Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili olarak Kamu’dan ihraç edilen binlerce çalışana yenileri eklenmeye devam ediyor.KESK Zonguldak Şubeler Platformunda basın toplantısı düzenlendi.KESK adına Dönem Sözcüsü Eğitim-Sen Şube Başkanı Orhan Yılmaz yaptığı açıklamada, “15 Temmuz darbe girişiminin artık tümüyle hükümetin elinde bir silaha dönüştüğü, bırakalım 3’er aylık OHAL dönemini, ülkemizin gelecek on yıllarının KHK’lar ile belirlendiği, seçim yapılmasına bile gerek kalmayacak şekilde AKP’nin gelecekte de iktidarda kalmasının zemininin hazırlandığı bir kez daha netleşmiştir.”dedi
“677 sayılı KHK ile yenileri eklenmiştir”
Yılmaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “İçinden geçtiğimiz AKP faşizminde tüm demokratik ilke ve kurallar, temel hak ve özgürlükler ortadan kaldırılmış, kadınlara savaş açılmış, meclis işlevsizleştirilmiş, polis devleti ile tüm yaşam alanlarımız kuşatma altına alınmıştır. Adeta AKP’den habersiz bir yaprağın bile kıpırdamasına izin verilmemektedir. Nitekim Cumhurbaşkanı yüzde yüz denetim sağlanmadan OHAL’in kaldırılmayacağını ifade etmiştir. Denetiminden kast edilenin AKP hâkimiyeti olduğu uygulamalardan kolayca anlaşılmaktadır.
“Ant olsun ki bu hevesleri kursaklarında kalacak!”
“Açığa alınan, ihraç edilen kamu emekçilerine 677 sayılı KHK ile yenileri eklenmiştir. Kısa süre önce ihraç edilen KESK Kadın Sekreteri arkadaşımız Gülistan Atasoy ve SES MYK üyemiz Fikret Çalagan’dan sonra 677 sayılı KHK ile ihraç edilen MYK üyelerimize büro hizmetleri işkolunda örgütlü sendikamız Büro Emekçileri Sendikası Başkanı Fikret Aslan da eklenmiştir. Yine çok sayıda şube başkanı ve yöneticisi arkadaşımız da 677 sayılı KHK ile ihraç edilmiştir. Konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımız açık bir saldırı ve baskı altındadır. Sendikal hak ve özgürlükler KHK’lar yoluyla ortadan kaldırılmıştır. Açık ki, Konfederasyonumuz, sendikalarımız ve üyeler bu yolla biat etmeye zorlanmakta, sendikal eylem ve etkinliklerimizden dolayı pişman ettirilmeye çalışılmaktayız. Ant olsun ki bu hevesleri kursaklarında kalacak!. Teslim alamayacaklar, bizler kazanacağız ve kendileri pişman olacak!
KESK Dönem Sözcüsü Orhan Yılmaz, KHK ile işlerinden edilen KESK Üyelerinden örnekler verdi ve şöyle dedi, “Ortaya çıkan intikamcılığa ve keyfiliğe karşılaştığımız iki örnek nasıl akıl dışı bir süreçten geçtiğimizi gözler önüne sermeye yeterlidir. Sendikamız SES Mardin Şube üyesi Deniz Araç 10 Ekim katliamına ilişkin yapılan basın açıklamasına katıldığı gerekçesiyle ilkin Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla ihraç edilmiş, o karara rağmen ardından 675 KHK ile bir kez daha ihraç edilmiş ve en son 677 sayılı KHK ile de 3. Kez ihraç edilmiştir! Hangi tür bir devletin bir muhalifi bu kadar kafaya takabileceğinin değerlendirmesini sizlere bırakıyoruz.Diğer bir örnek ise SES üyesi Veli Saçılık’ın yaşadıklarıdır.
9 Aralık Katliamı öncesi 5 Temmuz 2000’de Burdur Cezaevi’ne yapılan operasyonda dozerle girilen koğuşta Saçılık’ın kolu koparıldı. Kolu ertesi gün sokakta, bir köpeğin ağzında bulundu. Kolunun kopmasını yeterli görmemiş olacaklar ki, bu kez Saçılık’a “isyan ettiği” gerekçesiyle dava açıldı! Cezası tamamlandıktan sonra kopan kolu için tazminat davası açan Saçılık Antalya 1. İdare mahkemesinin 2005 yılında verdiği kararla yaklaşık 250 bin lira maddi ve manevi tazminat aldı. Karara Adalet Bakanlığı itiraz etti. Danıştay 10. Dairesinde görülen dava 26. Haziran 2013’te sonuçlandı. Danıştay kopan kolu ve uğradığı işkence nedeniyle Antalya 1. İdare Mahkemesinin verdiği kararı iptal etti ve faizleriyle birlikte Veli Saçılık’tan yaklaşık 700 bin lirayı geri vermesini istedi. AİHM kararıyla bu süreç durdurulsa da, devlet bu kez 677 sayılı KHK ile Veli Saçılık’ı ihraç etti.Sendikal eylem ve etkinlikler nedeniyle haklarında onlarca dava açılan ve tümünde iç yargı ve AİHM kararlarıyla aklanan arkadaşlarımızın bu kez KHK’lar ile açığa alınmaları/ihraç edilmeleri darbe girişiminin nasıl bir fırsata dönüştürüldüğüne dair diğer açık örneklerdendir.”dedi
“Gerginlik siyasetine derhal son verilmelidir”
Açıklamanın son bölümünde Yılmaz, “Darbe girişimi bahane edilerek AKP ajandasında geçmişten bugüne var olagelen kamunun tasfiyesi politikalarına hız verilmesini kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Bu uygulamalara karşı üyelerimizi yalnız bırakmayacağız. Bu puslu havayı fırsat bilerek ekmeğimize, işimize, aşımıza, geleceğimize yönelik geliştirilen saldırılara fiili, meşru ve örgütlü mücadele ile cevap vereceğiz.Halklarımızı, emekçileri patlama noktasına getiren, çok tehlikeli bir noktaya varan kutuplaştırma ve gerginlik siyasetine derhal son verilmelidir.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
