimdi kanunda adı, “Özel İstihdam Büroları” olan kiralık iş büroları ile işçilerin neler kaybettiklerinden birkaçını sıralayalım:

*Bu yasayla iş kur kaldırılacak. *İşçi ücretlerini, kiralık iş bürosu belirleyecek ve işçiler işverenle pazarlık edemeyecek. İş bürosu sahibinin işverenden aldığı fazla ücretten işçi pay isteyemeyecek. Yani işverenin verdiği ücretin tamamını işçi alamayacak. *Kiralık işçiler, aynı işi yapan diğer işçilere göre çok daha düşük ücret alacaklar ve iki kat daha fazla bir emek harcamak zorunda kalacaklar. *İşverenlere toplu işten çıkarma hakkı tanınıyor, işveren işten attığı bir işçiyi 8 ay sonra tekrar aynı işe alarak daha ucuza, sendikasız ve güvencesiz çalıştırabilecek. * Kiralık işçi, işçi sağlığı, iş güvenliği uygulamalarından yararlanamayacak. *Kiralık işçiler, işsizlik fonundan yararlanamayacak. *Bu yasayla kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı tamamen yok edilecek. *İşverenler, sigortalı, sendikalı çalıştırdıkları işçilerin yanında istedikleri kadar kiralık işçi de çalıştırabilecekler. *İşverenlerin istemediği işçileri kolayca işten atmaları sağlanacak.

Şimdiden akılda bunlar var. Bakalım yasa çıkınca işçinin karşısına akla gelmedik ne haller çıkacak. Bekleyip göreceğiz.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.