14-28 Mayıs seçimleri sonrasında tüm partilerin ana gündemi 2024 Yılında gerçekleşecek olan Yerel
Yönetim Seçimleri Geçtiğimiz seçimleri ‘iktidar-muhalefet’ tüm partileri bu yerel seçimde nasıl bir strateji-taktik uygulayacaklarına karar vermek için yoğun tartışma içindeler.
Aynı zamanda yerel yönetimleri belirleyecek olan kadroların seçimi içinde örgütler kendi içlerinde kongre süreçlerini yaşıyor.
Ülke çapında bundan 5 yıl önce ittifaklarla başta büyük metropoller olmak üzere birçok noktada seçim kazanan muhalefet önümüzdeki seçimde nasıl bir ittifak politikaları izleyecekleri ise yavaş yavaş ortaya
çıkıyor.
CHP kanadı geçtiğimiz hafta sonu Genel merkezde tüm belediye başkanlarını toplantıya çağırdı. PM ve MYK toplantıları sonucu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İttifak yapmayacakmışız gibi çalışın mesajı verirken, ittifaka da tamamen kapıları kapatmadı.
İYİ Parti Genel seçim yenilgisi sonrası CHP ve diğer 6’lı masa bileşenleriyle nasıl bir yol izleyeceğini
tartışıyor.
CHP’ye il il ayrı ayrı girerek karşılıklı destek olma (birlikte değil. Örneğin: a ilinde İyi parti
göstersin , b ilde CHP göstersin vb).
Bunun dışında her dönem kilit noktada olan HDP (Yeşil Sol) sosyalistler ve bileşenleri ise geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamalarda ‘ülkenin her noktasında aday çıkaracağız’ diyerek bakalım kimin kiminle birlikte olduğunda seçim kazanma şansı olur türünden, bir anlamda da özellikle CHP ve İYİ Partiye ‘açık olun, bizi yok saymayın, korkak değil daha cesaretli davranın’ mesajı verdi.
İktidar cephesi ise tüm muhalefetin bunları tartıştığı sırada gelecek yerel seçim çalışmasını bir anlamda başlatmış görünüyor.
İşte tüm bu gelişmeleri yerelde, taşrada yansımalarını göreceğiz. Yerellerde de Kim Belediye Başkanı olmalı? konuları kafalarda, zihinlerde, kapı arkalarında, dar koridorlarda mutlaka tartışılıyor, konuşuluyor.
Örneğin CHP’de kongre süreci nedeniyle Belediye Başkanlığı olmasa da Belediye Meclis üyelikleri, il genel meclis üyelikleri delege seçimlerinin bir numaralı argümanı oldu. Sokakta kime rastlasak, iktidar-muhalefet meclis üyeliği teklifi yapılmış.
Zonguldak Merkez İlçe olmak üzere İlçelerde henüz aday isimleri açıktan dile getirilmese de daha çok
parti kadrolarının yer alış biçimi nedeniyle herkes kendi ‘ağabeyinin-erkek eğemen’ belediye başkan olması yönünde alttan alta çalıştığı biliniyor.
Peki, Belediye Başkanı kim olmalı?
Resmi noktadan açıklayarak gidelim. Belediye Kanunu 5393 Sayılı Kanun; “Belde sakinlerinin mahallî
müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu alanı“diye tarif ettiği başlıkta: “Müşterek (Ortak. B.A) nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere” Bu ihtiyaçların ne olduğunu en iyi kim bilir?
Birincisi;O kent merkezinde yaşayan halk ve o kent merkezinde ki Belediye Personeli Demek ki Kim Belediye Başkanı olmalı? sorusunun sorulacağı iki ana nokta var. Bir halka sormak, iki örneğin Zonguldak merkez ilçe için söylüyorum. Zonguldak Belediyesi’nde çalışanlarına sormak.
Nasıl soracağımız? çok basit.
Zonguldak’ta birçok belediyede Kent Konseyleri var ve mahalle meclisleri kurma hakkı ve görevleri var.
Kent Konseyi Başkanı arkadaşım Mustafa Bilge’ye çağrı yapıyorum. Zonguldak belediyesinde yaklaşık Bine yakın insanımız çalışıyor. Yani yukarıda söylediğim; “ortak nitelikteki ihtiyaçları” bilen, teknik elemandan, hizmet alanlarına kadar insanımız var.
Sor bakalım Nasıl bir belediye Başkanı istiyorlar (anket usulü) Ayrıca bir not’ta siyasilere siz neden gözünüzü belediye ye çevirmiyorsunuz en deneyimli kent insanını tanıyan kadrolar orada.
Kent Konseyi diğer alan halka gitmek,
Yine Mustafa Bilge Başkanım
mahalle meclislerini örgütle ve nasıl Bir belediye başkanı istiyorsunuz diye bir anket yap.
İşte o zaman resim ve gerçekler ortaya çıksın ve Zonguldak Belediye başkanı kim olsun sorusu da kendi
mecrasına otursun. Yoksa herkes kendi tanıdığını önermenin ötesinde bir şey beklemeleyelim.
Deneyimli Gazeteci Muzaffer Akgün’den selam var
Bildiğiniz gibi Gazeteci Muzaffer Akgün, uzun süredir sağlık sorunları tedavi görüyor ve her geçen günde
daha iyiye gidiyor.ara ara telefonda görüşüyoruz. Hakkını yemeyeyim daha çok da o arıyor, birde her 24
Temmuz’da Sansürün kaldırılışı yıldönümlerinde. Yine aradı. Soranlara selam söyledi. Ama şunu ekledi deneyimli gazeteci ‘ben nerdeyse 45 yıllık meslek hayatımda sansürün kalktığını hiç görmedim”dedi.
Demek ki bazı şeyler biz kalktı deyince kalkmış olmuyormuş.
Sağlıcakla

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
