Madenciler “madencinin fenerini” söndürmek isteyen Türk İslam Sentezci ortaklara ve onların arka bahçesi sendikalara on bir gün boyunca yaptıkları açlık grevi ile ders verdiler.
Ocak ayından beri maaşlarını alamayan Kilimli’deki De-Ka ve Balçınlar madencilikte çalışan madenciler, ödenmeyen maaşları ve işlerini geri almak için başlattıkları açlık grevini on birinci gününde bitirdiler. Malum sebep, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) ait rödavans sistemiyle çalışan De- Ka ve Baçlınlar şirketlerine 13 Nisan 2016 tarihinde Paralel Yapı soruşturmasıyla kayyum atanması ve AKP ile Fethullah Gülen arasındaki iktidar savaşı. Hani, filler tepişir çimenler ezilir, cinsinden hem maaşından, hem işinden olan maden işçileri.
Türkiye bugünlerde, önceden kestirilmesi zor günlere gebe görünüyor. Bir tarafta muhalefetin de ucundan tutarak HDP ve CHP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması ile Kürt sorunu ve zaten olmayan burjuva demokrasinin hangi yöne evirileceği! Diğer tarafta yine Kürt sorununu savaş yoluyla bitirmek ve yarım kalan yatırımları tamamlamak üzere bir seçimle iki kez kurulan AKP hükümeti. Bir tarafta emperyalist abileriyle kavgalı Türk İslam Sentezcilerin Ortadoğu bataklığı. Yine diğer sorunlardan biri, din üzerinden yapılan iç iktidar kavgalarının seçmen tabanında yarattığı dinsel inanç aşınması ve yitimi.
Basına yansıyan haberlere göre, emperyalist Amerikalı ve Avrupalı abiler, ilişkileri Ahmet Davutoğlu ile tam rayına koyacakken, kendileri deyimleri ile A.Davutoğlu’na karşı yapılan bir darbe ile karşılaşıyorlar. Şaşkınlıklarını da itiraf ederek “Davutoğlu’na darbeyi tahmin ediyorduk, ancak bu kadar erken beklemiyorduk. Partiye ve ülkeye hakim görünen Erdoğan ile çizgisi değişmiş olmasına rağmen işbirliğimiz devam ediyor. Biz fiili iktidarı elinde tutanla çalışırız. IŞİD konusunda anlaşabiliyoruz. PYD konusunda anlaşamıyoruz ama o da çözülür” diyor, Amerikan Düşünce Kuruluşu Türkiye Uzmanı Max Hoffman, Canter Of American Progress. (17.05.2016, Oda Tv).
Demek ki, büyük abi ABD, AKP İktidarının dizaynını yapmaya, Türkiye siyasetini belirlemeye devam ediyor. Defterinden kimseyi silmiyor. Tek seçenekle yola devam etmiyor.
Sokaktaki insan, buna ne diyor?
Sokaktaki insan, başta işsizlik ve çok düşük ücretle ekonomik baskı altına alınınca ayakta duracak mecali kalmadı artık. Buna siyasi baskı da eklenince hepten sustu. Söyleyecek ne sözü, ne itiraz edecek mantığı kaldı. Beyinler din, türban, Kürtlerle bombardıman edildi. Şimdi AKP’ye ne itiraz edebiliyor, ne ondan vazgeçebiliyor, ne de onda bir umut görüyor, üç maymunu oynuyor. Biri çıksa masaya vurup devirse de bizi kurtarsa diye ilah bekliyor. Onun emeği, parası, hayalleri ve umutları iktidar tarafından zengine peşkeş çekildi. Şimdi kendisine yeni bir kurtarıcı ideoloji, milliyetçilik pompalanıyor.
Milliyetçi ideolojiye bugün için ihtiyaç duyulduğunu tartışmaya gerek var mı dersiniz? 1980, 12 Eylülünde burjuvazinin, işçi sınıfının sırtına yüklediği ekonomik yük, zaten kendini anlatmıyor mu? Gezi’de verilen demokrasi mücadelesinin, Madencilerin ve Tekel işçilerinin grevleri, KESK’İN sendikalaşma ve emek mücadelesi hatırlansa yeter! AKP iktidarına arka çıkan emek örgütleri sınıf mücadelesinden elde ettikleri başarılardan dolayı ne denli mutlular acaba? Çoğu zaman uzak durdukları, şimdilerde yükseltilmeye çalışılan milliyetçiliğin elini ne kadar tutabilecekler? Ne demişti Avrupalı: Osmanlıda oyun çoktur. İşte aynı oyun devlette, iktidarda, milliyetçilikte, cemaatçilik ve tarikatçılıkta, hele kapitalizm ve emperyalizmde daha da çoktur. Oyunların sonu gelmez.
Emekçilerin dikkatli olmaya ihtiyacı var. Yetmişli yıllarda sermayenin devlet eliyle yükselttiği milliyetçiliğin gençliğe, işçi sınıfına, emekçilere, köylüye, gecekondu insanına, halka, esnafa ve küçük burjuvaziye neye mal olduğunu iyi araştırmak, iyi düşünmek lazım. Ülke şimdi hangi ülkelerin malları ile dolu? Bu ülkenin işçisinin ürettiği bir ürün elinde kalırken Amerika dan, Avrupadan, çinden, japonyadan, güney koreden mallar kimin canını yakıyor? Şimdi burjuvazi milliyetçiği yükseltiyor.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
