8 Mart’ın direniş ruhunun temelleri 1857 yılında Nev Yorkkentinde, düşük ücretle, insanlık dışı koşullarda çalışmak zorunda bırakılan emekçi kadınların mücadelesiyle atıldı. Yüzyıllar öncesinden başlayan, her türlü baskıya, şiddete ve ayrımcılığa karşı kadın özgürlük mücadelesi, bu günde devam etmektedir.
Türkiye’nin dört bir yanında kadına şiddetin hergün yaşandığı, cezaevlerinde kadınların atıldığı, iş yaşam koşullarının her geçengün tehdit eltında olduğu ülkemizde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nünde farklı etkinlikler düzenledi.Kentimizde de birçok etkinlik yapıldı.
Zonguldak Kadın Platformu İstasyon Caddesinden başlayan Madenci Anıtı’nda son bulan geniş katılımlı yürüyüş düzenledi.
Zonguldak Kadın Platformu Adına Dönem Sözcüsü Meral Bıyık Küçükyılmaz açıklamayı okudu. Küçükyılmaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Aklımız, emeğimiz ve bedenimiz üzerindeki her türlü baskıya, sömürüye ve şiddete sonvermek için sürdürdüğümüz eşitlik ve özgürlükmücadelesini kadın dayanışması ile büyütüyoruz. Arjantin, İrlanda; İrlanda, İsrail, İtalya, Meksika, Peru, Uruguay,Polonya,Rusya,Salvodore, ve daha 60 ülkede eş zamanlı kadın eylemleri ve kadın grevleri ile tüm kadınlar birbirimize ses oluyoruz. Dünyanın dört bir yanında ki kız kardeşlerimizle birlikte yükselen faşizme, emek sömürüsüne, erkek devlet şiddetine karşı ve özgürlük mücadelesini büyütüyoruz. Heryerdeyiz.
15 Temmuz darbe girişimini her türlü dayatmaya bahane olarak kullanan siyasal iktidar gece yarıları çıkardığı KHK’lar ile binlerce kadını mesleğinden ihraç etti. 12 Eylül darbesine rahmet okutan ve 20 temmuzdan bu yana ilan edilen OHAL’in sınırlarını aşan sıkıyönetim uygulamalarıyla en temel hakların dahi kullanımını hukuksuzca ve keyfiyetle engelliyor. Her kriz döneminde olduğu gibi işsizliğin, yoksulluğun, ayrımcılığın en ağır faturası ise şüphesiz yine kadınlara ödettirilirken bir de esnek ve güvencesiz çalışma ile kadın emeğisermayenin sömürüsüne açılıyor.
Geleceğimizi kendi ellerimizle kurmak için diktatörlük yasasına hayır diyoruz. Eşitlik ve özgürlük mücadelemizi her yerde sürdüreceğiz. Tacizleri, tecavüzcüleri, ve kadın katillerini kollayanlara, çocuk istismarını yasalaştırmaya çalışanlara, “boşanırsan öldürürüm” diyen erkek akla, kadını “son bir kez” affetmeye zorlayan devletin en küçükbirimi olan aileye, kadını eş-çocuk-ev üçgeninde boğmaya çalışan devlete ve emeğimizi sömüren sermeyeye teslim olmayacağız.
Yasaklar sizin olsun, 8 Mart bizimdir.
Kadınların varlığını ve mücadelesini zorba düzenleri için tehdit olarak görenler bu yıl pek çok yerde OHAL’in arkasına sığınarak 8 Mart’ı yasaklamak istediler. Kadınların isyanını direnişlerini ve Hayır’larını sokaklarda haykırmasından korkanların baskı ve tehditleriyle oluşturmak istedikleri karanlığı yine kadınların örgütlü mücadelesi yırtacak. 8 Mart yasaklarını tanımıyoruz ve hayatın her alanında kadın erkek eşitliğine giden yolda yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz. Dünyanın yarısını oluşturan biz kadınlar evde, sokakta, okulda,işte, ve hayatın her alanında,toplumsal yaşamda bizleri yok saymaya çalışan sisteme karşı direnmeye devam edeceğiz. Haklılığımızdan ve mücadelemizden aldığımız güçle taleplerimizi bir kez daha buradan ifade ediyoruz.Eğitim alanı başta olmak üzere, kamusal alandaki tekçi gerici ve cinsiyetçi uyglamalara son verilmeli, laik ve bilimsel kamusal hizmet sağlanmalıdır.
8 Mart resmi tatil ilan edilmelidir.
Biz kadınlar olarak, İş güvencemiz, Yaşam güvencemiz ve geleceğimiz içintüm kadınları Mücadeleyi ve dayanışmayı Büyütmeye Çağırıyoruz. Biz kadınlar birlikte daha güçlüyüz. Birlikte başaracağız.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
