CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, CHP Zonguldak İl Başkanlığı’nın HAYIR kampanyası çerçevesinde yaptığı çalışmalar nedeniyle kentimizde ziyaretler gerçekleştirdi.İlk olarak CHP İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi.Ardından Kozlu’da çalışmalarını sürdürdü.

Toplantının ana gündemi Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan kriz oluşturdu.

Pekşen Dış Politika konusunda yaptığı basın toplantısında AKP iktidarının 14 Yıllık Dış Politikasını eleştirdi.

Özellikle Ortadoğu’da yaşanan ve Suriye Krizi olarak da tarife dilen bölgede PKK/PYD ve IŞID’e yönelik Hükümetin Dış politika da sınıfta kaldığını dile getirdi.

Pekşen, son olarak yaşanan Hollanda Krizi konusunda ise, “Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan sipariş gerilim defolu çıktı. Senaryo hazırlandı, potansiyel kötü adam seçildi.”dedi

Pekşen özetle şu değerlendirmelerde bulundu, “Türkiye’nin, potansiyel bir düşman aranmakta olduğunu görmemek için kör olmak yetmez.Oysa dünyada herkesin bildiği bir gerçek var ki, dış politika medya şovlarıyla değil, kapalı kapılar ardında yapılır.Dış politika, partilerin oy alması amacına yönelik değil, yalnızca ve yalnızca ülkelerin çıkarları için yapılmaktadır. Dışişleri bürokratları kapalı kapılar ardında bu durumu Sayın Bakan’a kaç kez söylemişlerdir. O halde olan biten her şey çok açıktır.

Türkiye’de gerçeklerin baskılandığı ve aklına gelenin devlet olanaklarını canı istediği şekilde kullanarak, kumpas kurduğu, 2002 yılından günümüze kadar yaşanan birçok olayla defalarca kez görülmüş ve teyit edilmiştir.Bütün bu olan bitenlerin Anayasal düzenin askıya alınmış olmasının esas nedeni bu duruma başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere, tüm yargı kurumları Yargıtay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın sessiz kalmasıdır.

Görüleceği üzere yalnızca son 15 gün içinde Dışişleri Bakanı’nın rol model olarak yürüttüğü ve tümüyle referandum sonuçlarına yönelik olan politikaların asıl nedeni göz göre göre oynanan bu planlı senaryonun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından göz ardı edileceğine ilişkin özgüvenidir.

Son sekiz yıldır, dış politika süreci iyi analiz edildiğinde Türkiye’nin dış politika yanlışlarının bedelini yatırımcımızdan, işçimize, çiftçimizden, sanayicimize, işadamımıza kadar toplumun her kesimi çok ağır bir şekilde ödenmiştir, ödemeye de devam etmektedir.Bugünler geçecektir, Türkiye korkuya teslim olmayacak, güçlü, uygar dünyanın saygın bir ülkesi olarak 16 Nisan referandumunda, bu gayri meşru dış politikaya hayır diyerek umuda yelken açacaktır.”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.