Özelleştirme İdaresi Başkanlığının Türkiye Taşkömürü Kurumuna gönderdiği Karadon müessesesinin özelleştirilme sürecinin başladığına dair yazı Zonguldak’ın gündemine bomba gibi düştü. Genel Maden İşçileri Sendikası konuyla ilgili müessese yetkililerinden bilgi alıp ardından açıklama yapacağını bildirerek gazetecileri Karadon’a davet etti.
Demirci’nin açıklamalarını haberleştirmek için Karadon’a giden gazeteciler, kendine “madenci” diyen bir güruh tarafından saldırıya uğradı. Pusula Gazetesi Muhabiri Cüneyt Özfidan’a yönelik olarak başlayan saldırı, tüm gazetecilere yöneldi ve Halkın Sesi Gazetesi Muhabiri Barış Doğan’ın ciddi şekilde darp edilmesiyle sonuçlandı.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Ali Ayaroğlu, Gazetecilere yönelik saldırı nedeniyle sert tepki gösterdi.
Ayaroğlu konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi, “ Öncelikle saldırıya uğrayan tüm meslektaşlarıma geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyorum. Bu saldırı her yönüyle düşündürücü buluyorum. Büyük madenci grevinde 59 gün Zonguldak sokaklarında 10 binlerce insanla mitingler yapan, 100 bin kişiyle Mengen’e kadar yürüyen ve tüm bu eylemler sırasında bir kişinin burnunun bile kanamasına müsaade etmeyen sendikanın, davet ettikleri gazetecileri bile koruyamayacak duruma düşmesi üzüntü vericidir.
Meslektaşlarıma yönelik bu saldırı sıradan adli bir vaka olarak değerlendirilemez. Çok açık bir şekilde iktidar bağlantılıdır. Aldığı tüm kararlarla havzayı yok etme planının adım adım yürürlüğe koyan AKP iktidarına, tek kelime demeyen sendikacı müsveddeleri ile kendini, “işçi” zanneden zavallılar, gazetecilere saldırarak, AKP iktidarının bu olaydaki sorumluluğunu gizlemeye çalışmaktadır. Ama gazetecilik sarayın sultanlarından da, damatların fermanlarından da daha güçlü bir meslektir. Bu zamana kadar olduğu gibi, şimdi de, AKP karanlığına, onun kör şiddetine teslim olmayacaktır. Uğradığı tüm saldırılara karşın, haklının yanında durmaya devam edecektir.
Bu saldırı göstermiştir ki, AKP karanlığı, yalnızca geleceğimizi karartmakla kalmıyor, insan kalitemizi de aşağılara çekiyor. Kime, neden saldırdığını bilmeyen, kendisi gibi düşünmeyen herkesten nefret eden şuursuz bir toplum ortaya çıkıyor. Şiddeti, toplumsal sorunların çözümü için tek adres olarak gören bu insanlar, tek adama biat etmeyi esas olarak kabul ediyor. Bunda tüm toplumsal karşı çıkışları terörize edip, şiddetle bastırmaya çalışan AKP politikalarının rolü büyüktür. Ülkesine ve insanlığa karşı kendini sorumlu hisseden bizler buna teslim olmayacağız. Meslektaşlarımıza yapılan saldırıyı nefretle kınıyor, hükümetle işbirliği yapmayı sendikacılık zanneden GMİS yöneticilerini sorumluluğa davet ediyorum.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
