KESK Zonguldak Şubeler Platformu, 1 Ağustos 2017 Salı günü, 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem ‘Toplu Sözleşme’ başlayacağını duyurdu.Açıklamayı özet olarak izleyebilirsiniz (https://youtu.be/jLF2DA8v8eI)
3 milyon kamu emekçisini, 2 Milyon kamu emekçisi emeklisini, ailelerini de hesaba kattığımızda en az 15 milyonluk geniş bir kitleyi yakından ilgilendiren “toplu sözleşme’ görüşmeleri konusunda KESK, “Ne yazık ki umutsuzluk, geleceğe güvensizlik, yarına ilişkin umutların karartıldığı süreçten geçtiklerini dile getirdiler.
KESK Zonguldak Şubeler Platformu adına Dönem Sözcüsü aynı zamanda Tarım Orkam-Sen Şube Başkanı Erkut Alacalı basın açıklaması yaptı.
KESK olarak 78 milyon vatandaşın kamu hizmeti alma hakkı için, 3 milyon kamu emekçisinin hak ettiği insanca yaşam için mücadele ediyoruz. İşte bu nedenle en başından beri emek ve demokrasi karşıtlarının hedefinde olduk. Bugün de, 15 Temmuz sonrasında KESK’ i “darbe destekçisi” olarak itham edemeyeceklerini bilenler yıllardır kararlılıkla sürdürdüğümüz emek ve demokrasi mücadelemizi “suç” gibi göstermektedir.
“120 bine yakın kamu çalışanı ihraç edilmiş, yaklaşık 40 bin kamu çalışanı açığa alınmıştır.”
15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasının ardından ilan edilen OHAL’ in üzerinden bir yıl geçmiş,OHA’ e dayanılarak çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle 120 bine yakın kamu çalışanı ihraç edilmiş, yaklaşık 40 bin kamu çalışanı açığa alınmıştır. Bu bir yılda, darbe girişimi emekten, demokrasiden, adaletten, barış ve kardeşlikten yana olanları hedef alan bir saldırı dalgasına dönüştürülmüştür
OHAL’ i FETÖ/PDY ile mücadele için ilan ettiklerini söyleyenler çok kısa süre içinde konfederasyonumuz KESK’ i hedef tahtasına koymuştur. Bugüne kadar bağlı sendikalarımızın üyesi-yöneticisi toplam 4.006 kamu emekçisi sorgusuz, sualsiz, hangi suç ile isnat edildiğini dahi bilmeden, tamamen keyfi olarak memuriyetten çıkarılmış, ihraç edilmiştir.
Bugün, iş güvencemizin yasal düzenlemeler yapılarak, OHAL sonrasında kalıcı bir şekilde kaldırılması hedeflenmektedir.
Devletin resmi rakamları göreceli daha güvenceli, kadrolu istihdamdan taşeron, sözleşmeli, güvencesiz istihdama kayışı net olarak ortaya koymaktadır.
Buradan tekrar altını çiziyoruz. Anayasaya ve 657 sayılı yasaya göre kamu emekçilerinin mutlak bir iş güvencesi yoktur. Her çalışan gibi kamu emekçilerine de işlediği fiile göre uyarı cezasından memuriyetten çıkarmaya uzanan disiplin cezaları verilmektedir.
“En düşük maaş alan kamu emekçisi 3.450 TL’ye çıkarılmasını talep ediyoruz”
Biz KESK olarak toplu görüşmeler döneminden beri ısrarla kamu emekçileri için asgari temel ücret belirlenmesini, bunun için konfederasyon temsilcileri ile Kamu İşveren Heyeti temsilcilerinin eşit sayıda katılımıyla bir Asgari Geçim Standardı Tespit Komisyonu oluşturulmasını talep ediyoruz. Söz konusu komisyonun 4 kişilik bir aile için kira, yakıt, çocuk ve aile yardımı hariç asgari bir temel ücret belirlemesi talebimiz bugüne kadar karşılıksız kalmıştır.
2017 Haziran ayı itibari ile dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 1.510 yoksulluk sınırı ise 4.925 TL’ye dayanmıştır. KESK bu dönemde de en düşük maaş alan kamu emekçisinin maaşının yoksulluk sınırına çekilmesini esas almıştır. Bu nedenle en düşük maaş alan kamu emekçisinin maaşının kira, yakıt, çocuk ve aile yardımı hariç 3.450 TL’ye çıkarılmasını talep ediyoruz.
Yıllardır sermayeden, patronlardan alınmasından vazgeçilen verginin ücretli-maaşlı kesime yıkılması politikası sürdürülmektedir.
Sermayeye, büyük patronlara, yandaşlara, kara para aklayanlara her türlü vergi, teşvik kolaylığı sağlanırken sıra emekçi sınıflara gelince artan oranlı gelir vergisi tarifesi devreye sokulmaktadır.
Yıllarca kamuya hizmet veren emekliler adeta sefalete itilmektedir.
- Bu haksızlığın artık son bulması için toplu sözleşmede tüm ek ödemelerin emekliliğe ve emekli aylığına yansıtılmasını talep ediyoruz.
- Ek ödemeleri düzenleyen 666 Sayılı KHK ile yaratılan ücret adaletsizliği ve mağduriyetlerin giderilerek, aynı unvanda farklı kamu kurumlarında çalışan tüm kamu emekçilerine eşit ücret ödenmesini,
- Yıllardır süren ek gösterge adaletsizliğinin sona ermesi için tüm kamu emekçilerinin ek göstergelerinin 3600’ e, önlisans mezunu olanların 3000’e çıkarılmasını,
- Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışanların öğrenim durumlarına göre diğer hizmet sınıflarına bir defaya mahsus olmak üzere sınavsız atanmalarının sağlanmasını, ek göstergesi olmadığı için en çok mağdur olan bu sınıfa da ek gösterge cetveli çıkarılmasını talep ediyoruz.
KESK olarak her zaman halktan toplanan kaynakların halk için kullanılması için mücadele ettik. İşyerlerinde ve alanlarda emekçilerin temsilcisi olarak bu talebi yükselttik. Bu toplu sözleşme döneminde de kamu emekçilerinin haklarının hükümet ve yandaş konfederasyon yönetimi tarafından yok sayılmaması için mücadeleye devam edeceğiz.
Şimdi bizleri işçi-memur, kadrolu-sözleşmeli, kadın-erkek, şu veya bu partili gibi karşı karşıya getirmeyi hedefleyenlere karşı omuz omuza olma vaktidir.
Kendisini işçi sınıfının bir parçası olarak gören konfederasyonumuz emeğin ortak mücadelesinde üstüne düşeni yerine getirmeye devam edecektir.
Bunun için, öncelikle, sendikalı olsun olmasın, tüm kamu emekçilerini daha sonra kıdem tazminatına göz konulan işçileri, asgari ücretlileri, alın teri ile yaşam mücadelesi verip emeğinin karşılığını alamayan tüm çalışanları emeğin ortak birleşik mücadelesini büyütmeye, geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
