Birleşik Haziran Hareketi II. Türkiye Meclisi Ankara’da yaptığı iki günlük çalışmadan sonra bir bildiri yayınladı. Bildiride “Erdoğan’ın güdümünde AKP’nin ülkeyi İslami faşist bir diktatörlüğe doğru sürüklediğini, başkanlık sistemi ve yapılmak istenen yeni anayasa ile “halkı kullaştıracak bir dikta rejimi yaratılıyor” dedi. (Cumhuriyet. comtr, 26.06.2016)

Birleşik Haziran Hareketi (BHH), yaratılmak istenen faşist diktatörlüğün yaratacağı tehlikeye dikkat çekerken Türkiye’nin “ilerici ve demokrat güçleriyle bu gerici karanlığı yırtıp atacak potansiyele sahip olunduğunu” belirtiyor. Gezi Hareketi ile ortaya çıkan ve giderek halka malolan, içinde işçisi işsizi, genci öğrencisi, esnafı sanatkârı, ilericisi, devrimcisi, demokratı, her türden çıkar grubundan insanı toplayan BHH,  İlhan Cihaner, Zeynep Akatlı Altıoklar gibi milletvekilleri ve çok sayıda akademisyen, sendikacı, siyasi parti yöneticisinin katılımı ile hem büyüyor, hem kitlelerin umudu oluyor.

Bildiride altı çizilen tehlikelere kısa kısa göz atarsak:

Yaratılmaya çalışılan dikta ile Türk İslam Sentezci ve emperyalist sermayeye sunulan bir işçi sınıfı yaratılmak isteniyor. Bunun ilk adımı kiralık işçi yasası olurken yandaş sendikalar işçi sınıfının oy deposu olarak kullanıldı. Aydınlanmacı karşıtları, Laiklik başta olmak üzere, Cumhuriyetin tüm kazanımlarını hiçe sayarken, dini kendi amaçlarına alet ediyor ve cehaleti yaygınlaştırıyorlar. Bilimin yerine hurafelerin ve dinsel referansların geçtiği “Eğitim Sistemi” ile gerçekleri çarpıtan yandaş medya ve yoz kültürel ortam ile halkı koşullandırmaya çalışıyorlar. “Aynı ülkede, yaşayan insanlar birbirine düşman ediliyor. Saltanat sevdalısı dinci gericilik, Ortadoğu’daki cihatçı çetelerle işbirliği içinde bölgede ölümü ve savaşı örgütlüyor.” Bu karanlık gidişe bu ülkenin ancak ilerici ve devrimci güçleri son verebilir” deniliyor.

Bildiride, “BHH memlekete karşı duymuş olduğu sorumluluk doğrultusunda emek ve demokrasi güçleriyle yanyana, omuz omuza bu mücadeleyi birlikte büyütmeye kararlıdır. İşçi sınıfını kullaştıran, sermayeye köle eden yasalara karşı, kavganın en önünde yer alacak, yobazların, çetelerin kıskacındaki emekçi mahallelerini Haziranlaştıracağız” deniyor.

BHH’nin geçen zaman diliminde duyarlı ve başarılı olduğu “Laiklik” ilkesini kazanacağız. Çocuklarımızı dinci gericiliğin elinden kurtaracak, kadınları kuluçka makinesi gören, tacizleri tecavüzleri ve kadın cinayetlerini kutsayan bu iktidara karşı bilimin ve “laikliğin” mücadelesini örgütleyeceğiz, diyor. Kürt sorununda, siyasal çözümün dibine dinamit döşeyip insanları diri diri yakanlara karşı Kürt ve Türk halklarının kardeşliğini savunacağız. Doğayı korumaya ve topraklarımızdan emperyalistleri atmaya kararlıyız. Çünkü, “Halk”ın örgütlü gücü karşısında hiçbir kuvvet duramaz. BHH 2.Türkiye Meclisi, tüm halkımızı kendi meclislerinde birleşmeye, sorumluluk üstlenmeye ve hep birlikte memlekete sahip çıkmaya çağırıyor. Bize katılın, mücadelemize omuz verin, diyor.

Buradan ancak Türkiye’de bugünkü eğitim sistemi ile ancak katil IŞİD militanı yetiştirilebilinir. Bir akşam komşunun yedinci sınıfa giden kızı ile sohbet ediyoruz: Büyüdüğümde, tıp doktoru olmak istiyorum, çünkü çocukları çok seviyorum, diyor. Bunun İmam Hatip ile olamayacağını anlayamıyor. Anne baba çocuk üzerinde çok baskın, okulda da öğrenciler bahçede kız- erkek ayrı ayrı bahçelerde teneffüs yapabiliyorlar. İşte insan şimdi düşünmeden edemiyor; bu ülkenin çocukları, kız- erkek arkadaşlığını ne zaman ve nasıl öğrenecekler? Eğitimin içine düştüğü durumdan çok kısa bir örnekti.

Artık iyice anlaşılmış olmalı ki bir taraftan 36 yıllık 12 Eylül darbesi, türlü işkence, bilimsizlik, antilaik ürünlerini verirken diğer taraftan en karanlık günlere karşı Birleşik Haziran hareketi, büyümeye ve halkın umudu olmaya devam ediyor.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.