1 eylül eğitim senKESK’e Bağlı Eğitim-Sen Çaycuma Temsilciliği 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle yayınladığı basın açıklamasında, “Silahların ve savaşın konuştuğu yerde ne barış, ne demokrasi, ne de özgürlükten söz edilebilir. Eğitim Sen olarak, savaşa ve ölümlere karşı herkesi demokrasi ve barış için ortak mücadeleye çağırıyor, Türkiye ve dünya halklarının 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutluyoruz” dedi

Açıklamada, “Türkiye içinde ve dışında çatışmaların artmasıyla birlikte, barış talebinin öne çıktığı bir dönemde 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü kutluyoruz. Bu yıl 1 Eylül Dünya Barış günü, yaşadığımız coğrafyada artan çatışma, saldırı ve katliamların, içeride ve dışarıda kışkırtılan savaş ve şiddet politikalarının sonucu olarak yaşanan ölümler, baskı ve şiddet uygulamalarının yaşandığı bir döneme denk gelmiştir.Emekçilerin kazanılmış haklarını ortadan kaldırmak için gece gündüz çalışanlar, bir taraftan işçi ve emekçilerin sofrasındaki ekmeği daha da küçültmek için peş peşe adımlar atarken, diğer taraftan içeride ve dışarıda benimsenen savaş ve şiddet politikaları ile ülkemizi sonu görünmeyen bir karanlığın içine itiyorlar.”diye ifade etti

Yıllardır şiddet ve baskı politikalarında ısrar edenlerin, “yurtta barış, dünyada barış” için mücadele etmek yerine, “içeride savaş, dışarıda savaş” politikasını benimsenmesinin bedelini, bu ülkenin gençleri, yaşamlarının baharında ölüme gönderilerek ödemek zorunda kaldığı  dile getirilen açıklamanın son bölümünde şu görüşler dile getirildi, “Eğitim ve bilim emekçilerinin savaşa karşı demokrasi ve barış için birleşmek dışında başka bir seçeneği yoktur. Çünkü demokrasiyi kazanmak, Kürt sorununun barışçıl temelde ve eşit haklar temelinde çözüme kavuşması, tüm inançların özgürce yaşanabilmesi, emekçilerin hak arayışlarının önündeki tüm engellerin kaldırılması ve gerçek anlamda demokratik bir Türkiye yaratılması hedefine bir adım daha yaklaşılması demektir.Savaşların, işgallerin yoğunlaştığı, farklı milliyetlerden ve mezheplerden halkların birbirine karşı kışkırtılmaya çalışıldığı bugünlerde eğitim ve bilim emekçilerine düşen görev, ülkenin göz göre göre savaş politikalarının içine çekilmesine karşı emek, barış ve demokrasi mücadelesini yükseltmek, her türlü baskıya ve zorba yönetim anlayışına direnmek olmalıdır.”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.