Bugünlerin polemik gündemi daha çok AKP, CHP, MHP arasında sürüyor. Fakat söylemek lazım ki, uzun süredir yerel gündemin favori il başkanı MHP İl Başkanı Hamdi Ayan.
MHP İl Başkanı Hamdi Ayan, AKP’nin başkanlık sistemi ile başlayan MHP ile ortak tutumunu en iyi şekilde parti hanesine yazmaya devam ediyor. Bu aynı zamanda Ayan’ın parti kültürünü, politik tutumunu kavrama yeteneğini ve genel politikanın yerele nasıl, kimin eliyle indirilmesi gerektiğini iyi bilen bir profil çiziyor.
Özellikle TTK ile ilgili gelişmeleri birçok siyasiden daha önce, hatta işin göbeğindeki GMİS’ten de daha erken davranarak kamuoyu ile paylaşması partiye önemli bir puan kazandırdı. MHP’nin Başkanlık sitemi ve AKP ile başlayan birlikte tutum alma çalışmalarının sonucu kentimizi ziyaret gelen Başbakan Binali Yıldırım’ı partisine davet etmesi ve bunu gerçekleştirmesi ile doruğa çıkan politik aktivitesi Hamdi Ayan’ın dersine iyi çalıştığını gösteriyor.Hamdi Ayan’ın bu tutumu aslında geleneksel devlet politikasında ki tutumunda yerel yansıması.
Çünkü AKP eliyle, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde değişim geçiren Türkiye Cumhuriyeti Devlet yapısı, kurucu parti CHP’yi ve Kurucu iradenin, halkın farklı kültür, inanç,düşünceleri, Kürtlerden, Alevilere kadar toplumsal kesimlerin temsilcilerini terörize ederek,baskı ve sindirmede kısmen başarılı olan iktidarın korkulu gidişatını frenlemek,dizginlemek ve kurucu iradenin ana ilkelerinin korunmasının garantör partisi rolü bu kez MHP’ye verilmiş durumda.
MHP’nin AKP ile Anayasa değişikliğinin öncesinde Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’in AKP’de görev almasıyla başlayan süreç derinleşerek gidiyor.
İşte tüm bu gidişatı, genelde gelişmeleri yerelde düzgün okuyan siyasi lider olma fırsatı da MHP İl Başkanı Hamdi Ayan ile yürüyor.
Ana muhalefetin pozisyon değiştirmesi bir anlamda da kendine gelmeli ki oyun bozulsun.
Özellikle CHP’nin bu gidişata, masa başından, oturduğu yerden açıklamalarla değil, sahadan,mahalleden,işyerlerinden kısaca sokaktan cevap vermeyi becermeli,demokrasi güçleriyle dayanışmayı güçlendirmelidir.
Genç,yaşam tarzı olarak aktif,bir dönemlerin aktivisti olarak gündeme giren CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun kendisini parti binasına, makam odaları değil, halkın, toplumun içe atmalıdır.Beklenen budur.“Bu daha başlangıç mücadele devam ediyor” diye Gezi sürecince sokakları aşındıran Ebru Uzun, kendi partisinin yönetiminde olan belediye üzerinden yada onun başkan ve meclis üyeleri üzerinden siyaset yapamaz, yapmamalıdır.
Aktivist Ebru Uzun, eğer AKP İl ve İlçe Başkanı’na mesaj vermek istiyorsa bunu parti kitlesini de arkasına alarak, 2009 yılından bugüne adım atılmayan Merkez Lavuar alanından yapmalıdır.AKP’ye burada neden adım atmadığını sormalıdır.
Dere Islahı ile ilgili Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’in verdiği dosyayı masa başından değil, Asma,Üzülmez derelerinin ne halde olduğunu, DSİ’nin neden bu görevi yapmadığını, derelerin bakımı ve temizliğinin,ıslahının belediyenin görevi olmadığını yerinden göstererek militanca mücadele vermelidir.
Özellikle yeni yıl gelmeden birçok kaleme gelen zamlarla ilgili özellikle toplu taşıma,otobüs, minibüs, taksi duraklarını gezerek şöför esnafının AKP iktidarı eliyle nasıl yoksullaştığını dile getiren değerlendirmeler yapmalı her geçen gün yoksullaşan şöför esnafının umudu olmalıdır.
Aktivist CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun, Belediye’nin kamuoyunda maniplasyon ile kitlelere verilen olumsuzlukları tersine çevirecek ustalık yapmalıdır. Ekibini alarak Çaydamardan, İneağzı Mahallesine, Dilaverden, Bahçelievler, Meşrutiyet mahallerine 19 Mahalle de parti sorumlularının öncülüğünde belediyenin yaptığı çalışmaları Zonguldak kamuoyuyla paylaşmalıdır.
Bu konuda nasıl iktidar partisi Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman, alıyor ekibini, yok sahil yolu, yok tüneller vs. geziyor,iktidarın kente ne kadar yatırım yaptığını(!) ballandıra ballandıra anlatıyor.
CHP olarak var, ballandıra,ballandıra anlatma.Gerçekten yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaş.
Şuan ekibinde kitle çalışmasının içinden gelen,devrimci ruhu olan arkadaşlarımız var.
Ekip içinde çok konuşanların değil,iş yapmak isteyenlerin isteklerine kulak vermelisin.İyi niyetle partide görev almış ve parti politikasına uygun,tüzüğe uygun çalışma yapmak isteyen ve sorumluluk sahibi kadrolara kulak vermelisin.
Kısaca Sayın başkanım, sen istersen bunları yapacak aktiviteye uygun ve ekibinin içinde bu çalışmalar destek verecek iyi, genç ve geçmişte önemli çalışmalar yapmış arkadaşlar var.Bunları biliyoruz.Sadece sosyal medyadan eleştirilere cevap verenlerle değil sahaya inmeye, “Birşey yapmalı” diyenlere kulak vermelisin.
Tarih seni pratik göreve çağırıyor
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
