Sermaye sınıfı, 24 Ocak 1980’de istikrar tedbirleriyle baskı altına aldığı işçi sınıfına karşı saldırganlığını bugünlerde daha da arttırıyor. Bir tarafta asgari ücreti açlık sınırı altında tutarak çalışanları ve emeklileri açlıkla terbiye ederken, diğer taraftan milli güvenliği tehdit gerekçesiyle grevleri erteliyor. Diğer taraftansa devlet yönetimini “partili cumhurbaşkanlığı sistemi” adı altında, sermayenin faşist diktatörlüğüne dönüştürerek işçi sınıfını sonu gelmez baskılarla sömürüye mahkûm etmek için saldırganlaşıyor.

Anayasa değişikliğini bir AKP projesi olarak düşünmek yanlıştır. AKP’ye bu anayasal değişikliği kimlerin yaptırdığını anlamak, ona göre davranmak gerekiyor. Gündeme getirilen değişiklikle başta işçi sınıfı olmak üzere halkın, üniversite gençliğinin, madencinin, varoş ve köy insanı ile emeklinin alın terinin, emeğinin nasıl alınıp götürüleceği üzerine bilgi edinmek, fikir sahibi olmak ve geleceğimizin nasıl karartılmak istendiği üzerine uygarca tartışmaya ihtiyacımız var. Yoksa 1982 anayasasında olduğu gibi evet deyip geçelim de politikanın bıkıp usandırdığı konuşmalardan kurtulalım, demenin mantığını ileride yine çok çok konuşmak zorunda kalabiliriz.

Anayasal değişikliğe “Hayırcılar” karşı duruşa hem erken başladılar, çalışmalar hem de yoğunluklu gidiyor. Birleşik Haziran Hareketi, 5 Şubat günü Kadıköy Caferağa Kapalı Spor Salonunda “Yeni Bir başlangıç İçin HAYIR” kampanyası başlattı ve “Hayırı Dalga Dalga Çoğaltalım” dedi. Sosyal medya hızlı çalışıyor.

Referandum konusunda toplum ikiye ayrılmış durumda. Sayın Erdoğan’a gönül bağı ile bağlı olanlar kendilerini “evet” konusunda sorumlu tutuyorlar. Hak İş Başkanı Mahmut Arslan, referandumda “evet” taraftarı olduklarını söylüyor. Hak İş ile Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) Gaziantep’te ortaklaşa düzenlediği ve Çalışma Bakanlığı tarafından finanse edilen İşçi ve İşverenlerin uyum kapasitelerinin sosyal diyalogla anlayışı ile arttırılması “Teknik Destek Projesi” kapsamında gerçekleştirilen, İş Yaşamı Becerileri Eğitimi’nin açılışında şöyle diyor. Her şeyden önce TC Devletinin gerek parlamenter sistem olarak, gerekse halk karar verirse cumhurbaşkanlığı veya başkanlık sistemi olarak neyi kabul etmişse başımızın üzerinde yeri vardır. “Evet”e Memur Sen yönetimi de aynı minvalde dahil oluyor. Bu iki konfederasyonun yöneticileri 15 yıldır AKP iktidarı ile bu kadar iç içe olurken çalışan kesimden çok işveren hakları ile meşgullerdi. Türk İş ne şiş yansın ne kebap, diyerek ortada bir politika izlerken Türkiye Kamu Sen hayırcılar safında yer alsa da aslında MHP’den kaynaklı ikircikli durumda kalıyor. KESK, DİSK ve muhalefet partileri ile işçi sınıf partileri en çok ses çıkaran ve itiraz eden konumdaydılar.

Anayasada yapılacak değişiklikle ilgili olarak başta Hak İş, Memur Sen, Türk İş üyesi işçilere hatırlatılması gereken, 12 Eylül 1980 anayasasına evet diyen Türk İş’ üyesi işçilerin düştükleri konuma düşecekleridir. Zaman öyle hızlı aktı ki bunun en iyi örneğini GMİS üyesi maden işçileri 90 günlük bir grevin ardından Ankara’ya yürüyerek yaşadılar. Yani demem o ki, Nisanda yapılacak değişiklikle yalnız muhalif işçilerle memurlar haklarını kaybetmeyecek, en çok da yandaş sendikaların üyeleri zarar görecek. Zira yandaş sendikalara üyelerin kendilerini sermayeye (işverenlere) pazarlayan yöneticilerin elinden kurtarmaları hiç de kolay olmuyor, olmayacak da. AKP İktidarı öyle uygulamalara imza attı ki işçi sınıfının hayalinden bile geçmeyen uygulamalara imza attı. Geçen Ağustosta varlık fonu kuruyor, 6 Şubatta da işçilerin emeği ve parası ile kurulup şçi sınıfının hiç yararlandırılamadığı PTT, THY, BOTAŞ, Ziraat Bankası, Halk Bank, Türk Telekom, Milli Piyango, Türkiye Petrolleri, Türk Sat, Eti Maden ve Çaykur’u bu fona devretti. Şimdi bu kurumların gelir ve giderleri artık denetim dışıdır ve tamamen keyfidir.

Unutmamak lazım, baskıcı rejimlerle sermaye sahipleri arasında her zaman iç içe geçmiş ilişkiler vardır. Bunlar basitçe bir kişinin projesi değildir, arkasında sermayenin çıkarları ve desteğinin olduğunu görmek bugüne ilişkin bazı ipuçları verir.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.