KESK Zonguldak Dönem Sözcüsü, Eğitim-Sen Şube Başkanı Orhan Yılmaz, 25 Ağustos 2016 Perşembe günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Artvin’in Şavşat ilçesinden Ardanuç’a gittiği sırada konvoyuna yönelik silahlı bir saldırı ve sonrasında Cizre’de polis merkezine yapılan bombalı saldırı sonrasında en az 10’nun üzerinde polisin hayatını kaybettiği onlarca yarılının olduğunu olayları kınadı.
KESK Dönem Sözcüsü Yılmaz, “Öfkeliyiz ancak öfkemiz intikam çağrıları ile değil,saldırganların yakalanması ve bir daha bu türden saldırıların olmaması için gereken önlemlerin alınmasıyla geçecektir.Yoksa bizlerin , ölümlerin ve barut kokuları arasında saldırıları lanetlemesi ne ölenleri geri getirecek ne de saldırıları bitirecektir”dedi
Yılmaz açıklamasında şu görüşleri dile getirdi, “Ülkemizin savaş politikalarıyla hızla uçuruma sürüklendiği, her gün bombaların patladığı bu kaotik dönemde, saldırıları kınıyor, öldürülen asker ve polislere rahmet ,yararlananlara ve Kılıçdaroğlu’na KESK olarak geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.Her yeni güne uyandığımızda bir önceki günden kalan ve yeni güne dair umutlarımızla güneşe yüzümüzü döndüğümüzde, taşına toprağına övgüler dizdiğimiz güzel yurdumuzun bir yerlerinden gelen patlayan bir bomba ya da hain bir saldırı haberleri ile yaşamdan yeni canların koptuğunu öğreniyor,kahroluyoruz.
“Lübnanlaşmanın arifesindeyiz”
“Bir zamanlar öfkemiz cenazemizi toprağa verilinceye kadardır demiştik ya , arkası gelmeyen her yeni ölümle topraktan alamadığımız için elimizi,artık hiçbir şey dindiremiyor öfkemizi.Çünkü bu saldırılar öncekiler gibi değil..Bu vur-kaçtan öte,yaratılan infial ile yıllardır sözünü ettiğimiz kardeş kavgasının kapımıza dayandığının işaretleridir.Tam da sınırlı olduğu söylenen bir askeri harekat ile Suriye içlerine girmiş , 15 Temmuz darbe girişiminin etkilerinden yeni yeni sıyrılırken, tonlarca bomba ile asker ve polislerin havaya uçurulması,HDP’li bir ailenin düğün eğlencelerinin canlı bomba hedefine alınması, stratejik ortağımızdan(!) güven tazeleme ziyaretleri sırasında gündemin bu yönde değiştirilmesi , yaratılan kaotik ortam ile gücü yetenin gücü yettiğince öfkesini dindirmeye çalışacağı,edilen intikam yeminleri ile Lübnanlaşmanın arifesindeyiz.
Öfkeliyiz ancak öfkemiz intikam çağrıları ile değil,saldırganların yakalanması ve bir daha bu türden saldırıların olmaması için gereken önlemlerin alınmasıyla geçecektir.Yoksa bizlerin , ölümlerin ve barut kokuları arasında saldırıları lanetlemesi ne ölenleri geri getirecek ne de saldırıları bitirecektir .Bizler her seferinde barış ve demokrasi derken barıştan muradımızla ırkı,dini,dili ne olursa olsun tüm insanların kardeşçe yaşamasının koşullarını sosyal devletin gerçekleştirmesi gerektiğini söyledik..Demokrasiden yana olan muradımızla ise hangi düşünce veya inanç olursa olsun başka inanç ve düşüncelere saldırmadığı sürece özgürce dillendirilmesini istedik..
“Kimse bir yerlerde üst akıl falan aramasın”
Ayrıca demokrasinin olduğu ülkelerde bu tür saldırılar olduğunda sorumluların yakalanması bir yasal zorunluluk olup siyasi sorumluların da işini doğru yapamadığından dolayı istifa etmesi yoksa görevinden alınması gerektiğini de söyledik. Çünkü saldırganlar kadar bu iğrenç planları ortaya çıkarması , engellemesi gereken kamu görevlilerinde işlerini doğru yapmadığından dolayı sorumlulukları vardır. Ülkemizde iş cinayetlerinde ölümler yüzlerle sayılıp, her gün patlayan bombalarla hangi sıvasız evin cenazesi ya da kaç çocuk yetim kaldı sorularıyla takılırsak ne istifa eden olur ne de görevden alınan,ne saldırılar durur ne de ölümler.Kimse bir yerlerde üst akıl falan aramasın,dış mihraklar diyerek kendi üzerinden sorumluluğu atmaya da çalışmasın.Saldırıların engellenmesindeki sorumluluklarından dolayı erdemli bir insan gibi istifa edin,demokrasinin gereği budur.İnsanların bombalarla,alçak saldırılarla öldürülmediği bir Türkiye özlemiyle yitirdiğimiz tüm canlara rahmet,yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
