16 Nisan’da gerçekleşen Anayasa Referandumu’nda Zonguldak’ta HAYIR çıkmasının verdiği moral motivasyon 1 Mayıs’ta Madenci Anıtı’na yansıdı. Bir anlamda Emeğin Başkenti HAYIR’ına sahip çıktı.Ve 1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik-Mücadele ve Savaşım Gününden İktidara önemli mesajlar gitti.

1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik,Mücadele ve Savaşım Günü Ülkenin birçok noktasında olduğu gibi kentimizde de coşkuyla kutlandı.İstasyon Caddesinde buluşan katılımcılar, yürüyüş kortejiyle Madenci Anıtı’da buluştu. Yaklaşık 5 Bin kişinin katıldığı mitingde Maden işçilerinin yoğun katılım gösterdikleri gözlendi. 1 Mayıs Yürüyüş ve Mitingi’ne Zonguldak Milletvekilleri Şerafettin Turpcu ve Ünal Demirtaş, önceki dönem CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ile ilçe ve belde belediye başkanları ve siyasetçiler, TÜRK-İŞ, DİSK, KESK, BİRLEŞİK KAMU-İŞ’e bağlı sendikalar, TMMOB, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, öğrenci, gençlik ve taraftar grupları katıldı.

Bu 1 Mayıs’ta ana gündem daha çok Kıdem tazminatının geleceğine yönelik sloganlar ve taşeronlaşmaya son verilsin vurgusu öne çıktı.Madenciler alana girerken,  “Maden işçisi demokrasi bekçisi”, “Geliyor geliyor madenciler geliyor”, “Madenler bizimdir bizim kalacak” sloganları attılar. İstasyon Caddesi’nde toplanan binlerce katılımcı, buradan Maden Anıtı’na yürüdü.Özellikle 16 Nisan’da gerçekleşen Anayasa Referandumunun kentte HAYIR çıkması mitinge katılanlarda moral motivasyonunun oldukça yüksek olduğu izlendi.

Demirci; “İşte, yine meydanlardayız ve haklı taleplerimizi haykırıyoruz”

İlk olarak kürsüye GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci geldi. Demirci önemli mesajlar verdi, “Emeğin Başkenti Zonguldak’ımızın; demokrasi aşığı, cesur, yiğit, mücadeleci, sevgi dolu insanları, ayrılmaz parçamız Karabük ve Bartın’dan gelen sevgili kardeşlerim, 1 Mayıs Tertip Komitesi adına, hepinizin 1 Mayıs İşçi-Emekçi Bayramınızı kutluyorum, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. İşçi sınıfının ve emekçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününde Zonguldak’tan, ülkemize ve dünyaya anlamlı bir mesaj veriyoruz. İşte, yine meydanlardayız ve haklı taleplerimizi haykırıyoruz. Göstermiş olduğunuz bu kardeşlik duygusu için hepinize tek tek teşekkür ediyoruz. Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozdurmasın. Bu kente Emeğin Başkenti sıfatını kazandıran başta maden şehitlerimiz olmak üzere, ülkemiz ve milletimiz için hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum. Sendikamız Genel Başkanı, Türk-İş Genel Sekreteri, emek mücadelesinin unutulmaz önderi Şemsi Denizer’e ve zamansız kaybettiğimiz Sendikamız Genel Sekreteri Hakkı Arslan kardeşimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Bizden sonrakilere daha güzel bir Zonguldak, daha güzel bir Türkiye ve dünya bırakmak için; burada ve ülkenin dört bir yanında meydanlarda buluşan dostlarımıza sağlık ve mutluluk diliyorum. Zonguldak olarak, Türkiye olarak zorlu bir dönemden geçiyoruz. Komşularımız ateş çemberi oluşturdu. Kan, gözyaşı ve savaş var. Askerlerimiz sınır dışına gidiyor, savaş bölgelerinden milyonlarca insan ülkemize geliyor.”

Demirci; “Biz, ülkemizde barışı ve kardeşliği geliştirmek için meydanlardayız.”

“Boğazımıza kadar savaşın içindeyiz ve komşularla sıfır sorun ortamını yaratmak mümkün görünmüyor. Sadece komşularla değil başta ticaretimizde önemli yeri olan Avrupa ülkeleriyle de sorunlarımız var. Her şeyden önce bu sorunları biz işçiler, emekçiler yaratmadık. Bu savaşın ve yanlış politikaların bedelini de biz ödemeyeceğiz. Zorunlu bireysel emeklilik uygulamasıyla, kıdem tazminatına göz koyarak, toplu iş sözleşmelerinde haklarımızı gasp ederek, yeni zamlarla bizim üzerimizden kaynak yaratmak isteyenlere izin vermeyeceğiz. Biz savaş istemiyoruz. Yıllardır ülkemizde terörü destekleyerek, kardeşliğimizi bozmak ve bizi güçsüz düşürmek isteyenlerin bölgemizdeki savaş senaryolarına alet olmak istemiyoruz. Biz, ülkemizde barışı ve kardeşliği geliştirmek için meydanlardayız. Bakınız burası Zonguldak, 170 yıldır Anadolu’nun dört bir yanından gelen insanlarla bu şehri oluşturduk ve kardeşçe yaşıyoruz. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında meydanlarda kardeşliğimizi pekiştiriyoruz. Barış içinde yaşayabileceğimiz, kardeşliğimizi güçlendirmenin tek yolu, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işletilmesidir.

Demirci, “Bugün Zonguldak’ta yaşanan sorunların sorumluları da ülkemizi yönetenlerdir”

Demokrasiyi işletirsek kötü niyetli insanlar fırsat bulamaz. 12 Eylül Askeri cuntasından bu yana gelen giden kanunları değiştiriyor, ama hiç kimse Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu’nu değiştirerek halkın yönetime katılımını kolaylaştırmadı.Hiç kimse sendikaların örgütlenmesi önündeki engelleri kaldırmadı. Genel Maden İşçileri Sendikası olarak İzmir’de örgütlendiğimiz işyeri kapatıldı, işveren başka bir isimle çalışmaya devam ediyor. Aydın Çine’de örgütlendik işçi arkadaşlarımız işten atılıyor. Mahkemelerde sorunlar çözülmüyor. Biz; Hukukun egemen olduğu bir Türkiye’de, can ve mal güvenliği kaygısı taşımadan, güven içinde yaşamak istiyoruz. Aydın Çine’den, Sendikamızda örgütlendikleri için işten atılan emekçi kardeşlerimizi temsilen iki arkadaşımız aramızdalar. Hoş geldiler, sefa getirdiler. Bugün Zonguldak’ta yaşanan sorunların sorumluları da ülkemizi yönetenlerdir. Hala yollarımız yapılmamışsa ve bu bölgeye yatırımcı gelmiyorsa, bunun sorumlusu biz değiliz. Bu şehir, 2009 yılından bu yana net göç veriyorsa ve nüfusu azalıyorsa bunun sorumlusu biz değiliz. Bu şehrin en güzide kuruluşu Türkiye Taşkömürü Kurumu zarar ediyorsa bunun sorumlusu çalışanlar ve Zonguldak halkı değildir. Bu şehir, başta enerji santralleri olmak üzere çevre ve sağlık sorunları yaşıyorsa bunun sorumlusu biz değiliz. Biz, bütün bu sorunların çözümü için başta iktidar partisinin siyasetçileri olmak üzere ilgili bürokratları ve bakanları yıllardır uyarıyoruz.  Raporlarımızı veriyor, her ortamda anlatıyoruz.”

Demirci; “Zonguldak halkı olarak ülkemizi yönetenleri bir kez daha doğrudan uyarıyoruz”

“Son olarak referandumda, Zonguldak doğrudan bir uyarı yaptı. Şimdi burada siyasetçi, vekil, bürokrat demeden Zonguldak halkı olarak ülkemizi yönetenleri bir kez daha doğrudan uyarıyoruz. Bu yanlış politikalardan vazgeçiniz, eğer devam ederseniz bu yanlışlarınızın bedelini mutlaka ödersiniz. Genel Maden İşçileri Sendikamız, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda, Maden Tetkik Arama Kurumu’nda örgütlü bir sendikadır. Atatürk’ün emriyle kurulan MTA ülkemizin yeraltı zenginliklerini araştırıyor. MTA ne zaman ihmal edilmişse Türkiye zora düşmüştür. Türkiye Taşkömürü Kurumu ne zaman ihmal edilmişse önce Zonguldak, sonra Türkiye zora düşmüştür. Biz, yıllardır bu kurumları yakından izleyen bir Sendika olarak yönetenleri uyardık, uyarıyoruz, uyarmaya devam edeceğiz. Birileri geliyor, birileri gidiyor, hep aynı yanlışlar yapılıyor, sonuçta doğruyu görüyorlar, gereğini yapmıyorlar ve bedelini ödüyorlar. Burası ülke sanayisinin can damarıdır, sigortasıdır. Zora düştüklerinde başvurdukları yer burasıdır. Bizim, yerin altında yüz yıllık kömür rezervimiz var, tecrübemiz var. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun yerini dolduracak bir özel sektör yoktur.  Kimse hayal kurmasın, kimse rüya görmesin ve kimse kimseyi kandırmasın. Üniversitemiz, TTK ve bölge raporunu hazırladı. Bunun başka yolu yoktur. Biz işimize, aşımıza, bölgemize, ülkemizin ve milletimizin geleceğine, yeraltında ve yerüstünde sahip çıkmaya devam ediyoruz.Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda Soma modeli dayatmasını kabul etmeyeceğiz. İşçi alınsın üretim artsın istiyoruz. Türkiye’nin iş cinayetlerinde üst sıralarda yer almasına izin vermeyeceğiz. Biz, örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Taşeronda güvencesiz, kuralsız, köle gibi çalışmak istemiyoruz. Kıdem tazminatına el uzatılmasına asla izin vermeyeceğiz. Biz, insanca çalışıp, insanca yaşamak istiyoruz. İşsizimize iş, emeklimize hak ettikleri saygınlığın verilmesini istiyoruz. Parasız eğitim, parasız sağlık istiyoruz. Asgari ücretin bireye değil aileye göre hesaplanmasını istiyoruz.  Vergide adalet istiyoruz. Üniversitelerimizin özgürleştirilmesini ve bilim üretmesini istiyoruz. Biz, ülkemizde ve dünyada barış istiyoruz. Hepinize tekrar teşekkür ediyor, sevgilerimizi ve saygılarımızı sunuyorum. Yaşasın işçilerin, emekçilerin birliği. Yaşasın 1 Mayıs.” Demirci’nin konuşması sırasında, “Emeğin Başkenti şanlı Zonguldak”, “Yaşasın emek dayanışması”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “İşçi alınsın üretim artsın” sloganları atıldı.

Alacalı: “Bitmeyen yollarımız gibi, yalanları da bitmeyecek”

Daha sonra kürsüde Demokrasi Platformu adına KESK Dönem Sözcüsü Erkut Alacalı konuşma yaptı.  “Her güzelliğin en güzel yalanlarla karartıldığı ülkemin güzel insanları. Bu kentin varoluş nedeni olan madenleri bir avuç sermayedara peşkeş çekilirken size her türlü yalanı söyleyecek, iş güvencenize dokunulmayacağını anlatacaklar. Tıpkı daha önceden yaptıkları özelleştirmelerde söyledikleri yalanlar gibi. Hatta TTK’nın daha rantabl çalışacağını söyleyerek işçi alınacağını bu nedenle özelleştirmeye karşı çıkmamız gerektiği söylenecek. Tıpkı yıllardır bitmeyen Filyos Projesi yalanı gibi. Tıpkı yıllardır bitmeyen yollarımız gibi, yalanları da bitmeyecek. Onlar Doğu Karadeniz Derelerine kurdukları HES’lerle doğayı katlettikleri yetmezmiş gibi kentimize kuracakları termik santrallerle bizleri zehir solumaya, kanser olmaya mahkûm edecekler. TTK zarar ettiği için özelleştirilecekmiş. Özel sektör kar edipte siz zarar ediyorsanız politikalarınız ve yönetim şekliniz yanlış demektir. Sosyal devlet, bir kentin ana damarı olan kurumu zarar da etse sahip çıkmak zorundadır. Zonguldak’ı enerji kenti yapmaya çalıştıklarını söylüyorlar, yaptıkları termik cehennemine dönmüş bir kent ve ölüm soluduğumuz bir kentte kanser olmayı beklememizdir. Biz ölümü değil, yaşamayı seçtik. Buradayız ve bunu haykırmaya devam edeceğiz. Bilindiği gibi emekçilerin haklarını geliştirmeyen, aksine zarar veren ve tek adam rejimini dayatan bir anayasa için referanduma gidildi. Devletin tüm olanaklarının kullanılmasına, tek sesli medyaya, hayır diyenlerin engellenmesine rağmen yurttaşların en az yarısı hayır dedi. Böyle bir anayasa değişikliği ile ülke huzur, barış ve istikrar bulamayacaklar. Türkiye’nin acil ve yaşamsal ihtiyacı eşitlikçi, özgürlükçü, laik ve sosyal bir anayasadır.

Alacalı: “OHAL ve KHK rejimine hayır”

“Ancak ülkeyi yönetenler bu gerçeklere gözünü kapatmakta Türkiye’ye tek adam rejimi dayatmaktadır. Halkın en az yarısının hayır dediği bir rejim değişikliğini cebren ve hile ile meşrulaştırmaya girişimlerine karşı 2017 1 Mayıs’ı daha çok anlamlı ve önemli hale getirmiştir. Hile hurda ile dayatılan tek adam rejimine karşı demokrasi için giderek derinleştirilen ve bizi Ortadoğu’da ki çatışmaların ateşine sürükleyen savaş politikalarına karşı barış için, giderek pervasızlaşan emek düşmanlığına karşı emeğin hakları için Milyonların Hayırlı buluşmaları olarak 1 Mayıs’ta alanlardayız.  Olağanüstü Hal’e kanun hükmünde kararnamelere hukuksuz ihraçlara ve tek adam rejimine hayır demek için 1 Mayıs’ta alanlardayız.  Darbe girişimine karşı ilan edildiği iddia edilen olağanüstü hal ile hukukun ayaklar altına yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin keyfi biçimde gasp edildiği bir rejim kalıcı hale getirilmek istenmektedir. Yüz binin üzerinde kamu emekçisini ve işçiye haklarında hiçbir yargı kararı bulunmadan işinden eden kanun hükmünde kararnamelere OHAL fermanlarına hayır demek için 1 Mayıs’ta alanlardayız. Sendikal örgütlenme hakkını KHK ile ortadan kaldıran kamu emekçilerinin toplu iş sözleşmesi hakkını ve kazanımlarını yok sayan antidemokratik uygulamalara teslim olmayacağız. OHAL ve KHK rejimine hayır. Hukuksuz açığı alma ve ihraçlara, işsizliğe, kiralık işçiliğe, iş cinayetlerine, krize, yoksulluğa, zamlara, savaşa, kentlerin ve doğanın yağmasına, kutuplaşmaya, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına, cinsiyetçiliğe, kamu hizmetlerinin ticarileşmesine, gazetecilerin, siyasetçilerin, gençlerin hapishanelere doldurulmasına, akademinin ve bilimin bitirilmesine, sömürüye, diktaya karşı milyonlarca hayırlı çığlık bugün 1 Mayıs alanlarında buluştu.”

Konuşmaların ardından Sanatçı Edip Akbayram  konser verdi. Akbayram, 1 Mayıs’ta Zonguldak’ta olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek madenci bareti ile türkülerini seslendirdi. GMİS Genel Başkanı Demirci, günün anısına Akbayram’a madeni feneri hediye etti.Miting Akbayram’ın söylediği Halaylarla son buldu


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.