Burjuvazinin Endüstri 4.0olarak yükselen yeni dijital teknolojiyi, azami kar, rekabet gücünü arttırma, maliyetleri düşürme, üretim verimliliğini arttırma ve kendi idare sistemini mükemmelleştirme bağlamında istediğini, hazırladığını belirtmiş, bunu da kendini geliştirme ilkesinden hareketle “Yıkıcı Yaratıcılık” la yaptığını, sendikaların da buna bir şey demeleri gerektiğini yazmıştık.
Sendikacılar, görevlerini hakkıyla yerine getirebilmek için işverenlerin, onların siyasal sözcülerinin her gün açıktan veya üstü örtülü değindiği, başlattığı ya da başlatmayı düşündüğü her planı, her uygulamayı izlemek, temsil ettikleri işçi kesimi açısından bunların sonuçlarının ne olabileceğine dair kafa yormak durumundadırlar. Bunun için araştırma daireleri kurarken asıl görevleri bunu bir uzmana devretmek değil, uzmandan öğrenmektir. Sendikalar bu işleri aksattıkları için öteki görevleri de aksatıyorlar. Bu konuda ne DİSK, TÜRK İŞ, ne de KESK, T KAMU SEN’İN sitelerinde bu konuda hazırlık yapıldığına dair emareye rastlanmamaktadır.
Almanya ve Avusturya’da sendikal hareketin çeşitli girişimleri var, ama bunlar henüz düşünce, plan ve eylem düzleminde yeterli ve yaygın değiller, yalnız uluslararası bazı sendika sitelerinde “araştırma raporu” vb olarak yer almakta. Avrupa Sendikalar Konfederasyonuna bağlı ama bağımsız bir araştırma kuruluşu olarak çalışan Avrupa Sendikal Enstitüsünde bazı çalışmalar yürütülüyor. Bu bağımsız kuruluşun yayınlanan raporunda, Dördüncü Endüstriyel Devrim diye adlandırılan gelişmelerin bildiğimiz, tanıdığımız dünyada, şiddetli altüst oluşlara yol açacağı belirtiliyor, imalat endüstrisiyle hizmet sektöründeki ve toplumsal yaşamdaki sonuçları olumlu olumsuz yönleriyle ele alınıyor.
“Dijital devrimin, akıllı fabrikalar, akıllı iş örgütlenmesi, akıllı işletmecilik, akıllı kentler, akıllı mağazalar, akıllı enerji üretim sistemleri, akıllı ulaşım altyapıları vb getirme” iddiasında olduğunu dile getiren çalışma, yeni istihdam yöntemlerini, işverenlerin yeni idari yaklaşımlarını ele alırken emekçileri iş ve ev yaşamları arasındaki sınırların iyice bulanık hale geldiğine işaret ediyor. İşçinin sürekli eğitimi ve mesleki gelişimi, dijital dalgasının yarattığı eşitsizlik ve ayırımcılık sorunlarına parmak basıyor. Kol işçisine ne olacak, büro işçisine hizmet sağlayan işçiye ne olacak?” sorusunu soruyor. Bu gelişmeler karşısında Avusturya, Alman ve Fransız sendikaları, şimdi kapıdan bakan değişimin neler getireceğini tartışıyorlar.
Dördüncü endüstri devriminin emek piyasalarına etkisi dört başlık altında toplanabilir. 1- İşin yaratımı (İstihdam): Yeni sektörlerin yeni ürünlerin ve yeni hizmetlerin ortaya çıkması. Veri arayıcı/ toplayıcı, veri analisti, veri idarecisi, programcı, akıllı makine operatörü vb. 2-İş değişimi. İşçi ile akıllı makine arasında yeni bir ilişkinin doğması, yeni çalışma biçimlerinin ortaya çıkışı. 3- İşin ortadan kaldırılması. Bilgisayar kullanımı, otomasyon ve robot kullanımı sonucunda bugün var olan birçok işin, mesleğin 10- 20 yıl içinde ortadan kalkması ile işçilerin işsiz kalması. 4- İşin başka mekânlara kaydırılması.
Bu dört olgu, giderek artan ölçüde kutuplaşmış bir toplum yaratacaktır. Kazanan her şeyi alır, anlayışını yaygınlaştıracaktır. Bununla birlikte çalışanın performansının izlenmesi sonuçlarının ne olacağı tartışmasıyla işçilerin özel kişisel kurumsal bilgilerinin, alışkanlık ve davranışlarının işverenlerce internet üzerinden başka şirketlerce izlenip denetlenmesinin işçi haklarının ötesinde yurttaş ve insan hakları açısından sonuçlarına nasıl karşılık verilecek?
Akıllı makineleri kullanmasını öğrenemeyen yüz milyonlarca işçi ne olacak? İşi kaldırılan tecrübeli işçiler kahve köşelerinde çürümeye mi terk edilecek? 444 eğitim sistemi ile imam hatip lisesinde bolca iman dersi almış ama yeni teknoloji uygulamaları için yeterli öğretim, eğitim ve zihinsel hazırlığı olmayan yüz binlerce genç işçi adayı ne yapacak?
Olumsuzluklara karşı mücadelede en büyük kozumuz, işçi sınıfının en geniş örgütlü birliği ve bilgisidir. Bilgi güçtür. Sendikacılarımıza tavsiyemiz: *Her şeyi sorgula. Kendin araştır. *Öğrendiklerini üyelerine aktar. Sorun çözümüne dönük tartışmayı özendir. *Örgütsüz ve bilinçsiz işçi bir hiçtir. *İktidardaki sınıfın planlarının siyasal özünü anla ve karşı adım geliştir. Bu yazı EMAR Kurucusu İsmail Büyükakan (http://emarvakfi.org/DIGITA1.pdf) alınmış ve kısaltılmıştır.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
