Ülke gündemine Cumhuriyet Gazetesi yönetimine yönelik baskın ve gözaltılar,saygın kültür dergisi Evrensel Kültür ve birçok yayın organının kapatılması damgasını vurdu.

Zonguldak gündemine ise 29 Ekim’de yayınlanan 675 sayılı KHK ile kamudan KESK’e bağlı Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri (ESM) Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Tahsin Kumkumoğlu, ESM  Zonguldak Şubesi Denetleme Kurulu üyesi Ercan  Acar, ESM eski yönetim kurulu üyesi işyeri temsilcisi  Nevzat Kaynar, ESM üyesi-işyeri temsilcisi Halis Onay,Büro Emekçileri Sendikası üyesi Ereğli Adliyesi Yazı İşleri Müdürü Bircan Sakin ve TTK işçisi GMİS üyesi Salim Çalık meslekten ihraç edilmeleri damgasını vurdu.

Bu iki olay bir anlamda da Türkiye’de ve yerelde AKP’nin darbe bahanesiyle yaratmaya çalıştığı “Cadı Avı”nı ve işin hangi boyuta evrildiğini gösterdi.

Yukarıda ismi geçenleri kent yakından tanıyor.

Herkes biliyor ki bu dostlarımız FETÖ ile bir ilişkisi yok.Eee o zaman PKK/KCK ile ne alakaları var

Bu arkadaşlar için Sosyalist-Devrimci, Sosyal Demokrat derseniz o arkadaşlarımız, dostlarımızda bundan gurur duyarlar. Ama bahane yaratarak “Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte”deyip yardım, yataklık vb.karalama ve yaftalar bu yakıştırmaların bağdattan geri döneceğini her kes biliyor.

Buna kimseyi inandıramazsınız baskı,sindirme,korkutma ile de sonuca gidemezsiniz.

Bakın önceki gün bu konu duyulur duyulmaz, kentin vicdanını oluşturan insanlar işlerine sonverilen dostları, arkadaşları ile dayanışma için bir araya geldi.

KESK Şubeler Platformunda yapılan basın açıklamasında KESK Dönem Sözcüsü Orhan Yılmaz, “Bizler bu topraklarda emek, barış ve demokrasi için mücadele etmenin zor, bedelinin ağır olduğunu ne kadar iyi biliyorsak, son sözü söyleyenlerin de mücadele edenler olduğunu o kadar iyi biliyoruz.  Onursuzca yaşamayı tercih edeceğimizi sananların yüzüne bu gerçek tokat gibi çarpacaktır. Son sözü biz söyleyecek Direne Direne Kazanacağız!”diye haykırdı.

Umuyoruz arkadaşlarımızın işlerine geri dönmesi için başlatılan hukuk mücadelesi bir an önce sonlanır ve bu yanlıştan dönülür.

SGK Müdürü Acar görevden alındı

Çiğden Acar, gelişi de gidişi de muhteşem oldu.

Geldiğinde basına daha çok İhaleler konusunda tutumu konu olmuştu.

Giderken ise başka.

İktidar, memurunu “ispiyoncu” olmazsa görevde tutmuyor.

İspiyon diyorum,ama iktidara göre “Görev” olarak tarif ediliyor.Neden biliyor musunuz?

SGK İl Müdürü Çiğdem Acar apar topar görevinden alındı.

Daha önce, milli eğitimde, sağlıkta da konuşulan şimdi SGK’da konuşuluyor.

Neydi bu konu?

Yukarıdan emir gereği, etrafınızda FETÖ ile ilgili, terör örgütleriyle ilişkili isimlerin çıkartılması talimatı.

Hatta Milli eğitimde AKP’li öğretmenler, solcu öğretmelere, “Ne yapalım sürekli baskı var, var mı sizin bildiğiniz FETÖ’cu ismini verin” diye muhbirlik yapılması istedikleri daha önceleri konuşulmuş ve kamuoyuna yansımıştı.

SGK İl Müdürü Çiğdem Acar’ında merkeze çekilmesinde benzer bir durum ortaya çıktığı iddialar arasında.

Çiğdem Acar’ın kurumda terör örgütüne destek veren ilişkisi olanların isimleri konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğinden görevden alındığı iddia ediliyor.

Bunu buradan yazıyorum ya, bu sadece SGK değil Üniversiteden, TTK’ya bütün Kamu Kurumlarında aynı tutum devam ediyor.Aklıma şu soru takıldı, SGK İl Müdürü Çiğdem Acar bu nedenle görevden alındıysa, İl Emniyet Müdürü Osman AK’ta mı gereğini yapmadı Adana’ya görevlendirildi ne dersiniz?Bilinmez

Çünkü Osman AK ile ilgili olarak  bu FETÖ örgütünde hiç OF’lu yokmu? diye çok tartışılmıştı.

Osman Ak gitti ama tartışma bitmedi.

O da kentte uygulamak istediği görevi dışı uygulamalarıyla anılacak


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.