Zonguldak gündemi neredeyse 2 aydır Zonguldak Belediyesi’nde yaşanan “TOKİ’de kaçak su var mı Yok mu” ile meşgul.
Şuana kadar tek taraflı olarak söylenenler üzerinde kamuoyu meşgul oluyor.Zonguldak CHP’li Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ile CHP’li Meclis üyesi ve Başkan yardımcılığı görevini de sürdüren Şenol Şanal’ın görevden alınmasıyla devam eden tartışma mahkemeye taşındı.Belediye Başkanı Muharrem Akdemir yaptığı basın toplantısında söylediği söz magazinleşti ve gündem daha da derinleşti. Akdemir Şenol Şanal’ın görevden alma gerekçesi olarak “Bayramda gönderdiğim çikolatayı geri gönderdi” sözü, kamuoyunda öne çıktı ve iş magazinsel boyuta taşındı. (https://susmagazetesi.com/2017/07/13/akdemir-partimle-her-seyi-konustuk-ve-paylastik/)
Bu sözü Akdemir planlayarak,kurgulayarak mı söyledi bilemeyiz, ama Şenol Şanal bunun üzerine yaptığı basın toplantısında, “Benim görevden alınmam Çikolata kutusuna sığmaz” diyerek tartışmayı, kavgayı, daha da derinleştirdi.Önce geçtiğimiz hafta Camlıköşk’te basın toplantısı yaptı. Önceki günde Cumhuriyet Savcılığına giderek Muharrem Akdemir ve ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.Muharrem Akdemir yaptığı basın toplantısında Şenol Şanal ile ilgili olarak, “Kendisi esnaf, esnaf olduğu için devlet adabının, devlet terbiyesinin, çalışma hayatının kurallarını kavrayamadı” diye konuşmasını o gün basın toplantısında şahsen bende yadırgamıştım.
Şanal’da Akdemir’in bu söylemine karşılık, “Açıklamasını ise hala daha anlamakta zorlandığımı ifade etmek isterim. İlköğretim müdürlüğü emeklisi olan Sayın Akdemir, esnaf olmamın yanında makine mühendisi ve iş adamı olduğumu hala daha bilmiyor sanırım” diye ifade etti Zonguldak esnaflarından da özür diledi.(https://susmagazetesi.com/2017/07/18/senol-sanal-pandoranin-kutusunu-acti/)
İşte Akdemir’in de Şanal’ında eksik bıraktığı yada kendilerine içselleştire medikleri asıl olay ikisinin de, ne terbiyesi yada nereden mezun oldukları değil orada olmalarının asıl nedeni partili oluşlarıydı.Yani CHP’den biri başkan diğeri de meclis üyesi olarak meclise gitmeleriydi.
İşte bu nedenle Şenol Şanal, kendi cephesinden haklı da olsa, öncelikli olarak yaşanan sıkıntıları bir dosya ile partiye vermeliydi. Parti organları yerelde yada merkezi düzeyde gerekli incelemeleri yapsaydı. Yani bütün demokratik davranış kurallarını yaşama geçirseydi parti tabanında daha olumlu bir izlenim yaratırdı.Şanal tarihe, “Kendi partisinden başkanı kişisel çatışmadan dolayı mahkemeye verdi” olarak geçti.Olması gereken ise Partide iç hukuk kurallarını tüketmesiydi.
CHP’den Belediye Meclis’ine seçilmiş olan Şenol Şanal önce Parti’nin Anayasası olarak kabul edilen Tüzüğe uygun davranıp, hiyerarşik ilişki ile gerekli tepkilerini dile getirseydi, sonuç almaz ise başka hukuk yollarına başvurmak en doğal hakkıydı.
Partili olmak, meclise girinceye kadar değil, mecliste de sonrasında da parti içi demokrasiyi(tıkanıksa) işletmenin de önünü açacak, demokrasi kavgasını,adaletin her alanda hayat bulmasına katkı vermeliydi.Olmadı Şanal yanlış adrese gitti
CHP’de Kongre süreci başladı
CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun basına verdiği demeçte, Kongre süreci “26 Ağustos’ta başlıyor 6 Kasım’da bitiyor” bilgisini verdi
Kongre sürecinin ilk basamağı delege seçimleri. Onun içinde gruplar,açıklamalar yapılmaya,kimi gruplar çalışmaya başladı.Netleşen, gelen bilgileri sizlerle paylaşalım:
Mevcut İlçe Başkanı Ebru Uzun’un devam düşüncesi nedeniyle bir grup doğal olarak bir kümelenme öyle olacak (Daha çok Harun Akın ve Şerafettin Turpçu olarak ifade ediliyor)
Eski İl Başkanlarından Halil Furat ve Ertuğrul Koltuk birlikte hareket ediyor.(Bu cephede de Ali İhsan Köktürk var)
Milletvekili adayı Deniz Yavuzyılmaz’ın desteklediği ve Cevat Laçin’in ilçe başkanlığının konuşulduğu bir grup.
Gruplardan Deniz Yavuzyılmaz, eski İlçe Başkanı Tarık Çoşkun’un ilk açıklamaları delege seçimlerinin mahallerde sandık koyularak yapılması yönünde, İl Başkanı Ahmet Altun’da bu isteğe karşı çıkmayanlardan. Tarık Coşkun’un açıklaması sonrasında ilk tepki “Başkan kendi döneminde mahallelere sandık niye koymadı” diye geldi.Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun, “Bana inanmaları ve güvenmelerini istiyorum” diye ifade kullandı.
Yavuzyılmaz’ın “A veya B kişilerinin İl, ilçe başkanı, milletvekili olması değil, Partimizin büyümesi, canlılık kazanmasıdır” sözüne karşılık kendisi gelecekte aday olmayı düşünmüyor mu? Sorusu soruldu.
İzleyelim görelim
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
