ismet15 Temmuz askeri darbe girişimi sonrasında Millieğitim Bakanlığına bağlı kurumlarda görevden almalar konusunda bir değerlendirme yapan KESK’e bağlı Eğitim-Sen Zonguldak Şube Sekreteri İsmet Akyol, “Darbe girişimine karşı mücadele hukuk içerisinde yürütülmeli, soruşturmalar cadı avına dönüştürülmemelidir” dedi. Akyol yaptığı değerlendirmede, şu ifadelere yer verdi, “Milli Eğitim Bakanlığında şu ana kadar 21 bin 738 kişi açığa alınmıştır. Edinilen bilgiye göre ülke genelinde Aktif Eğitim Sen üyelerinin tamamı açığa alınmıştır. Eğitim Bir Sen, Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen,  TEM-SEN (Tüm Eğitimciler ve Eğitim Müfettişleri Sendikası) ve Eğitim-İş’e üye olanlardan da açığa alınanlar vardır. Yine açığa alınanlar arasında  hiçbir sendikaya üye olmayanlar da vardır.

Zonguldak genelinde ise Milli Eğitim bünyesinde şu ana kadar 193 kişi açığa alınmıştır. Zonguldak’ta açığa alınan 2 Eğitim Sen üyesi; 5-6 yıl önce çocuklarının dershane taksitlerini, dershanenin verdiği hesap numarası gereği, Bank Asya aracılığıyla yatırdıklarını veya söz konusu banka üzerinden, diğer bankalardan olduğu gibi, hisse senedi aldıklarını belirtmişlerdir.

Yapılan soruşturmalar evrensel hukuk ilkeleri içerisinde kalınarak yürütülmeli, herkesin temel hak ve hukuku korunmalı ve süreç cadı avına dönüştürülmemelidir. Yargı süreci sonuçlanmadan hiç kimse “darbeci ithamlarına” maruz bırakılmamalıdır.

Mücadele tarihi boyunca darbelerin, baskıların ve anti demokratik uygulamaların hedefi olan Eğitim Sen, kurulduğu günden bugüne darbelerin asıl hedefinin emek ve demokrasi mücadelesi olduğunu savunmuş, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye’nin darbeler tarihine bir yenisinin eklenmesi girişimine karşı açık bir tutum almıştır.

Bilindiği üzere darbeler, hukuku askıya almanın ve gücü elinde tutanın kudretine herkesin itaat etmesini sağlamanın temel aracıdır. Bu nedenle hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi, temel hak ve özgürlüklerin korunması darbecilerden temel ayrışma noktaları olmaktadır.

“Hukuksuzca işten atılarak cezalandırma yoluna gidileceği görülmektedir.

Ancak, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin engellenmesi sonrasında kamu kurumlarında yürütülen “açığa alma” dalgasında, fişleme gibi antidemokratik yöntemlere başvurulduğu, ön soruşturma dahi yürütülmeden doğrudan açığa alma yönteminin devreye sokulduğu, dolayısıyla on binlerce kamu emekçisinin hukuksuzca işten atılarak cezalandırma yoluna gidileceği görülmektedir.

Eğitim Sen olarak, başta hükümet olmak üzere TBMM’deki siyasi partileri, darbe girişimine karşı yürütülen sürecin siyasi bir cadı avına dönmesinin engellenmesini, herkesin temel hak ve hukukunun korunmasını ve soruşturmaların evrensel hukuk ilkeleri içerisinde kalınarak yürütülmesini sağlamaya çağırıyoruz!


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.