23 Haziran Tarihli Susma’da ki değerlendirmem

Bugün iki başlık kullandım. Birincisi CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Genel Başkan seçimi de yapılacak kurultaya ilişkin yaptığı “Sorumluluk almaktan kaçınmayacağım, fedakarlıktan da geri durmayacağım” açıklamasıyla gündeme geldi. Duvar Gazetesine verdiği röportajda

Diğer başlıkta; Sol Parti MYK Üyesi Alper Taş; Seçimler sol-sosyalist hareketlerin havasını bozuyor.” Taş Artı Gerçek /İrfan Aktan’a verdiği röportajdan.

Aslında bu ikisinin dışında da sol’da sosyalistlerde birçok değerlendirme oldu mutlaka.

Geçtiğimiz haftada genel bir değerlendirme yapmıştım. Özellikle 14-28 Mayıs seçimlerinde CHP’de başlayan Kılıçdaroğlu üzerinden yürüyen tartışmaya.

İki önemli ismin ortak değerlendirmesi sol’un, sosyalistlerin halktan kopukluğu ve pratik faaliyetten uzaklığında birleşiyor.

Önceki yazımda AKP’yi sadece bir kitle partisinden öte, bir sosyal ağ olarak değerlendirmediğimiz sürece ve rakamsal gerçekleri (Üye sayısı 14 Milyonu bulan) dikkate almadan halka gitmek,halkı anlamak, sorunlara çözüm bulmak hiçte kolay değil.O nedenle “Cumhuriyet Halk Partisi’ni halka arz etmeliyiz” ve, “Artık yeni bir dil, yeni bir pratik şart” sözlerini önemsiyorum.

Gelelim yerelde bunu nasıl başarılacak işte işin en zor kısmı burası.

CHP kanadında ilk gördüğüm, değişim isteyenlerin neredeyse hepsi bu olumsuz sürecin ya aktörü, yada direk sorumlusu

Ama nedense kendinden başlama yerine topu taca atmakta ustalaştık.

Basit bir örnekle yürüyelim.Şuan CHP’de kongre süreci başlaması nedeniyle tabanda delege seçimleri hazırlıkları tüm hızıyla yürüyor.

Liste hazırlayan ekiplerin başlarında kimler var. Mevcut yöneticiler ve bir önceki dönemde yada daha önce yöneticilik yapmış kadrolar.

Dönme dolap gibi, bir eski gidiyor, diğer bir eski geliyor. Çünkü üye sayısı çok nadir değişim gösterirken mahallerde delegeler neredeyse yüzde olarak hep aynı delegeler.

Bu delegeler yeniden seçilecek ve onlarda yeni yönetimi belirleyecek ve biz buna parti içi demokrasiyi işlettik diye hava atacağız. Vay anam vay. Çok bekleriz iktidarı devirmeyi.

Kulisler şimdiden adayları basın aracılığıyla algı yönetimine başlattı. Neymiş Belediye Başkan Aday şu olacakmış, İl-İlçe başkanı adayları şunlar.

Sadece şunu söylemeliyim, eğer arkaya yaslanıp, daha sakin ve gerçekten partinin politik hattı ve örgütsel büyümesini istiyorsak bölen adaylıklar üzerinden hazırlıkları bırakın.Değil Zonguldak Belediye’sini almayı,var olanı da kaybetmeye şimdiden hazır olun.

CHP’de Filyos ve Gümeli farkı

14-28 Mayıs seçimleri bölgede ağır yenilgi yarattı. Özellikle CHP başta olmak üzere Sol tam bir demoralize oldu.

Özellikle yerel yönetimlerin CHP’de olan bölgeler dahil seçimden galip çıkamadı.Merkez ilçe kısmi başarılı olsa da özellikle kırsalda beldelerde oldukça zayıf kaldı.

CHP’de iki belde öne çıktı. Biri Çaycuma’ya bağlı Filyos beldesi, diğeri ise Alaplı’ya bağlı Gümeli beldesi. İki belde arasında Filyos’un farkı ise belediyenin AKP’de olmasına karşın başarılı performans gösterdi.Gümeli ise Belediye Başkanı Ahmet Saydam’ın son dönem yaptığı hizmet ve bölge halkının Laik-Demokratik Cumhuriyete karşı bağlığının verdiği ve inançsal açıdan Alevi-Bektaşilerin yoğun yaşadığı bölge olması.

Filyos’ta CHP Belde Başkanı Buğra Uzun ve ekibinin çabaları oldukça önemli oldu.Aynı zamanda meclis üyesi de olan Uzun, Maden Emekçisi.Filyos’un 28 Mayıs seçimlerinde Millet İttifakı Adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu 2304 Oy alırken, Cumhur İttifakının adayı Sayın Recep Tayyip Erdoğan 1322 oy aldı.

Filyos şunun için önemli, iktidarın Filyos’ta gaz, yatırım vb. propagandalarının gerçeği yansıtmadığı ve bir anlamda Filyos halkı bu propagandayı yemedi.

Ama uzaklar ise yalanı gerçek olarak gördü.

Sağlıcakla kalın.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.