KESK Karabük Şubeler Platformu geçtiğimiz hafta üst üste gerçekleşen ve onlarca asker ve sivilin yaşamını yitirdiği saldırıları kınadı.Yapılan açıklamada AKP’nin 14 yıllık iktidarını da sorgulayan KESK Karabük Sendikalar Platformu Dönem Sözcüsü Cevat Soylu, yaptığı basın açıklamasında, “Ülkemizdeki gelişmeler tüm kamuoyunun gözleri önünde seyrediyor ve ne yazık ki geçen her gün geleceğe dair kaygılarımız büyüyor. AKP ve Cumhurbaşkanı yaşananları İkinci Kurtuluş Savaşı olarak değerlendiriyor. Ancak “düşman kim, yıllarca destekleyenler kimlerdi, kimler iktidar olanaklarını peşkeş çekti, kimler yardım ve yataklık yaptı” sorularının cevabı verilmiş değil”dedi
Soylu açıklamasında özetle şu görüşleri dile getirdi, “Van, Elazığ, Gaziantep ve yarın kim bilir hangi kent, hangi ilçe ve kimleri yitireceğimizi bilmeden adeta sırasını bekleyen kurbanlıklar gibi beklemek sonuca bugünden razı olmak demektir. Bizler buna razı değiliz. Terörün her türlüsüne lanet ederek terörden kurtulmanın tek yolunun daha çok demokrasi olduğunu yıllardır meydanlarda haykırıyoruz. Artık emekçilerin ve yoksul halkın kanı üzerinden hesap yapmayın, insanlarımıza daha fazla kıymayın! KESK olarak bizler, barış ve demokrasiye hizmet etmeyen tüm politikaları, bu politikaları üretenleri ve hayata geçirenleri katliamların baş sorumlusu, planlayıcısı olarak görüyoruz. Bir kez daha tüm terör saldırıları sonucu yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
“İş çığırından çıkmıştır”
AKP iktidarı boyunca neredeyse ülkenin tümü özelleştirilerek haraç mezat satıldı. Bu özelleştirmelerde Cemaate hangi paylar verildi, teşvikler, kamu ihaleleri, hibeler kimlere dağıtıldı, hangi kaynaklar aktarıldı, açığa çıkarılmış değil. Örneğin 4+4+4 eğitim sistemi ve eğitimin ticarileştirilerek cemaatin özel okullar eliyle kadrolaşması, örgütlenmesi açık iken hala eğitim politikasında bir değişime gidilmemekte; laik, bilimsel, demokratik ve anadilinde bir eğitim sistemi getirilmemektedir. Aksine bu kez de farklı cemaatlere alan açılmakta, olanaklar sunulmaktadır.Bugün darbe gerekçe yapılarak hayata geçirilen OHAL, çıkarılan KHK’lar ve cemaatle sınırlı olmayan açığa almalar, gazete kapatmalar ve çalışanlarını gözaltına almalar, ev baskınları vb. birçok yöntem tümüyle aynı nitelikte uygulamalardır. AKP daha önce Cemaat ile birlikte hayata geçirdiklerini bugün tek başına hayata geçirmektedir. AKP, OHAL yasalarına ve Kanun Hükmünde Kararnamelere dayanarak kamu emekçilerinin açığa alınmaları ya da tümüyle memuriyetlerine son verilmelerinde iş çığırından çıkmıştır.
Hükümet darbe girişimini bahane ederek torba yasalara kamu emekçilerini yakından ilgilendiren kimi maddeleri ekleyerek pamuk ipliğine bağlı iş güvencemizi ortadan kaldırmayı, personel rejim sistemini tümden değiştirmeyi hedeflemektedir. Şurası çok açık ve net; Hükümet kurtuluş savaşı değil “muhalefetten kurtulma savaşı” vermektedir.
“Kamuyu tasfiye planlarından vazgeçmeye çağırıyoruz”
Cemaate yıllarca kol kanat gerenler, onunla ortaklık yapanlar en ufak bir hesap vermezken cemaatin her türlü saldırısına maruz kalan Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımız üyelerinin açığa alınması asla kabul edilemez. Açığa alınan, işine son verilen üyelerimizle ilgili kararlar geri alınmalı, üyelerimizin işlerine dönmeleri sağlanmalıdır. Ülkemizin içinden geçtiği bu zorlu ve kritik dönemde sebebi ne olursa olsun kimse kendisini halkın iradesi yerine koymamalıdır.Gerekçesi ne olursa olsun eğer ortada bir hukuksuzluk söz konusu ise bu hukuksuzluğun karşısında olacağız. Çünkü bu durum herkes için bir tehdit oluşturmaktadır. Kimse kendisine sıra gelmesini beklememeli, toplumsal sözleşme niteliğindeki demokratik hukuk ilkelerinin esas alınması konusunda mücadele edilmelidir.
Bu çerçevede; Hükümeti, sendikal hak ve özgürlüklerin karşı karşıya bulunduğu tehdit ve kaygıları ortadan kaldırılmak için anayasaya ve yasalara uygun adımlar atmaya, kamuyu tasfiye planlarından vazgeçmeye çağırıyoruz.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
