15 Temmuz darbe girişiminde sonra alacakaranlık bir ülkede yaşar olduk. Hukuk, ekonomi, bilim ve yaşamın üzerindeki kara bulutlar, göz gözü, gönül gönülü, akıl akılı görmez, anlamaz ve tanımaz hale getirdi. Kimse ne yapacağını, nasıl yapacağını, yapsa olur mu olmaz mı bilemiyor. Korkunç bir toplumsal travma var! Bu bir sosyolojik, psikolojik, ekonomik savaş; kendine, komşusuna ve halkına güvenenler kazanacaklar; bunun yolu-yöntemi bilimsel, ahlaki ve ekonomik dayanışmadan geçiyor.
Son zamanlarda ise ekonomide meydana gelen kur dalgalanması sıkıntı yaratmaya başladı. İki buçukay önce 2 lira 90 kuruştan olan ABD doları nasıl oldu da 3 lira 60 kuruşa kadar çıktı? Çıkması normal mi, anormal mi?. Bence tüm seyir normal. Çünkü iki etken var; birisi siyasi, ikincisi ekonomik. Eğer sadece ekonomik sebepler olarak kalsaydı bunca artmazdı, belki hiç artmazdı. 15 Temmuz darbe girişimi, Avrupa’nın ve ABD’nin bu darbe karşısındaki tavır ve duruşları olumsuz ve karanlık olmasaydı bu kargaşa da olmazdı; sanki onlar da istiyorlarmış gibi bir görüntü ortaya koydular. Son Avrupa Parlamentosu kararı da bu düşünceyi destekler bir algı yarattı!
Kur artışını nedenlerini araştırmak üzere yaptığım kısa çalışma sonunda vardığım bilgiler:
- ABD’nin faiz artırımı kararı sonucunda diğer ülke paraları değer kaybetse bile en çok lira değer kaybetmiş, bu en çok kaypa neden yabancıların Türkiye’den beklentilerinin azalması ve sermayelerini çekmeleri(yabancıların Döviz Tevdiat Hesapları 281 milyar 15 milyon liradan 277 milyar 575 milyon liraya düştü),
- Faiz oranlarının aşağıya düşürülmesi,
- 2002’den sonra ekonomi dıştan gelen fonlarla büyümeye(tüketime) geçmiş, üretimsiz, istihdamsız büyüme yoluna gidilmiştir. Dış açıklar turizm, sigorta, navlun ve müteahhit gelirleriyle karşılanmaya çalışılmıştır. Ayrıca Arap sermayesi ve diğer yabancı sermaye de avantajlı faiz kazancı için Türkiye’yi seçmiştir.
- Dış borç 2003 yılında 144 milyar dolarken bugün 422 milyar dolara tırmanmış; ve bunun yüze 66’sı kamuya, yüzde 34’ü özel sektöre aitken bugün yüzde 71’i özel sektöre kaymıştır. Ayrıca özel sektör borçlarının çoğu da kısa vadelidir,
- Dünya petrol fiyatları 19 ay önce varili 115 dolar iken bugün 30-35 dolara kadar düştü. OPEC 1970’lerde dünya üretiminin yüzde 70’ini kontrol ederken yüzde 30’lara geriledi. Sonuçta Ortadoğu’dan gelen petro-dolarlar gelemez oldu hatta gelenler de gitmeye başladı.
- 2016 yılı Merkez Bankası’nın brüt rezervleriyle kısa vadeli borçlarını karşılaştırdığımızda, Ocak ayında rezervler 92 milyar 856 milyon dolar iken kısa vadeli borçlar 104 milyar 62 milyon dolar, Eylül ayı itibariyle ise rezervler 99 milyar 9 milyon dolar iken kısa vadeli borçlar 103 milyar 305 milyon dolar. İyileşme her ay artarak ilerlemiş, fark oranı ilk ay yüzde 10,8 iken 9. Ay yüzde 4,2 ye düşmüştür. Burada sorun rezervlerden yabancılardöviz olarak çıkış yaparken yurt dışındaki vatandaşların mevduatı TL. olarak kayıtlara geçmiştir. Yani yabancılar vatandaşların dışarıdan getirdiklerini alıp gitmişlerdir. Sorun bundan sonra yabancıların alıp gidecekleri paralardan kaynaklanmaktadır. Yani balayı bitmiş, kel görünmüştür.
Çalışmadan üretmeden yaşamaya, üstelik lüks yaşayamaya çalışanlar, bu konuda yarış yapanlar hiç oraya buraya bakmayın, asıl sorumlu sizsiniz!
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
