Paris Komünü, Fransız İşçi Sınıfının** iktidarı, burjuvaziden devrim yoluyla alıp el koymasının adıdır. Fransız İşçi Sınıfı 1871 Martında, dünya tarihinin ilk proleter devrimini gerçekleştirerek temsil ettiği proletarya yönetimiyle yakın çağlar tarihinin (1870- 1918) başlangıcını belirlemiş oldu. Paris Komününden sonra proletarya, iktidarı 1917de Rusya’da ikinci sefer ele geçirdi. Proletaryanın ele geçirdiği iktidar ilkinde 72gün, ikincide 70 yıl sürdü.
Proletaryanın iki başarısı da birbirinin varlığına mahkûm, her iki sınıf açısından zengin deneyimlere sahiptir. Proletarya açısından mücadelenin başarısı, burjuvazinin elindeki iktidarı alabilme gücüne erişmiş olmasıdır. Şimdi bunun nasıl başarıldığını anlamakta fayda var.
Fransa’nın Almanlar tarafından işgalinde, Paris işçileri halkın silahlandırılmasını ister, bütün Fransa’da gönüllü müfrezeler kurulur. Victor Hugo, “Her ev bir asker versin. Her kent bir ordu olsun. Köylüler çatal yabalarla silahlansın. Gece gündüz savaşalım, dağ savaşı, ova savaşı, orman savaşı! Düşman durma, dinlenme, uyuma fırsatı bulmasın karşınızda” diye çağrıda bulunur. Fransız İşçileri kahramanca çarpışırken burjuvazi Almanlara teslim olarak halkına ihanet eder. 1860- 1870 arası işçi hareketi, Fransa’da büyük genişlik kazanır. 1869da madenciler ücretlerinin arttırılması ve sekiz saatlik işgünü için, 1870de Schneider işçileriyse Enternasyonal üyesi olduğu gerekçesiyle makinist Assi’nin işten çıkartılmasını protesto etmek amacıyla greve giderler. Böylece işçilerin ileri kesimleri burjuvazinin etkisinden kurtulmaya başlar. Binlerce Fransız işçisi Enternasyonale üye olur. Paris Hükümeti Enternasyonalin işçi üzerindeki etkisini kırmak için uğraşırken işçi Varlin, bir mahkemede işçileri kapitalizm ve kapitalistlerle mücadeleye çağırır.
Fransa’da devrime, “Almanların Paris kuşatması sırasında çekilen açlık ve yokluk, işçilerin işsizliği ve küçük burjuvazinin iflası, halk kitlelerinin yüksek sınıflara ve vatanı savunmada büyük bir yeteneksizlik ve kötü niyet gösteren hükümete karşı nefreti ve ulusal meclisin Cumhuriyetin geleceğini tehlikeye düşüren gerici kimliği, emekçi yığınlarını devrime sürükleyen nedenler olur. Ulusal muhafızların öncülüğünde, 18 Mart 1871de Paris’te öncekilerden çok farklı bir devrim gerçekleşir ve iktidar, Ulusal Muhafızların eline geçer.
İktidar kavgasında, güçlü ve birleşmiş mücadeleyi yönetme yeteneği olan bir devrimci partinin olmayışı kendini hissettirdi. Ulusal Muhafızlar, yetkilerinin Paris Komün Meclisinin, kendi belediye yönetiminin seçimine kadar geçerli olduğunu ilan ederek iktidarı aceleyle devretmek hatasını yaptılar. Komün seçimleriyle Paris Komünü adını alan yeni iktidarın ilanı gerçekleşti. Paris halkı bu olayı coşkuyla kutlarken muhafızlar görevi komüne devretti.
Komün, yeni bir devlet şekli idi. Komün karşıtlarının mecliste ve demiryollarında kendini hissettiren sabotajları, komüncülere, eski devlet aygıtını baştanbaşa değiştirmek gerekliliğini kesinlikle gösterdi. Beğenilmeyen komün üyelerini geri çağırabiliyor, memurlar işçilerle eşit maaş alıyordu. Polisin yerini işçiler almış, kentte düzeni işçiler sağlıyordu. Kilise doğum, ölüm ve evlilik işleriyle görevlendirilmişti. Sahipleri Paris’ten kaçan işyerleri işçilerin eline geçti. Komün meclisi, üretimi düzenledi, işsizleri bir işe yerleştirdi, atölyelere ücret tarifeleri konuldu. İşçiler karanlık ve rutubetli bodrum katlarından alınıp Versay’a kaçan zenginlerin evlerine yerleştirildi. Komün sonradan, “Paris İşçileri” imzalı bir çağrıda “Paris’in istediği, toprağın köylülerin, aletin işçilerin, işin herkesin olmasıdır” diye köylülere seslendi ise de işçilerin yoksul köylülerle ittifakını kuramadı. Çünkü işçilerin bu ittifakın önemini kavrayacak ve gerçekleştirecek devrimci bir partisi yoktu. Karşı devrimciler köylüler arasında geniş bir propagandaya giriştiler, onları işçilere karşı kışkırttılar. Köy papazları karşıdevrimin en gayretli propagandacısı oldular.
Bugün, çok sayıda komünist, sosyalist, devrimci partiye sahibiz. Her birinin Paris Komününden çıkaracağı dersler olmalıdır. Bu partilerin önce kendilerine, sonra sınıfa, küçük esnaf ve gençliğe bir sınıf rotası çizmeleri ve bir ittifakta buluşturmaları elzemdir.
*Yakın Çağlar Tarihi, N.V. Yeliseyeva, Yordam Kitap, üçüncü basım 2014.
**İşçi Sınıfı: Proletarya.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
