Türk İslam Sentezci ideolojinin iki kanadı AKP ve MHP, 12 Eylül darbe anayasasını mumla aratacak değişikliği büyük bir hızla yapıyorlar. Ara sıra AKP’lilerin “Anayasanın ilk dört maddesi değiştirilebilir” sözlerine, MHP’lilerin karşı çıkışı yüzünden pürüzler çıksa da anayasa yine büyük bir hız ve el çabukluğu ile değiştiriliyor. Toplumsa bu hıza yetişemiyor.
Tüm medya güçleri, bilim çevrelerini, baroları ve aydınları toplumu aydınlatmaktan uzak tutarak bu despotik değişikliği alttan alta desteklerken yine de toplumun sağduyulu ve birikimli hukukçulardan aykırı sesler de gelmeye devam ediyor.
Yargıtay Onursal Başkanı Profesör Sami Selçuk, 10 Ocak 2017 tarihli Cumhuriyette, “Anayasal Devletten, Anayasalı Devlete” başlıklı makalesinde: “Başkanlık sistemleri katı mı katı bir erkler ayrılığına dayanır. Parlamenter sistemlerse daha esnek bir erkler ayrılığını gösterir. 16 Ağustos 1789 tarihli Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nde, herkesçe bilinen 16. madde, “Erkler ayrılığının olmadığı toplumlarda anayasa yoktur” demiştir. Bu ilkeye göre anayasa taslağı yasalaşırsa ülkemizde ortada bir anayasa kalmayacak Türkiye anayasaya dayanan bir ‘anayasal devlet’ olmaktan çıkacak, sadece anayasa adını taşıyan aldatmaca metne sahip bir ‘anayasalı devlet’ olup çıkacaktır” diyor.
Değişikliği dayatan ve halkın iradesini büyük bir iştahla tek kişiye devredenlere, “Hem başkanlık sistemini getirmek iddiasıyla yola çıkacaksınız, hem erkler birliğini dayatacaksınız. Bu bir güldürüdür, böyle bir sistemde demokratik bilince sahip bir başkan bile diktatör olmak, toplumu baskıcı, daha doğrusu tümelci (totaliter) bir rejimle yönetmek zorundadır. Montesquieu’nun teşhisiyle, “O ülkede tek bir insan özgürdür, diğerleri köledir. Kısaca taslak, totaliterliği kurallaştırmaya yeltenen, bu yüzden savunanları da köleleştirip doğduklarına pişman edecek bir metindir” diye uyarıyor.
Baskıcı rejimleri kurtarıcı gibi görenlere “Daha çok yemek içmekle meşgul bir halk var. Demokrasi, laiklik, hak ve özgürlükler, erkler ayrılığı, yargı bağımsızlığı gibi demokratik erdemleri kaygı edinmiş bir kamuoyu henüz yok ülkemizde. İktidarlar çok zaman bu durumu sürgit kötüye kullanmışlardır.” Cumhurbaşkanına da seslenen Selçuk, “Muhalefetin de katkısı ile 2007ye kadar iyi işler başardınız, sonra yandaşlarınız sizi sürekli yanlışa sürükledi. Şimdi ise son vuruşa hazırlanıyor, sizi “zorunlu diktatör” yapmak istiyorlar. Kendisine padişahlık, halifelik önerilen M Kemal gibi bunları elinizin tersiyle geri çevirin. Bilim olguları deneyerek gözlemleyerek “kavram” üretir. “Stratejik derinlik” “değerli yalnızlık” gibi zihinsel kurgular, metafizik kavramlarla olgular değiştirilemez, ayakları yere basmadığından gerçek bir dış politika yapılamaz, ülke yönetilemez” diyerek de uyarıda bulunuyor.
Vekâletin vekâleti:
Demokratik kamuoyu ve çok sayıda yurttaş girişimlerinden milletin vekillerine mektuplar yazılıyor ve deniyor ki:
“Adımıza kullandığınız yetkilerin kim olursa olsun, kişiye devredilmesi, milli iradeye darbe ve parlamenter sistemin sonudur. Hangi partiden seçilmiş olursanız olun, TBMM’de hepimizin, bütün milletin vekilisiniz. Parti, siyaset, din, dil, ırk, mezhep gözetmeksizin bütün yurttaşların haklarının savunucusu, taleplerinin sözcüsüsünüz. Meclisteki güzümüz, sesimiz, kulağımızsınız. Oyunuzu kullanırken kendinizi değil, bizi temsil ettiğinizi, bizim adımıza oy verdiğinizi unutmayın. Biz yurttaşlar tarih ve toplum önünde uyarı görevimizi yapıyoruz. Parlamenter demokrasiyi, meclisi, ülkemizin ve halkımızın geleceğini korumak için seçilmiş sizler, tarihe ve bize karşı sorumluluğunuzu unutmayacağınızı bir kez de olsa hatırlatıyoruz.”
Her yurttaş gibi ben de Zonguldak’ın meclise gönderdiği 3 AKP’li, 2 CHP’li beş temsilcisine diyorum ki: Sayın vekiller! Mecliste benim adıma söz söylüyor, karar veriyorsun, bana rağmen vereceğin yanlış kararların sorumluluğunu taşıyabilecek misin? Benim sana verdiğin yetkiyi, başkalarına devrederken milyonlarca işsiz, güçsüz, köy ve kır emekçisini yerli yabancı çok uluslu dev şirketlerin emrine verdiğini biliyorsundur umarım. Benim sesimi kesen medyaya teslim ettiğini umarım biliyorsundur.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
