KESK’e Bağlı Eğitim-Sen Zonguldak Şube Başkanı Orhan Yılmaz ile Türkiye Kamu-Sen’e Bağlı Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Şahin Ören arasında süren polemik devam ediyor.
Şahin Ören’in Eğitim-Sen’e yönelik eleştirilerine KESK’e Bağlı Eğitim-Sen Zonguldak Şube Başkanı Orhan Yılmaz cevap verdi. Yılmaz, Şahin Ören’in desteksiz atmaya devam ettiğini dile getirdi.
Yılmaz basına yazılı olarak yaptığı açıklamada, “Öncelikle genel Merkez yöneticilerimizin kiminle görüştüğü değil seni , feriştahını bile ilgilendirmez.”diyerek sert yanıt verdi.
Eğitim-Sen Şube Zonguldak Başkanı Orhan Yılmaz şu görüşleri dile getirdi:
“Eğitim Sen’e karalama yapmayı sendikacılık sanan ve son günlerde bu konuda açık ara önde giden Şahin Ören , cevap verdiğini sandığı açıklamalarında EĞİTİM SEN’e desteksiz sallamaya devam ederken iyice çukura gömülmüş. Yılların alışkanlığı birden bırakılmıyor olacak ki, açıklamasına kanıt diye aldığı haberlerin doğruluğunu araştırmadan , saman alevi iddialarını , kendince doğru sanarak bize veryansın etmiş . Bu desteksiz atma ve yalan rüzgarından kurtulması için ancak şunu öğütleyebiliriz.”Şahin ,sen sen ol,doğruluğunu araştırmadan her duyduğuna gerçek diye sarılma ,internet sitelerinde yazılanların hepsini doğru sanma .Unutma,bu ülkede gaz verenler çok olduğu gibi gaza gelenler de çok oluyor..Sen bundan sonra sakın onlardan olma.Çünkü bugün internet sayfalarında manşete düşen yalan ve yalancılar ertesi gün ortadan kaybolduklarında yalnızca senin gibi yalana sarılanlar kalıyor.Tıpkı yalanlara kaynaklık eden internet sitesine , EĞİTİM SEN düşmanlığından dolayı genel merkezimizin 12 Eylül Pazartesi günü şamarlarcasına verdiği cevapta olduğu gibi.Herkese okumasını öneririm.”
“Ben senin gibi maaşımı sendikadan değil kamudan alıyorum”
Birçok arkadaşım desteksiz saldırılarına , “bırak bir şey söyleme bu kadar saçmalığa cevap vermeye değmez , bunlara kim inanır” dese de , ben Şahin’in bile doğruyu öğrenme hakkına saygı duyarak başlıyorum. Aslında neresinden başlayacağımı da bilemiyorum çünkü gerçekten bu kadar saçmalığa cevap vermek yerine kentimizde bugün , yandaşlığı ile ilgili olarak hakkında bir sürü iddia olan Kahya’nın “Memur Sen’de yapılan haftalık hesap verme ve gelecek haftalara ait talimatların alındığı tahmin edilen toplantı ve sonrasında çekilen fotoğrafların konuşulması gerekirdi” diye düşünüyorum.Unutmadan ve yeri gelmişken bundan sonra benim gündemimde olmayacaksın çünkü okullar açılıyor ve ben senin gibi maaşımı sendikadan değil kamudan alıyorum..Hiç kusura bakma öğrencilerime bir şeyler öğretebilme olasılığını ümitsiz vak’alarla uğraşarak harcayamam.
Eğitim-Sen HDP İlişkisi
“Her neyse , EĞİTİM SEN ve HDP ile ilgili yaptığın tespitlerinle (!) başlayalım.Öncelikle genel Merkez yöneticilerimizin kiminle görüştüğü değil seni , feriştahını bile ilgilendirmez. HDP’nin kimin uzantısı olduğu ile ilgili iddialar sizi bağlar.Tıpkı bu yazışmalara kaynak olan söylenti-dedikodu yayan haber sitelerinin pisliklerine rağmen aksi kanıtlanıncaya kadar HDP yasal bir partidir ve bu ülke yurttaşlarının oylarıyla şu an 3 ncü parti durumundadır.Genel merkezimiz, KHK ‘ler ile çalışanların yargısız infazlarla açığa alınmaları ve ihraçları ile ilgili olarak önce ana muhalefet partisi CHP , sonra da en çok milletvekili olan muhalefet partisi HDP ile görüşmüştür.Mecliste ,hükümetin yanlış uygulamalarına muhalefet eden başka bir parti olmadığından doğal olarak uygulamalardaki yanlışlar nedeniyle bir de Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile görüşülmüş ,sıkıntılar anlatılmıştır. Eğer,sizce görüşülecek bir başka parti varsa ,gidin onlarla da siz görüşün,her şeyi EĞİTİM SEN’den beklemeyin.
Kürt Sorunu konusunda
KESK genel başkanının akil adam olması ile ilgili olarak söyleyebileceklerim ise şunlardır. Kendi kafalarına göre suçlu ilan ettikleri herkesi asmayı çözüm sananların anlayışı gibi “öldürmeyle bitmiyor ki Kürtler,bitseydi ve birilerinin anlayışı doğrultusunda sorun çözülseydi,Lami Özgen , akil adam olmazdı.Farkında değil misiniz? 40 Yılda 40 bin insan ölmüş sorun biteceğine daha da büyümüş.Birçok ilçe,köy oturulamaz hale gelmiş,yüzbinlerce insan göç etmiş hala daha sorun dağ gibi ortada…Her gün şehit cenazeleri illere dağılırken ,senin dediğin gibi lanet ederek bitseydi terör ve şiddet,teröre, Pkk’ya bin kez lanet olsun.Ama bitmiyor.Bir türlü şu gerçek görülmüyor..Birileri bizi Pkk,Suriye ve Irak’ı Işid,Afganistan’ı Taliban,,Rusya’yı Çeçenler ile oyalarken barış,demokrasi ve bütçeden daha fazla pay isteyenlere terörü bahane ederek “ ne yapalım ülkemizin durumu bu diyerek evlerinde ayakkabı kutularındaki paraları sayıyor,zenginliklerini katmerleştiriyorlar ”. Aziz Nesin’in % 60 diyerek bahsettiği “ağaç nedeniyle ormanı görememe aptallığı “ buna deniyor sanırım.
Ayrıca , herhangi bir durum karşısında herkesin sizin gösterdiğiniz gibi tepki göstermesini ,aynı sözcükleri kullanmasını beklemeyin sakın.Çünkü ne düşünce tektir , ne de inanç.Bu nedenle insanları düşünce ve inançları nedeniyle eleştireceğinize onlara saygı duymayı deneyin ,sindirimi daha kolay olur.
Bir zamanlar “devlet memurları sendika kuramaz “ diyen zihniyetin bugün bizlerin işkolumuz ya da ülke sorunları karşısında yaptığımız eylemleri eleştirmesi gelişme midir yoksa hala daha “meleklerin kanatları var mıdır” diye hayatla ilgisiz tartışma sığlığı mıdır ,anlayabilmiş değilim.Bu nedenle sözünü ettiğin Kobani ile ilgili olarak yaptığımız greve gelecek olursak,unutma ,”Misak-ı Milli ile kastedilen yalnızca toprak değildir.Irak ve Suriye topraklarında yaşayan insanlarda tarihsel kardeşlerimizdir ve Misak-ı Milli içindedirler. Oralarda yalnızca Türkmenleri kardeş kabul etmek, bu coğrafyada yaşayan ve bağımsızlık savaşını birlikte verdiğimiz Kürtleri, ortak tarihimizi ve ortak geleceğimizi yok saymaktır” diyebilirim. Işid denilen örgüt kafa kopararak bütün barbarlığı ile sınırımıza dayanırken, Kobani’de yaşayanların katliamla yüz yüze gelmesi karşısında ,insan olma ve akrabalık bağına bakılmadan o insanların ölümleri mi beklenseydi? İşıd , “saldırılarını yalnızca alevi ve Kürtlere yapıyor “ diyerek kayıtsız kalanlar ile insanlık anlayışları “en iyi Kürt ölü Kürttür “kafatasçılığından öteye geçmeyenler bugün sınırına dayanmış İşıd belasından kurtulmak için yoksul anaların kınalı kuzularının nasıl bir bataklığın içine çekildiği de göremiyorlar.
Yapılan onca açıklamaya rağmen teröristlerin Eğitim Sen Genel Merkezinde tedavi edildiği ile ilgili iftiranıza gelince ;
“Anadilde eğitimi savunmak bir eğitim sendikasının en doğal amacıdır”
AFAD tarafından geçici kimlik verilen ve güvenlik soruşturması yapılarak EĞİTİM SEN misafirhanesinde kalanların durumunu gerçekten öğrenmek istiyorsanız internete girerek bir arama motoruna EĞİTİM SEN yazın,genel merkez sayfasına girin , arama kutucuğuna “Afad” yazıp, enter’e bastığınızda karşınıza bu konuda verilmiş en okkalı 2 açıklamayı görecek ve yalanlarınızla yüzleşeceksiniz..Ayrıca EĞİTİM SEN sayfasına girmişken biraz okuyun ve bir şeyler öğrenme şansınızı değerlendirin .Böylece , Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin “anadilde eğitimi savunmak bir eğitim sendikasının en doğal amacıdır “kararına rastlar,insanların konuştukları,düşündükleri,yaşadıkları coğrafyada başka bir dili tanımadıkları için ,türkülerinde ,ağıtlarında ve rüyalarında bile kendi anadilleri ile konuştuklarını biraz olsun anlayabilir, belki de Bulgaristan’daki,Almanya’daki Türklerin kendi anadillerinde eğitim yapmaları için bir talebiniz olduğunu anımsar,samimiyetsizliğinizden utanırsınız.
FETO konusunda
Hukuk yardımı konusunda size gelip ağladığını söylediğin hiçbir EĞİTİM SEN’li olamayacağı için bu lafına çok güldüğümüzü belirtmeden geçemeyeceğim.
Yeri gelmişken hatırlatarak devam edeyim..Zonguldak’ta mahkeme kararlarına rağmen görevine iade edilmeyen 11 okul müdürü var.Bu 11 okul müdürünün kazandıkları 3 davaya rağmen göreve iade edilmeme konusunda dolaşan salakça söylenti ne imiş biliyor musun?Müdürlerin lehinde karar veren hakimler FETÖ üyesi oldukları gerekçesiyle tutuklandıklarından mahkeme kararı tartışmalıymış (!)Maalesef bu ülkede yargının senin lehinde ya da aleyhinde karar vermesi her şeyin bittiği anlamına gelmiyor.Karar verme merciinde olanlar bazen çok yanlış kararlar verebiliyorken bazen de uygulayıcılar yanlışlık yapabiliyorlar.İşte bunun için evrensel hukuk var ve herkes için olmalı diyoruz..Hukuk bir söylenti değil , bir normdur.Bireyleri güçlülere karşı korumak adına düzenlenmiş kurallardır..Bu nedenle tahmin,şüphe ya da siyasal anlayışlarınız nedeniyle insanları ve üyesi oldukları kurumları karalamak hukuk dışı davranışlardır.Sendikacılık değildir.Sendikacılığı çamur atma sanatı sanarak sırtınızı sıvazlayanlar, yaptığın açıklamada Direnç kod adlı Pkk’lı diyerek iftira attığın EĞİTİM SEN Adana şube sekreterine ödeyeceğin tazminat ile baskına uğradığında silah,patlayıcı madde ve örgütsel doküman yakalandığını söyleyerek iyice saçmaladığın EĞİTİM SEN şubeleri iftiran için ödeyeceğin tazminata da ortak olsunlar.
Okullarda mescit açılmasını onaylarken kapatılan okulların İmam Hatip’e dönüştürülmesine karşı olma çelişkileriniz ve benzer tezatlıklarınızın az olmasını umut ettiğimiz bir öğretim yılında , tüm eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize bilimsel,demokratik ve laik bir eğitim öğretim yılı dileriz.
Son olarak , yapılan açıklamalarda Ankara’dan başlayarak batıda her yerde “enselerinde olacağız” dedikleriniz EĞİTİM SEN’liler ise , lütfen dişlerinizi fırçalayın
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
