15 Temmuz Askeri Darbe girişimi sonrasında, AKP’nin ve Devletin Milli Eğitim, inanç ve İbadet’e bağlı Laiklik devlet yapısı yeniden gündeme girdi.Konuyla ilgili olarak Eğitim sendikaları gerek Milli Eğitim’deki karmaşaya ve geçmişten günümüze olan ilişkilere yönelik tepki ve önerilerini sergilemeye devam ediyorlar.
Birleşik Kamu-İş Zonguldak Temsilcisi, aynı Zamanda Eğitim-İş Şube Başkanlığı görevini de yürüten Metin Kahveci yaptığı değerlendirmede, “2002 de iş başına gelen AKP devlette kendisine yakın olarak görülen bu guruplara inanç gereği çok yakın ilişkiye girmiştir.”dedi
Kahveci değerlendirmesinde, “FETÖ terör örgütü 1970 den beri çok sinsi bir şekilde örgütlenmesine başladı. Her gelen hükümetten yararlanarak amaçlarına hizmet ettirildi.12 Eylül 1980 darbesinden en kazançlı FETÖ terör örgütü çıkmıştır. Bu zamandan sonra okullarda zorunlu din dersleri yeniden başlatılmış, yine bu dönemde üniversitelere türbanın sokulması sağlanmıştır. 12 Eylül cunta yönetiminin amaçlarının biriside Atatürkçü ,devrimci ,solcu gençlik yerine Amerikancı, vatanını seven ve dinsel içerilikli gençlik yetiştirmekti. Bunu bazen devlet eliyle bazen de cemaatlarla yapmaya başlamışlardır. Okumaya susamış zeki olan çocuklara yeterli devlet desteği verilmiyordu. Devlet devletliğini yapamadığı için bu çocuklar cemaatin tuzağına ve kucağına düşürülmüştür. Yoksul aile çocukları (zeki olanlar) birer birer tespit edilerek toplanıyor cemaatin ideolojisinden ( beyin yıkama ,hipnoz ite ) geçirilerek okutuluyordu. Bu çocuklar almış olduğu mehti kültürüyle birer birer devletin tepesine yerleştiriliyordu.”dedi
2002 de iş başına gelen AKP devlette kendisine yakın olarak görülen bu guruplara inanç gereği çok yakın ilişkiye girmiştir. Onlara göre namaz kılan, Allaha inanan , ibadet eden bu sahtekar Müslümanlardan devlete ve millete zarar vermeyeceği inancı AKP’de hakim bir düşünceydi. Bu inançla güvenilir bulunuyor ve her yerde yetkilendiriliyorlardı. Bu cemaat guruplarıyla devletin kadrolaşmasında çok hızlı bir dönem yaşandı. Milyonların hakkı gasp edildi. FETÖ’nün devlette devasa büyümesindeki engeller birer birer aşılırken, ne zaman AKP ile büyük yetki kavgasına girildiğinde (kelle istendiğinde) o zaman işin ciddiyeti ortaya çıkmış artık önü alınmayacak PDY’nın gücü şiddetle görülmeye başlanmıştır.
Kahveci açıklamasının son bölümünde çözüm yolu önerdi ve şöyle dedi, “Çözüm yolu laik,bilimsel ,ulusal,demokratik, parasız, kamusal eğitim , hukuk üstünlüğü ile tam bağımsız Türkiye söylemi ve Ulu Önderin işaret ettiği muasır devletlere ulaşma yoludur. Başka yollar bölünmeye ve kaosa çıkar .
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
