Maden işçileri eylemini sonlandırdılar. Eylem mutlaka öğreticidir. Bu gerek eylemin bizzat uygulayıcıları ya da destek verenler açısında gerekse sonuçlamasında çaba sarf edenler açısından.
1978-79’ları iyi hatırlıyorum. “DGM’yi ezdik, Sıra MESS’te” diyerek DİSK’e bağlı Maden İş’in grev çadırlarını.
1986’larda ki Bahar eylemlerini, 1990 Zonguldak Büyük madenci yürüyüşünü.
Daha sonraları, yakın tarih olarak Kamu Emekçilerinin direnişleri.
Kısaca işçi sınıfının hak mücadelelerinin nereden nereye evirildiğini, kavramlarının ne olduğunu ve bu kavramların içlerinin nasıl dolup, boşaldığını da yakından tanığıyım.
Koşullar değiştikçe, gerçekliği anlama ve aktarmada yetersiz kalan kavramların içeriğinin yeniden belirlenmesi zorunludur.
Örneğin en son yaşadığımız DEKA Madenciliğe ait, Balçın Madencilikte çalışan maden işçilerinin hak mücadelesi henüz sıcaklığını koruyor.
Tarihte yaşadığımız Genel Grev ve büyük işçi direnişlerindeki dayanışma ve desteklerin niteliği,içeriği de bu eylemde iyice soyutlaştığı,desteğin amacının maden işçilerinin somut durumunu anlama ve ona uygun pozisyon almanın çok ötesine geçti.
Partiler, sendikalar birbirleriyle yarışırcasına kim önce gidecek, kim daha etkili ajitasyon yapacak, kim bu eylemini ülke çapında yayın yapan basın kuruluşlarından yayınlatacak vs.vs.ye kadar dönüştü.
Hatta öyle oldu ki, o kadar sırıttı ki, “Şov yapıyorlar,biz şov yapmaya değil çözüme geldik” deyip yarıştılar.
İşte bu durum işçilerin kulaklarına, bazen de alenen söylenerek dışarıda da ailelerine konuşularak, işçilerin yaptıkları eylemi boşa düşürecek her türlü davranış sergilendi.
Yani bildik dayanışma ve destekten çok, iş propagandif çalışmaya dönüştürüldü
Ben eksik biliyorumdur cevap yazarak düzeltebilirim.
Örneğin:
1-) Oraya destek vermeye giden dayanışmacı gruplardan kaçı, işçilerin ailelerine,çocuklarına nakti yada gıda vb.yardım yapmıştır.Miktar önemli değil, bu düşüncede ne kadar adım atılmıştır.
2-)Bu aileler yaklaşık dört aydır maaş alamadıklarını her defasında dile getirdiler. Bu dört ayda ne yediler ne içtiler, bilen, soran kaç kişi olmuştur.
3-) Bu ailelerin evlerine ziyaret gerçekleştiren, hal hatır soran kaç sendikacı, partili-partisiz dayanışmacı vardır bilmiyorum
5-) Eylem noktasına giderken, maden işçileri 11 gün boyunca maden ocağının hem içinde hem de aileleriyle birlikte gece gündüz orada bir karavana dönüştürülmüş araçta eylem yaptılar.
Bu süre içinde, en basitinden çay, şeker gıda ne kadar dayanışma yapılmıştır.
Kısaca saydıkça devam edebiliyoruz. İşte bu basit gibi gelen ama asıl işçilere güven noktasını oluşturan dayanışma duygusunun zayıflığı ancak buraya kadardır.
Türkiye kamuoyuna seslerini duyurdular, devletin yetkililerinden kısmen aldıkları ve kısmen alacaklarıyla ilgili söz, eylemin sonlandırılmasını getirdi.
Bu eylemler artçı depremler gibidir,dün Kandillide HEMA’daydı, bugün Kilim’lide yarın bakmışınız Kırat’ın tepesinde.
Bu eylemden öğretici ders çıkarmak istiyorsak bu çabayı başından sonuna oturup, konuşup, tartışmak zorunluluktur bence.
Çünkü; İşçi sınıfının gereksinim duyduğu bilinci taşıma suyla dönen bir değirmenle değil, kendi eylemiyle yaratabileceğini unutmayalım!
Dostça kalın.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
