Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS), üyesi bulunduğu İndustriall Küresel Sendikalar Birliği (IndustriaLLGbobalUnion) tarafından Almanya’nın Leipzig kentinde düzenlenen Dünya Madencilik Konferansı’na katıldı. 3 gün süren konferansta GMİS’iGenel Başkan Ahmet Demirci, Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu ile Genel Mali Sekreteri Adnan Tıska temsil etti.
Tüm kıtalardan, 32 ülkeden ve 50 sendikadan 110 temsilcinin bir araya geldiği konferansta GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci bir sunum yaparak Türkiye’deki kömür madenciliği, örgütlenme çalışmaları ve iş güvenliği alanındaki gelişmeler hakkında bilgi verdi.
Demirci Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Üyesi Genel Maden İşçileri Sendikası adına herkesi selamladıktan sonra, GMİS’in kuruluş ve bugüne kadarki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Demirci özellikle, Türkiye’de sendikal örgütlenme ve demokratik mücadele 1980 yılına kadar yükselişini sürdürdüğünü ifade ettikten sonra şu görüşleri dile getirdi, “1980 askeri darbesiyle birlikte sendikal faaliyetler askıya alındı.
Sonrasında özelleştirme ve taşeron şirketlere işverme uygulamasıyla sendikal örgütlenmeler dip yaptı.Kamu da örgütlü sendikalar için yeni bir dönem başladı.Özel sektörde örgütlenmenin zorluklarını yaşadık, yaşıyoruz”dedi.
GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, ” 1990 yılında, 1980 askeri darbesinden sonra düşük ücrette çalışmanın yanında maden ocaklarımızın kapatılması, küçültülmesi gündeme gelince Türkiye işçi sınıfının en büyük eylemlerinden birisini hayata geçirdik.İşyerlerinde başlayan grevimiz ailelerimizin, dostlarımızın, emekli madencilerin, esnafın, köylünün ve halkın katılımıyla bütün bir şehrin grevine dönüştü.Hükümet duyarsız kalınca ve kararlarında ısrar edince 30 Kasım 1990 da başlayan grevimiz 4 Ocak 1991’de Türkiye’nin Başkentine, Ankara’ya yürüyüşe dönüştü.Çünkü otobüslere izin verilmedi.Genel Başkanımız Şemsi Denizer ve Yönetim Kurulu öncülüğünde yaklaşık 150 bin kişi Zonguldak-Ankara yoluna çıktı.O sırada Sendikamızın yaklaşık 40 bin üyesi vardı.6 Ocak 1991’de Ankara yolunda devlet güvenlik güçleriyle yolumuzu kesti.Maden ocaklarının kapatılmayacağı güvencesini verdiler.Başbakan ile görüşme yapıldı ve 8 Ocak 1991’de yürüyüş bitti.”diye ifade etti
Demirci, sendikanın özel sektörde örgütlenme konusundaki atılan adımlardan örnekler verdikten sonra, özel sektörde örgütlenmenin önündeki engellere değindi ve şöyle dedi, “Türkiye’de kağıt üstünde örgütlenme hakkı var ancak işverenlere rağmen örgütlenmek zor oluyor.Türkiye’de işverenler verimli çalıştırma yerine düşük ücretle çalıştırarak kazanmayı tercih ediyor.Yeraltı maden işletmeciliğinde 1990 yılından sonra hızlanan özelleştirme ve taşeronlaştırma uygulamaları sektördeki sendikalarımızın gücünü kırdı.
Örgütsüz ve düşük ücretle çalıştırmanın yanında üretim zorlaması, işçi sağlığı ve iş güvenliği yatırımlarından kısrak çok kazanma anlayışı biz çalışanlara ölüm getirdi.
Ancak uyarılarımız yine dikkate alınmadı ve 13 Mayıs 2014 yılında 301 arkadaşımızın hayatını kaybettiği Soma Faciasını yaşadık.Sonrasında kömür madenciliğinde yeni iş güvenliği önlemleri alındı.İşverenlerin karları düşeceği için yeni teşvikler düzenlendi.Ama sendikal örgütlenmenin önünü açacak yeni adımlar atılmadı.Her şeye rağmen örgütlenme mücadelemizi sürdürüyoruz.”diye ekledi.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
